Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (Nisan 2004) > Panorama
Panorama
‘Anlayış’a yaşını doldurmadan ödül
Henüz yayın hayatında bir yılını doldurmamış olan dergimiz Anlayış, “yılın dergisi” olarak tescillendi. Genç İşadamları Vakfı tarafından çeşitli alanlarda yılın en başarılılarına verilen ödüllerden “Yılın Dergisi” ödülü, dergimiz Anlayış’a değer görüldü. Ödülü, dergimizi temsilen Yazı İşleri Müdürümüz M. İbrahim Turhan aldı.
Düzenlenen törende “Eğitime ve Dünya Barışına Katkı” ödülü, Bosna ve Kosova’da üç bine yakın çocuğa yaptığı yardımlar ve eğitime yaptığı katkılardan dolayı Yusuf İslam’a, “Yılın Devlet Adamı” ödülü Devlet Bakanı Ali Babacan’a, “Yılın Gazeteci-Yazarı” ödülü Yalçın Akdoğan’a, “Yılın Televizyon Habercisi” ödülü Kanal 7’den Sefer Turan’a, “Yılın İşadamı” ödülü Saat&Saat Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Kaya’ya, “Yılın Kentsel Yaşama ve Çevreye Katkı” ödülü Sinpaş’a, “Yılın Sporcusu” ödülü boksör Levent Çukur’a ve “Yılın Fair Play” ödülü ise Galatasaraylı futbolcu Hakan Şükür’e verildi.
Hem içerik hem tasarımda kalite anlayışıyla yola çıkan dergimizin, Türk dergicilik tarihinde ciddi bir yer edinmesinin ilk işaretleri olarak yorumlanan ödülü, aynı zamanda serüvenimizi bizimle paylaşan okuyucularımızın da hak ettiğini düşünüyor, hep birlikte nice ödüllere diyoruz…

Tavsiye Et
Gözden geçirildik
Uluslararası Para Fonu (İMF) heyeti, 7. Gözden Geçirme’nin ikinci aşamasını tamamlamak üzere 26 Şubat-12 Mart tarihleri arasında Türkiye’deydi. İlk aşaması 12-21 Ocak 2004 tarihleri arasında gerçekleştirilen gözden geçirmenin, İMF İcra Direktörleri Kurulu’nun Nisan ayı içerisinde toplanıp kararını vermesiyle tamamlanması bekleniyor. İcra Kurulu’ndan onay gelmesi durumunda 500 milyon dolarlık kredi dilimi serbest bırakılacak. Türkiye, İMF’nin yakın izlemesinden çıkılacağının ilk sinyallerini de vermeye başladı. Bu çerçevede, 2004 yılında öngörülen 4 gözden geçirmenin 3’e indirilmesi ve her gözden geçirmede, 500 milyon dolar yerine, yaklaşık 660 milyon dolar bir kredi diliminin serbest bırakılması kararlaştırıldı.
İMF Türkiye Masası Şefi Rıza Moghadam liderliğindeki heyetin öncelikli gündem maddesi, asgari ücret ve emekli maaşlarındaki artış ile 2003 yılı vergi gelirlerinin beklenenin altında kalması sonucunda oluşan, bütçedeki 7 katrilyon liralık ek kaynak ihtiyacının giderilmesiydi. Görüşmelerde üzerinde durulan başlıca konular arasında kamu maliyesinin desteklenmesi için gereken reformlar, BDDK ve TMSF’nin etkinlik ve bağımsızlığının pekiştirilmesi ile özelleştirmeler yer aldı.

