Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (Şubat 2006) > Panorama
Panorama
Anlayış yılın dergisi
25 yıldan bu yana Türkiye’de yaşanan kültür, sanat ve düşünce alanındaki gelişmeleri değerlendiren Türkiye Yazarlar Birliği (TYB), her yıl basın, yayıncılık, hikâye, roman, şiir, deneme, fikir, düşünce, araştırma/inceleme ve edebî tenkit gibi konularda ‘en iyiler’i seçerek ödüllendiriyor. Yıl içerisinde üretilen fikir ve sanat ürünlerini, değişik kesimlere mensup kişi ve kuruluşlardan alınan görüşler ışığında değerlendiren TYB, 2005 yılının ‘en iyileri’ni açıkladı. Yayın hayatında 3. yılını doldurmak üzere olan Anlayış dergisi, TYB tarafından ‘yılın dergisi’ seçildi.
Ayrıca şiir dalında Celal Fedai, ‘Parmak ile Boyanmış’, hikâye dalında Necip Tosun ‘Otuzüçüncü Peron’, fikir dalında Prof. Dr. S. Hayri Bolay ‘Osmanlılarda Düşünce Hayatı ve Felsefe’, inceleme dalında Doç. Dr. Ahmet Özdemir ‘Moğol İstilası’, araştırma dalında da Prof. Dr. İdris Bostan ‘Osmanlı Gemileri’ ile ödüle layık görüldü. Edebî tenkit dalında İlhan Genç ‘Leyla ile Mecnun’un İki Şairi; Fuzuli ve Sezai Karakoç’, şehir kitapları dalında Kamil Uğurlu ‘Konya Şehrengizi’, klasik sanatlar dalında Nusret Çolpan ise ‘Minyatür çalışmaları’ ile yılın en iyileri arasında yerlerini aldılar. Üstün Hizmet Ödülü ise İsmet Özel, Niyazi Sayın ve Prof. Dr. Kemal Karpat’a verildi.

Tavsiye Et
Kuş gribi yeniden Türkiye’de
Kuş gribine Türkiye’de ilk kez 5 Ekim 2005’te Balıkesir’in Manyas ilçesine bağlı Kızıksa beldesinde rastlanmıştı. Bölgenin karantinaya alınmasının ardından 9 Aralık’ta Türkiye’de kuş gribi vakalarının bittiği açıklandı. Ancak 26 Aralık’ta kuş gribi, Iğdır’ın Aralık ilçesinde yeniden ortaya çıktı. Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde hasta hayvanlarla temas ederek kuş gribine yakalanan dört kardeşten üçünün ölüm haberiyle hastalık yeniden gündeme oturdu. Güneydoğu Asya’dan sonra dünyada ilk defa Türkiye’de insan ölümüne yol açan kuş gribi, İstanbul ve Ankara dâhil olmak üzere 13 ilde görülürken; bu illerde 900 binden fazla kanatlı itlaf edildi. Kuş gribi olduğu şüphesiyle yüzlerce kişi hastanelere başvururken; bunlar arasında H5N1 virüsüne rastlanan 21 kişiden 4’ü öldü. Sağlık ve Tarım Bakanlıkları, çalışmaları tek elden yürütmek amacıyla ‘Kuş Gribi Ulusal Koordinasyon Merkezi’ kurdu. AB ise kuş gribi ile mücadele çerçevesinde Türkiye’ye 8,5 milyon avroluk bir yardım vaadinde bulundu.
Kuş gribi 2003’ten bu yana dünya çapında 80’den fazla kişinin ölümüne yol açtı. Türkiye’deki virüs örneklerini inceleyen Dünya Sağlık Örgütü, virüsün henüz endemik hale gelmediğini, ancak protein yapısında belli ölçüde mutasyon gözlendiğini belirledi.

