Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (August 2004) > Ekonomide Gündem
Ekonomide Gündem
Dünya ekonomisi / Ağustos 2004
Amerika Merkez Bankası (FED), 30 Haziran tarihinde uzun süredir beklenen faiz artırımını gerçekleştirdi. FED’in kısa vadeli faiz oranlarını çeyrek puan artışla %1,25’e yükseltmesi, FED Başkanı Alan Greenspan’in daha önceki açıklamaları doğrultusunda faiz artırımına hazırlıklı olan piyasalarda sakin karşılandı. ABD’de faiz artırımının kademeli olarak devam etmesi bekleniyor. Uzmanlar, faiz oranlarının 2004 sonu itibariyle %2’yi geçeceği, 2005 sonunda ise %4’e ulaşacağı yönünde görüş bildiriyor. FED’in faiz oranlarını artırması önümüzdeki dönemde uygulanması beklenen sıkı para politikalarının ilk ayağı olarak değerlendirilebilir. ABD’de ilk çeyrek için %4,4’ten %3,9’a revize edilen büyüme oranı, istihdamdaki artış, kapasite kullanım oranlarının yükselmesi ve çekirdek enflasyon olarak tabir edilen enerji ve gıda fiyatlarından arındırılmış enflasyon oranının Ocak-Mayıs döneminde %1’den %1,8’e yükselmesi nedeniyle faiz oranlarının artırılması kaçınılmaz hale geliyordu.
Böylece, faiz oranlarının 1958’den bu yana en düşük seviyesinde bulunduğu ABD’de “ucuz para” dönemi de sona eriyor. Ancak yine de bundan henüz dört sene önce, ABD’de kısa vadeli faiz oranlarının %6,5’te bulunduğunu unutmamak gerek. Teknoloji sektöründeki patlamanın sona erdiği bir dönemde, FED küresel durgunluk işaretlerinin de güçlenmesiyle birlikte faiz oranlarını sert bir şekilde düşürmeye başlamıştı. 2000’li yılların başından itibaren etkili olan küresel durgunluğun -Batı Avrupa’da kısmen olmakla birlikte- aşılmaya başlanmasıyla, gelişmiş ülkelerdeki faiz oranlarında ibre tekrar artış yönüne dönüyor. İngiltere Merkez Bankası, Kasım ayından bu yana faiz oranlarını %1’lik bir artışla %4,5’e taşırken, yine sıkı politikalarıyla bilinen Avustralya Merkez Bankası faiz oranlarını son iki sene içerisinde %4,25’ten %5,25’e çıkardı. Birkaç ay öncesine kadar başta Almanya olmak üzere üye ülkelerde ekonomiyi canlandırmak için faiz oranlarını indirmesi beklenen Avrupa Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönemde %2 olan kısa vadeli faiz oranını artırması bekleniyor. Deflasyonist baskının giderek azaldığı Japonya’da ise, Merkez Bankası’nın yakın gelecekte sıfır faiz politikasından vazgeçmesi beklenmiyor.
Bankalar için yeni bir sermaye yeterlilik çerçevesi getiren Basel II düzenlemesi 26 Haziran tarihinde önde gelen 10 sanayileşmiş ülkenin merkez bankası yöneticileri tarafından onaylandı. Basel II, 2007 itibariyle yürürlüğe girecek. Uzman bankacıların üzerinde beş yılı aşkın bir çalışma sonucu şekil verdikleri Basel II, bankalara risklerini daha isabetli ölçecek metotlar sunmasının yanı sıra, ölçülen riskin bankaların karar mekanizmalarında daha etkin bir şekilde kullanılması için düzenlemeler getiriyor.