Tavsiye Et
İspanya’nın ‘11 Eylül’ü
İspanya, 11 Mart sabahı Madrid’de üç ayrı tren istasyonuna yerleştirilen bombaların patlamasıyla sarsıldı. El-Kaide örgütünün üstlendiği İspanya tarihinin bu en kanlı terör eyleminde 202 kişi hayatını kaybederken, yaklaşık 1500 kişi yaralandı. İspanyolların “bizim 11 Eylülümüz” dedikleri terör eylemleri, üç gün öncesinde meydana geldikleri seçimlerin de kaderini değiştirdi. Irak Savaşı’nda İngiltere’yle birlikte ABD’ye en güçlü desteği veren iktidardaki Halkçı Parti (PP), saldırılarla birlikte sekiz yıldır bulunduğu iktidar koltuğundan oldu. Saldırılar öncesinde seçimleri kazanmasına kesin gözüyle bakılan Halkçı Parti’nin eylemlerin sorumluluğunu Bask özerk bölgesinin ayrılıkçı terör örgütü ETA’nın üzerine yıkma girişimleri sonucu değiştirmeye yetmedi. Seçimlerden galip ayrılan Sosyalist İşçi Partisi vaatlerinin arkasında durarak, 30 Haziran’a kadar bir gelişme olmaması durumunda İspanyol askerlerinin Irak’tan çekileceğini açıkladı.

Tavsiye Et
Komşumuz sandıkta ‘merkez sağ‘ dedi
Dünyanın birçok ülkesinde genel ya da yerel seçimler yapılıyor. Öyle ki 2004 yılına ‘seçim yılı’ diyebiliriz. Bu seçimlerden biri de, komşu Yunanistan seçimleriydi. 11 yıldır tek başına iktidarda olan PASOK, 7 Mart 2004’te yapılan genel seçimlerle yerini merkez sağ görüşün hakim olduğu Kostas Karamanlis liderliğindeki Yeni Demokrasi Partisi (YDP)’ne bıraktı. YDP, oyların %45,50’sini alarak 300 üyeli parlamentoda 165 milletvekilliğiyle iktidar koltuğuna otururken PASOK 117 milletvekilliğinde kaldı. Böylece Yunanistan tarihine damgasını vurmuş olan Karamanlis ile Papandreu hanedanları arasındaki son çekişmeyi de Karamanlis ailesi kazanmış oldu. 11 yıllık iktidarlık süresince PASOK’un yıpranmasının yanı sıra, Yunan halkının Avrupa’da son dönemlerin genel eğilimi olan muhafazakârlığı tercih etmesi seçimlerin sonucunu belirlerken Türkiye’nin, ilk kez bu seçimlerde propaganda malzemesi olarak kullanılmaması ilginç anekdotlar arasında yerini aldı.

Tavsiye Et
İstanbul’da terör yeniden gündemdeydi
Mart ayında İstanbul’daki büyük çaplı terör eylemlerine bir yenisi eklendi. 9 Mart akşamı Kartal’daki Mason Locası’nın giriş katında bulunan restorana düzenlenen intihar saldırısında, eylemcilerden birisi ile derneğin garsonu hayatını kaybederken, diğer eylemciyle birlikte 7 kişi de yaralandı. Saldırıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 18 kişiden 4’ü DGM tarafından tutuklandı. Emniyet tutuklular arasında, geçtiğimiz yıl öldürülen Musevi diş hekimi Yasef Yahya’nın katilinin de bulunduğunu; ayrıca sanıkların bir basın kuruluşuna yönelik saldırı hazırlığında olduklarını açıkladı. Kartal’daki saldırılar “istihbarat zaafı” tartışmalarını tekrar gündeme getirirken, İstanbul’da son birkaç ay içinde gerçekleştirilen terör eylemlerinde uluslararası kamuoyunda ses getirebilecek hedeflerin seçilmesi dikkat çekiyor.