Tavsiye Et
Türkiye Karzai ve Koizumi’yi ağırladı
Uluslararası alanda adı giderek daha fazla gündeme gelen Türkiye’nin ziyaret trafiği Ocak ayında da yoğundu. Nisan 2005’te Afganistan geçici yönetiminin başkanı olarak ağırlanan Hamid Karzai, 6 Ocak’ta bu kez Devlet Başkanı sıfatıyla Türkiye’deydi. Karzai’nin gelişi, 48 yıl aradan sonra Afganistan’dan Ankara’ya üst düzeyde yapılan ilk ziyaretti.
Karzai, ziyaret çerçevesinde Cumhurbaşkanı Sezer, TBMM Başkanı Arınç, Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Özkök ve Dışişleri Bakanı Gül ile görüştü. Yapılan görüşmelerde iki ülke arasında kardeşlik ve işbirliği mesajları verilirken; TİKA’nın Afganistan’daki faaliyetleri konusunda da bir protokol imzalandı.
Öte yandan Türkiye, Kurban Bayramı’nda Japon Başbakan Junichiro Koizumi’yi ağırladı. 10 Ocak’ta resmî ziyaret çerçevesinde Türkiye’ye gelen Koizumi, 15 yıl aradan sonra Türkiye’yi ziyaret eden ilk Japon başbakanı oldu. Koizumi’nin Cumhurbaşkanı Sezer ve Başbakan Erdoğan’la yaptığı görüşmelerde, Filistin-İsrail barışına katkı ve Irak’ın yeniden imarı gibi konularda işbirliği kararı alındı.

Tavsiye Et
Rusya’dan ‘turuncu devrim’e doğalgaz çalımı
Kadife devrimlerin ardından bölgedeki etkisi azalan Rusya, doğalgazı adeta bir dış politika aracı olarak kullanmaya başladı. Turuncu devrim sonrası kendi ekseninden uzaklaşarak Batı’ya kayan Rusya, Ukrayna’ya bin metreküpünü 50 dolardan sattığı doğalgazın fiyatını, 230 dolara çıkarmak istedi. Ukrayna’nın bu artışı kabul etmemesi üzerine, Rusya 1 Ocak’ta doğalgazı kesti. Ancak doğalgaz ihtiyacının %80’ini Ukrayna üzerinden geçen boru hatlarından sağlayan AB ülkelerinin yoğun baskısı sonucu vanalar tekrar açıldı. Ukrayna ve Rusya arasında anlaşmaya varıldığı açıklamasından iki gün sonra ise Kiev yönetimi sürpriz bir adım atarak Rusya doğalgazını bu yıl satın almayacağını duyurdu. Bu durum Ukrayna muhalefetinin sert tepkisine neden olurken; hükümetin feshedilmesi için sunulan önergenin parlamentoda kabul edilmesi üzerine hükümet düştü. Bu kriz, AB’yi olduğu kadar, doğalgaz ihtiyacının %65’ini Rusya’dan karşılayan Türkiye’yi de enerjide yeni alternatifler aramaya yöneltti.

Tavsiye Et
Erbakan için yeni bir düzenleme
Ekim ayında eşi Nermin Erbakan’ı kaybeden Necmettin Erbakan, Ocak ayının sonunda ikinci defa sarsıldı. Eski başbakanlardan ve kapatılan RP’nin son genel başkanı Erbakan’ın, ‘kayıp trilyon’ davasında aldığı hapis cezasının infazının 4. ertelenme süresi sona erdi. Edremit Cumhuriyet Savcılığı, kesinleşmiş hapis cezası bulunan Erbakan’a ‘teslim ol’ davetiyesi gönderdi. RP’nin kapatılmasının ardından 2002’de Ankara Cumhuriyet Savcılığı, genel merkez tarafından il teşkilatlarına dağıtılmayan paraların dağıtılmış gibi gösterildiği iddiasıyla dava açmış ve Erbakan, “özel belgede sahtecilik” suçundan 2 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum edilmişti. TBMM Başkanı Bülent Arınç, konuyla ilgili olarak Ceza İnfaz Yasası’nda 65 yaş için öngörülen düzenlemenin 75 yaşındakilere de uygulanabilecek şekilde değiştirilmesini önerdi. Arınç tarafından hazırlatılan değişiklik, AKP milletvekilleri tarafından yasa teklifine dönüştürülerek, TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Teklif aynen yasalaşırsa Erbakan, cezasını cezaevinde değil, evinde çekebilecek.

