Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (Haziran 2005) > Müzik
Müzik
99 Makamda
İlâhîler
Cüneyd Kosal
İstanbul: Marifet Yayınları, 1994
Türk Tasavvuf Musikisi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Vakfı tarafından yayımlanan 99 Makamda İlâhîler, “esmâü’l-hüsnâ”dan [Allah’ın güzel isimlerinden] Cenab-ı Peygamber (SAV) tarafından bilinmesi, tanınması, ezberlenmesi ve gereğiyle amil olunması tavsiye edilen 99 tanesini temsil maksadıyla, her isme bir makam denk düşecek şekilde hazırlanmış. Esmâü’l-hüsnâ’nın bütün tasavvuf ekolleri için merkezî bir önemi olduğu ehlinin malûmudur. Tasavvuf terbiyesinin temelini, esmâü’l-hüsnâ oluşturur. Dervişin sadece dil ve kalple o isimleri zikretmesinin de ötesinde, “Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanınız” nebevî emri gereğince, hâletini o esmâ ile ıslah, tertip ve tanzim etmesi gerekir; bu, ef’âl-sıfât-zât semalarında seyr ü sülûk edebilmek için en başta gelen şarttır. Kitapta yer alan eserler, merhum Şeyh Muhibbiyyü’l-Cerrâhî Safer Dal Efendi’nin (1926-1999) kırk yılı aşkın bir sürede İstanbul’da ve Anadolu’nun çeşitli yerlerinde, bugün çoğu âlem-i cemale intikal etmiş bulunan kıymetli hafız, mevlidhan, zakir, zakirbaşı ve ilâhî bilenlerden derleyip araştırarak tespit ettiği eserler olup, kanunî derviş bestekâr Cüneyd Kosal tarafından sanat ve ilim titizliğiyle notaya alınmış, edebî incelemeleri yapılmış ve yayıma hazırlanmıştır. Türk tasavvuf müziği repertuvarımız, sayısız şaheserden oluşan büyük bir külliyat ve kültür hazinesidir. Eserin önsözünde Ömer Tuğrul İnançer’in, bestekâr, neyzen ve büyük musiki âlimi Rauf Yekta Bey’den naklettiği şu olay, bu genişliği ve zenginliği tasvire kâfi gelir: “Hattâ rivâyet olunur ki, III. Ahmed devrinde [doğrusu: 1827 yılında, yani II. Mahmud devrinde] Kanbur Hâfız nâmiyle ma’rûf bir zâkirin üç bin ilâhîden fazla bilmediği hâlde, mahzâ sesinin letâfeti sebebiyle, Edirnekapısı civârındaki Nûreddîn Cerrâhî Tekkesi’nin zâkirbaşılığına tâyîn olunması, tekkelerde kıyl ü kâli [dedikoduyu] mûcib olmuş ve ‘Kanbur Hâfız üç bin ilâhî ile zâkirbaşı oldu. Ne günlere kaldık!’ diye istihzâ edenler bulunmuştur.” Kitapta Türk müziğindeki 600 kadar makamın içerisinden seçilen 99 tanesi, alfabetik sırayla Acem makamlarından başlayıp Zâvil makamına kadar uzanıyor. Hem musikişinaslar için, hem de tasavvuf repertuvarını doğru bir şekilde tanımak isteyenler için, ehlinin elinden çıkmış bir kaynak eser… / Cihat Arınç