Tavsiye Et
Kosova ateş üstünde
Balkanların sorunlu bölgesi Kosova’da NATO’nun müdahale ettiği 1999’dan bu yana en şiddetli çatışmalar yaşandı. Arnavutlarla Sırplar arasında bölünmüş kent konumundaki Mitrovitsa’da alevlenen ve çevre kentlere yayılan çatışmalarda 31 kişi ölürken, 500’den fazla kişi de yaralandı. Olaylar, BM Geçici Misyonu (UNMİK) ile NATO komutasındaki Kosova Barış Gücü (KFOR)’nün yoğun müdahalesiyle birkaç gün içinde güçlükle yatıştırılabildi. Arnavut medyası, çatışmaların Sırpların kovaladığı üç çocuğun nehirde boğulması üzerine çıktığını açıklasa da BM kaynakları bu haberi doğrulamadı. Yaşanan gerginlik sırasında Arnavutlar, Ortodoks kiliseleri ve Sırp evlerini ateşe verirken, Sırbistan-Karadağ’da yapılan protestolarda Sırpların Belgrad’da ayakta kalan tek Osmanlı eseri Bayraklı Camii ile Niş merkezindeki camii yakması İslam dünyasından büyük tepki gördü.

Tavsiye Et
Şaron, cehennemin kapısını açtı
İsrail, Gazze Şeridi’ndeki yerleşim bölgelerinden çekileceği yönündeki açıklamaların üzerinden çok geçmeden, önce Filistinlilere ait bankalara operasyon düzenleyerek çok sayıda Filistinlinin ölümüne neden olurken, Hamas’ın dini lideri Şeyh Ahmed Yasin’i şehit ederek Orta Doğu’nun geleceğinde barışa yer vermek istemediğini bir kez daha gösterdi. Şeyh Ahmed Yasin, 22 Mart günü İsrail ordusuna bağlı helikopterlerin Gazze kentinde arabasına düzenledikleri füze saldırısı sonucu şehit edildi. Tekerlekli sandalyeye mahkum olan Şeyh Yasin’in, sabah namazı sonrası cami çıkışında 3 roketatarla vurulduğu saldırıda yanında bulunan iki oğlu ve çevrede bulunan 5 kişi de hayatını kaybetti. Saldırıyı, İsrail Başbakanı Ariel Şaron’un bizzat yönettiği açıklandı. Hamas, İslami Cihad, Hizbullah ve el-Fetih İsrail’e karşı topyekûn savaş ilan ederken Hamas, ‘Şaron’un cehennemin kapılarını açtığı’ şeklinde açıklama yaptı. Söz konusu olayla İsrail, dünyaya yayılmasından endişe duyduğu anti-semitik hareketlerin aslında körükleyicisi olduğunu göstermiş oldu.

Tavsiye Et
Ada’nın son durumu belli değil
Kıbrıs’ta bulunan iki toplumun birleştirilmesi çerçevesinde yapılan müzakereler devam ediyor. Kıbrıs’ta, tarafsız bir bölgede Alvaro De Soto başkanlığında yapılan ikili görüşmelerin ardından bu görüşmelerin devamı niteliğindeki dörtlü görüşmeler İsviçre’nin Burgenstock kentinde yapılıyor. İsviçre görüşmeleri öncesi KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Ada’da yapılan görüşmelerde temelde bir ilerleme olmadığı gerekçesiyle İsviçre’ye gitmeyeceğini açıkladı. Denktaş’ın, Türk tarafının yetkili olduğuna dair yaptığı açıklamalara rağmen Rum tarafının heyetin yetkisizliğinde ısrarcı olması, İsviçre’deki görüşmeleri olumsuz yönde etkiliyor. Dörtlü görüşmelerin ilk gününün krizle başlamasına rağmen müzakerelerin devamı için özellikle Türk tarafı büyük çaba sarf ediyor. Tarafların müzakerelerde, al-ver sürecine zemin hazırlayıcı görüşmeler yaptığı kaydediliyor. İsviçre’deki görüşmelerde, diplomasi ve belge trafiğinin hızlandığı, Türk ve Rum tarafının BM’ye değişik belgeler sunduğu belirtiliyor. Tüm bu gelişmelere rağmen Ada’daki iki toplumun ne zaman ve nasıl birleştirileceği konusu hâlâ belirsizliğini koruyor.