Tavsiye Et
Ağca’nın tahliye bilmecesi
Yaklaşık beş yıldır Kartal H Tipi Cezaevi’nde yatan Mehmet Ali Ağca’nın, hukukî alanda yaşanan karışıklık nedeniyle tahliye edilip ardından yeniden cezaevine konulması kamuoyunda tartışma yarattı. Gazeteci-yazar Abdi İpekçi suikastına karışan, Papa 2. Jean Paul’e yönelik suikast girişimi ile iki gasp suçunun hükümlüsü Ağca, Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 12 Ocak’ta tahliye edildi. Mahkeme, hükümlünün yurtdışında 20 yıl, onun öncesinde de Türkiye’de hapis yattığını belirterek, Ağca’nın tüm suçlarından dolayı yatması gereken toplam sürenin 36 yıl olduğuna hükmetti. Cezaevinde kaldığı süre ile Af Yasası da dikkate alınarak Ağca’nın tahliyesine karar verildi. Kamuoyunda başlayan tepkiler nedeniyle Adalet Bakanlığı bu kararı Yargıtay’a götürdü. Yargıtay, tahliye hesabının yanlış olduğuna hükmederek, bir önceki kararı bozdu. 20 Ocak günü yeniden cezaevine konulan Ağca’nın tahliye tarihi ise 18 Ocak 2010 olarak belirlendi.

Tavsiye Et
Ada’da kalıcı çözüm için top şimdi BM’de
Kıbrıs konusunda AB’nin “ek protokolü uygulayın” baskısından rahatsız olan Türkiye, Ada’da kalıcı çözüm için yeniden BM’ye döndü. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, adada kalıcı çözüm için 10 maddelik bir eylem planı hazırlayarak, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a sundu. Plana göre Ada’nın kuzeydeki limanların Rum gemi ve uçaklarına açılması, KKTC’ye yapılan uluslararası tecridin kaldırılması şartına bağlandı. Ayrıca Dörtlü Zirve’nin toplanması çağrısında bulunuldu.
Gül’ün bu girişiminin ardından İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw’un KKTC’ye gidişi, Rum Kesimi’nde tepkiyle karşılandı. Rum Yönetimi lideri Papadopulos’un KKTC’ye yapacağı ziyaret sebebiyle görüşmediği Straw, Rum halkı tarafından da yumurta yağmuruna tutuldu. Ardından KKTC’ye geçen Straw, Cumhurbaşkanı Talat ile makamında görüştü. Kıbrıs ziyareti sonrası TÜSİAD’ın “dış politika ödülü”nü almak üzere Ankara’ya gelen Straw, Ada’da çözüm için Gül’ün planının ciddiye alınması gerektiğinin altını çizdi.

 

 


Tavsiye Et
İslam dünyası bir âlimini daha kaybetti
İngiltere’deki Müslümanların liderlerinden Zeki Bedevi, 24 Ocak günü 83 yaşında vefat etti. Mısır’da 1922 yılında dünyaya gelen Bedevi, eğitimini Kahire Ezher Üniversitesi’nde tamamladı. 1951 yılında gittiği İngiltere’de Londra Üniversitesi’ne devam etti ve Çağdaş İslam Düşüncesi dalında doktorasını tamamladı. Malezya’dan Nijerya’ya kadar birçok İslam ülkesinde İslamî eğitim alanında dersler veren Bedevi, uluslararası konferanslarda yaptığı konuşmalarla sadece İslam dünyasının değil, Batı dünyasının da takdirini topladı. 1978 yılında Londra’ya yerleşen Bedevi, Londra Müslüman Koleji Müdürlüğü ile Camiler ve İmamlar Derneği Başkanlığını yürüttü. Ayrıca, İngiliz kanunları ile İslam hukuku arasında uzlaşma ve uyum temini için bir kurul oluşturdu.
Yaptığı hizmetlerle Müslümanların yanı sıra Batı dünyasının da takdirini toplayan Bedevi, teori-pratik dengesini hayatında uygulayabilen ve günümüz İslam dünyasında eşine az rastlanan bir Müslüman âlim prototipiydi.