Tavsiye Et
Özay Gönlüm
Arşiv Kayıtları
Yapım: Kalan Müzik, 2005
Bugün “biz” diye bir şeyin varlığından söz edebilmenin yolu, hafızamızı diri tutmaktan geçiyor. Toplumsal hafızamızı kaybetmemiz için tasarlanan zevksiz, yapay ama albenili şeylerin doğurduğu “sersemliği” ortadan kaldıran sahici eserler, büyük emekler sonucunda nihayet müzik arşivlerindeki ve albüm raflarındaki hak ettiği yeri birer birer alıyor. Bu yapımlara güzel bir örneklik teşkil eden ve kendisinin aramızdan ayrılışının beşinci yılı anısına Kalan Müzik tarafından hazırlanan bu iki CD’lik Türkçe-İngilizce kitaplı albüm, hiç kuşkusuz Türk halk müziğinin önemli ustalarından biri olan Özay Gönlüm’ün ileriki kuşaklar tarafından daha yakından ve doğru bir şekilde tanınmasını sağlayacaktır. Ege türküleri denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri olan Özay Gönlüm’ün, 80’li yıllara kadar doldurduğu otuz civarında 33’lük ve 45’lik plak ile birkaç kaseti, artık müzik marketlerde bulmak imkânsız hâle gelmişti. O açıdan Özay Gönlüm adlı bu albüm, büyük bir boşluğu kısmen de olsa doldurmuş oldu. Albümde sanatçı ile özdeşleşen 34 türkü bulunuyor. Ege Bölgesi’ne özgü ağır ve kıvrak zeybeklerin, kırık ve oyun havalarının, ağıtların, tahtacı semahlarının sunulduğu albümde sadece Denizli, Aydın, Muğla yöresinden türkülere yer verilmemiş; aynı zamanda Balıkesir, Kütahya, Edirne, Bilecik, Isparta, Burdur, Afyon, Rumeli, Erzincan, Eskişehir ve Çankırı’ya ait türküler de seslendirilmiş. Türk Halk Müziği’nin sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun uzun hava ve bozlaklarından ibaret olmadığını gösteren ve Batı Anadolu’ya, özellikle de Denizli yöresine has türkü ve zeybeklerden seçkin örnekler sunan bu albüm, Anadolu’daki yerel ağızların yaşatılması bakımından da ayrı bir önem taşıyor. “Çil Horoz”, “Sobalarında Kuru da Meşe Yanıyor”, “Arabaya Taş Koydum” ve “Cemilem’in Gezdiği Dağlar Meşeli”nin de aralarında bulunduğu onlarca türküyü, dünya müzik kültürüne hediye ettiği özgün müzik aleti Yaren’iyle çalıp, yerel Ege ağzıyla söylemişti Gönlüm. Kendine has üslûbuyla zamanı ve zemini geldiğinde “ölçülü” toplum eleştirisi de yapan, fakat eleştirilerinde asla birtakım sözde “sanatkâr”lar gibi partizanlaşmayan Özay Gönlüm, eleştiri dilinde daha ziyade mizahın gücünden yararlandı. Yaşadığı zamana ve mekâna şahitlik eden duyarlı sanatkârın bu ince tespitleri, “Nine”nin mektup tarzındaki ifadeleriyle topluma aktarıldı, Nine’nin sözleri kimi zaman nasihat kimi zaman da sitem içerdi. Gönlüm, sözü yormadan kıvamınca söylerdi ki, belki de bu yönüyle âşık geleneği içerisinde yer almayı hak etmişti. Neşesi ve hüznüyle Anadolu irfanının terennümlerini dinlemek isteyenler için… / Cihat Arınç

Tavsiye Et
Klasik Osmanlı Müziği / Classical Ottoman Music
Emirgan Ensemble
Yapım: Kalan Müzik, 1995
Klasik Osmanlı Müziği şeklindeki isimlendirme, genel kabul gören Klasik Türk Müziği isimlendirmesinden daha isabetlidir; çünkü müziğimizin hem eser, hem de nazariyat bakımından oluşmasına ve olgunlaşmasına büyük katkı sağlayanlar içerisinde Prens Dimitrie Cantemir (Kantemiroğlu), Wojciech Bobowski (Ali Ufkî Bey), İzak El-Gazi Efendi ve Tatyos Efendi gibi pek çok Türk olmayan müzisyene müzik tarihimizin her döneminde rastlamak mümkündür. Bu verileri dikkate alan bir isim altında dinleyicisine sunulan albüm, erken dönemlerinden son dönemlere kadar müziğimizin en bilinen klasik örneklerini ihtiva ediyor. Albümde Kantemiroğlu’nun Sazkâr Peşrev’i, Osmanlı hanedanının son temsilcilerinden Sultan Abdülaziz’in oğlu Seyfeddin Osmanoğlu’nun Hüzzam Peşrev’i, Veli Dede’nin Hicaz Peşrev’i ve Hicaz Saz Semaisi, Hasip Dede’nin Nihavend Saz Semaisi, Tanburî Cemil Bey’in pek zevkli bir eseri olan Nikriz Sirto, Refik Fersan’ın Rast Methal’i ve Benli Hasan Ağa’nın Rast Semaisi ile Rast Sirto’su; İhsan Özer, Fahrettin Yarkın, Necip Gülses, M. Arif Erdebil, Yurdal Tokcan, Ahmet Kadri Rizeli gibi seçkin müzisyen ve sazendelerden oluşan bir topluluk tarafından icra edilmiş. Osmanlı müziğini tanımak isteyenler için iyi bir giriş albümü olabilir. / Emin Ali Kunt

Tavsiye Et