Tavsiye Et
Türkiye ekonomisi / Ağustos 2004
Sanayi üretimi ve kapasite kullanımında görülen olumlu gelişmeler, ihracat ve ithalatta yaşanan patlamayla birleşince, ilk çeyrekte büyüme oranı beklentilerin çok üzerinde gerçekleşti. DİE’nin açıkladığı verilere göre, ilk çeyrekte GSMH %12,4; GSYİH ise %10,1 oranında artış gösterdi. Tarım üretimindeki %7,5’lik daralmaya rağmen, sanayi ve ticaret sektörlerinde yaşanan genişlemeler ve ithalat vergisinde %34’e ulaşan artışlar, büyümenin itici gücünü oluşturdu. GSMH’de %8 civarında beklenen büyüme oranı, 1995’in ikinci yarısında görülen %12,6’lık artıştan bu yana en yüksek rakama ulaşınca %5 olan yıl sonu hedefinin yakalanacağına dair umutlar güçlendi. Yabancı bankalar da bu gelişmeler üzerine Türkiye ekonomisine ilişkin yıl sonu büyüme beklentilerini yukarı taşıdılar. Önde gelen yatırım bankalarından Merill Lynch, yıl sonu GSYİH büyüme hızı tahminini %5,5’ten %6,8’e revize etti.
Sanayi üretimine ilişkin son açıklanan veriler yılın ikinci çeyreğinde de yüksek büyüme rakamlarına ulaşılabileceğine işaret ediyor. Mayıs ayında sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %16,5 oranında artış gösterdi. Böylece, 1997=100 olarak hazırlanan sanayi sektörü üretim endeksi bugüne kadarki en yüksek düzey olan 125,5’e ulaştı. 2003 yılı Haziran ayında %80,1 olan kapasite kullanım oranı ise bu yılın aynı ayında %84,5’e yükseldi. Sanayi sektöründeki bu olumlu gelişmelerle birlikte Türkiye’nin dış ticaret hacmi de 2004 yılının Ocak-Mayıs ayları arasında, 2003’ün aynı dönemine göre %40 oranında artış gösterdi. İthalatta yaşanan patlama nedeniyle aynı dönemler arasında dış ticaret açığı %91,6 oranında büyüdü.
2005 yılı TÜFE hedefi %8 olarak açıklanırken, Haziran ayında enflasyon rakamları gıda ve tarım fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle hem tüketici, hem toptan eşya fiyatlarında geriledi. Çekirdek enflasyon olarak bilinen özel imalat sanayi üretim endeksi ise Haziran’da %1,2 oranında artış gösterdi. DİE, Haziran ayı verilerine göre, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) %1,05, toptan eşya fiyat endeksi (TEFE) %0,13 azalırken, bu sonuçlarla yıllık enflasyon rakamları TÜFE’de %8,93, TEFE’de ise %10,53 olarak gerçekleşti.
Son yıllarda krizlerle ağır yara alan bankacılık sektöründe, güvenin büyük ölçüde yeniden tesis edilmesi üzerine, tasarruf mevduatlarındaki tam güvence sınırlandırıldı. 5 Temmuz tarihinden itibaren geçerli olan uygulamaya göre, bankalardaki TL ve döviz cinsinden mevduatların 50 milyar liraya kadar olan kısmı garanti altına alınıyor. Son 10 yılda zaman zaman getirilen mevduata sınırsız güvence, en son olarak bir yıl önce İmar Bankası’na el konulması kararıyla birlikte sisteme olan güveni korumak amacıyla tekrar uygulamaya konulmuştu.
2003 yılında özelleştirme gelir hedefinin 1,8 milyar dolar gerisinde kalan hükümet, 2004 yılının ilk yarısında da özellikle PETKİM ve SEKA Akdeniz İşletmesi’nin ihalelerinin iptal edilmesi ve TÜPRAŞ’ın satışının yargıya takılması nedeniyle özelleştirmelerden beklenen kaynağı elde edemedi. Ocak–Haziran döneminde 744 milyon dolarlık özelleştirme gerçekleştirilirken 1 milyar 495 milyon dolarlık özelleştirme imza aşamasına geldi. Nisan ayında İMF’ye gönderilen niyet mektubunda ise 2004 yılı özelleştirme gelir hedefi 3 milyar dolar olarak belirlenmiş, bunun 1 milyar dolarlık kısmının ilk yarıda elde edilmesi öngörülmüştü.

Tavsiye Et