Tavsiye Et
Orta Doğu’da puslu hava
Ocak ayında dünyanın kalbi Orta Doğu’da attı. Önce İsrail Başbakanı Ariel Şaron’un beyin kanaması geçirmesi, ardından 25 Ocak’ta gerçekleşen Filistin seçimleri dünya kamuoyunun gündemine oturdu.
İsrail’de komadan çıkamayan Şaron’un yerine yardımcısı Ehud Olmert geçerken, Likud Partisi’nden Şaron’un kurduğu Kadima’ya geçişler de bakanlık düzeyinde devam etti. Kadima, 28 Mart seçimleri öncesi popülerliğini halen korusa da, İsrail tarafında siyasî belirsizlik hüküm sürüyor. Gazze’den çekilme kararının altına imza atan Şaron’un siyaset sahnesinden çekilmesi sonrası iç siyasetin daha radikal bir eksene kayabileceği ve İsrail ile Filistin arasında kurulan hassas dengenin bozulabileceği değerlendirmeleri yapılıyor.
Öte yandan Filistin tarafında aylardır süren seçim çalışmaları nihayet sonuçlandı ve 25 Ocak’ta yapılan parlamento seçimlerinde sandıktan sürpriz bir şekilde HAMAS çıktı. Katılım oranının %77’ye vardığı seçimleri, meclisteki 132 sandalyenin 76’sını HAMAS kazanırken; el-Fetih 43 sandalyede kaldı. Böylece 50 yıllık el-Fetih iktidarı sona ermiş oldu. Başbakan Ahmet Kurey resmî sonucu beklemeden istifa etti. Tek başına iktidar olmaktan çekinen HAMAS, el-Fetih’e ortaklık çağrısı yaparken; el-Fetih ise koalisyonda yer almayacağını açıkladı. Bu durumda Filistin’de hükümetin nasıl kurulacağı ve sonrasında diğer devletlerle siyasî ilişkilerin nasıl devam edeceği merak konusu. Yıllarca çatışmaların ve savaş ortamının yaşandığı Orta Doğu’nun hem İsrail, hem de Filistin tarafında belirsiz bir hava hüküm sürüyor.

Tavsiye Et
İran, nükleer enerji konusunda bastırıyor
Nükleer enerji üretimi konusunda geri adım atmayan İran, uranyum zenginleştirme programını 9 Ocak’ta yeniden başlattı. İran yönetimi, AB üçlüsü ile 2005 yılı Ağustos ayında kopan görüşmelere 21 Aralık’ta yeniden başlamış ve uluslararası kaygıları gidermek için uzlaşmaya hazır olduğunu açıklamıştı. Çalışmalarına devam etmek isteyen İran; İngiltere, Fransa ve Almanya’ya, müzakerelerin yeniden başlaması çağrısında bulundu. Bunun üzerine BM’nin beş daimî üyesi ve Almanya, İran’ın Güvenlik Konseyi’ne sevki ve Tahran yönetimine bazı yaptırımların uygulanması konusunu görüşmek amacıyla 17 Ocak’ta Londra’da bir araya geldi. Ancak, toplantıda uzlaşmaya varılamadı.
Şubat’ta İran’ın BM Güvenlik Konseyi’ne sevki, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın idare kurulunda ele alınacak. ABD, bunun için ellerinde yeterli oy desteği olduğunu belirtse de; Rusya ve Çin’in desteğini alamadığı ortada. Bu sebeple Güvenlik Konseyi’nde yaptırımların en azından şimdilik gündeme gelmesi mümkün görünmüyor.
Söz konusu tartışmaların en yoğun olduğu dönemde İran Cumhurbaşkanı Ahmedînejad, Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın davetlisi olarak, Hariri suikastı nedeniyle uluslararası kamuoyunun baskısı altında bulunan Suriye’ye gitti. 19 Ocak’ta gerçekleştirilen ve bölgesel ve uluslararası konuların ele alındığı ziyaret, her iki ülkenin dünya gündeminin üst sıralarına oturduğu bir döneme denk geldi. Esad, İran’ın ya da başka bir devletin barışçıl nükleer teknoloji elde etmesini desteklediğini söylerken; Ahmedînejad da İran-Suriye ilişkilerinin ileri bir düzeyde olduğunu belirtti.

Tavsiye Et