Tavsiye Et
Matem günü kana bulandı
ABD’nin Irak’ı işgalinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen bölgenin durumu hâlâ ciddiyetini koruyor. İşgal altındaki Irak’ı egemenliğe götürecek bir adım olarak görülen Irak Geçici Anayasası 15 Mart günü yönetim konseyi tarafından imzalandı. Ancak anayasanın Kürtler lehine olması, diğer etnik grupları rahatsız etti. Özellikle Şiiler, metni imzalamakla birlikte, sadece seçilmiş bir parlamentonun onayladığı bir anayasayı benimseyeceklerini dile getirdiler. Anayasanın imzalanması, bölgedeki etnik gruplar arasındaki çatışmayı durdurmaya yetmedi. Bağdat ve Kerbela’da, Muharrem ayının onuncu günü yapılan aşure törenleri kana bulandı. Dördü Bağdat, altısı Kerbela’da gerçekleştirilen roketatarlı saldırılar ve intihar eylemlerinde 50’si İranlı yaklaşık 170 kişi hayatını kaybederken yüzlerce Şii yaralandı. Saldırılar sonrası açıklama yapan Şiilerin dini lideri Ayetullah Ali Sistani, saldırılardan işgal güçlerinin sorumlu olduğunu belirterek, ülkede Sünni-Şii çatışmasına mahal vermemek adına bütün Iraklılara ‘ulusal birlik’ çağrısı yaptı. Irak Yönetim Konseyi ise olayları kınayarak üç günlük yas ilan etti. Yine aynı gün Pakistan’ın Belucistan bölgesindeki Ketta kentinde, aşure günü matem törenleri sırasında Şiilere düzenlenen saldırılarda 45 kişi öldü, 156 kişi de yaralandı.
Faili meçhul olayların Irak Geçici Anayasası’nın imzalanmasının hemen ertesinde olması, Şii-Sünni gruplar arasındaki çatışmanın çeşitli odaklarca provoke edildiği ihtimalini gündeme getiriyor.

Tavsiye Et
Afganistan’da sular durulmuyor
Ülkenin batıya açılan en büyük kapısı konumundaki Herat’ın Valisi İsmail Han’ın gümrük vergisi gelirlerini merkezi hükümetle paylaşmak istememesi ve Karzai’nin otoritesine başkaldırması bir süredir gerginliklere neden olmaktaydı. Son olarak İsmail Han’ın Sivil Havacılık ve Turizm Bakanı olan oğlu Mirveys Sadık’ın merkeze bağlı milisler tarafından öldürülmesi iki taraf arasındaki gerginlikleri ateşledi. Karzai’nin atadığı milis komutanı Zahir Naibzade ile Han’a bağlı güçler arasında çıkan çatışmalarda 16 kişi hayatını kaybederken, Herat’ta asayiş, ancak Karzai’nin bölgeye 1500 asker göndermesi ile sağlanabildi. Bu sırada, Kabil’deki ABD kuvvetlerinin sözcüsü ise, Herat’taki olayların Afganistan’ın iç meselesi olduğunu belirterek, müdahalelerin söz konusu olmayacağını söyledi. 7 Ekim 2001’de “demokrasi ve özgürlük” söylemiyle Afganistan’a giren ABD’nin üst düzey bir yetkilisinin ağzından dökülen bu sözcükler, en az Afganistan’ın iç meseleleri kadar anlaşılmazdı.
Öte yandan, ABD birliklerinin Mart ayının ilk günlerinde Afganistan’da el-Kaide lideri Usame bin Ladin ve militanlarına karşı başlattığı “Dağ Fırtınası” operasyonuna Pakistan da katıldı. Afganistan sınırındaki Güney Veziristan’da ABD askerlerinin ve helikopterlerinin desteğinde yürütülen operasyonda Ladin’in sağ kolu olan ez-Zevahiri’nin sıkıştırıldığı iddia edildiyse de, Taliban bu haberleri yalanladı. Operasyonlar sırasında olan yine sivil halka oldu. ABD helikopterlerinden açılan ateş sonucunda Pakistan’da 11, Afganistan’da ise 7 sivil hayatını kaybetti.

Tavsiye Et