Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (Mayıs 2007) > Film
Film
Pan’ın Labirenti / Pan’s Labyrinth
Yönetmen-Senaryo: Guillermo del Toro
Oyuncular: Ivana Baquero, Doug Jones
Yapım: İspanya, 2006, 112 dk.
Bir­bi­ri­nin tek­ra­rı film­ler iz­le­me­nin ver­di­ği iç sı­kın­tı­sıy­la “ar­tık si­ne­ma­da fark­lı ne ya­pı­la­bi­lir ki?” so­ru­su­nu gi­de­rek da­ha faz­la dil­len­dir­di­ği­miz bir za­man­da, si­ne­ma bi­zi bir kez da­ha şa­şırt­ma­yı ba­şar­dı. Bla­de 2 ve Hell­boy gi­bi gi­şe film­le­rin­den ta­nı­dı­ğı­mız, Mek­si­ka’dan dev­şir­me Holl­ywo­od yö­net­me­ni Gu­il­ler­mo del To­ro’nun son fil­mi Pan’ın La­bi­ren­ti, Yü­zük­le­rin Efen­di­si ve Harry Pot­ter ben­ze­ri ‘tek­rar’ film­le­rin üre­til­di­ği fan­tas­tik si­ne­ma­ya ye­ni bir so­luk ge­ti­ri­yor. Ger­çek ile ha­ya­li mü­kem­mel bir kim­ya ile ka­rış­tı­rıp, iz­le­yi­ci­ye ser­vis eden film, Fran­ko dik­ta­sı al­tın­da­ki İs­pan­ya’nın kır­sal ke­si­min­de ya­şa­nan iç sa­va­şa uza­nı­yor.
Üvey ba­ba­sı Yüz­ba­şı Vi­tal’in ka­rar­ga­hın­da, be­bek bek­le­yen an­ne­siy­le bir­lik­te ya­şa­yan kü­çük Ofe­li­a, bir gün ev­le­ri­nin ya­kı­nın­da bir la­bi­rent keş­fe­der. La­bi­ren­tin bek­çi­si ya­rı in­san ya­rı ke­çi Pan, onun as­lın­da ye­ral­tı dün­ya­sı­nın pren­se­si ol­du­ğu­nu söy­ler. An­cak bun­dan ke­sin bi­çim­de emin ola­bil­me­si için Ofel­ya’nın do­lu­nay­dan ön­ce yap­ma­sı ge­re­ken üç gö­rev var­dır. Fa­şist Yüz­ba­şı Vi­tal di­re­niş­çi­le­ri “ken­di­ne has” yön­tem­ler­le di­ze ge­tir­me­ye ça­lı­şır­ken; bir pren­ses ol­du­ğu­na gi­de­rek da­ha faz­la ina­nan Ofel­ya ise gö­rev­le­ri­ni ha­ya­tı pa­ha­sı­na ye­ri­ne ge­tir­me ça­ba­sı­na gi­rer.
Et­ki­le­yi­ci açı­lış sah­ne­siy­le ilk el­den “alı­şıl­ma­dık bir film” ol­du­ğu me­sa­jı­nı ve­ren Pan’ın La­bi­ren­ti, fa­şiz­min acı­ma­sız­lı­ğı ile ha­yal dün­ya­sı­nın uça­rı­lı­ğı­nı iç içe su­nu­yor. Yö­net­me­nin,-Tes­te­re tü­rü kan re­van film­le­ri iz­le­yen­gil­le­ri de fil­me çek­mek için mi­dir yok­sa iki pa­ra­lel dün­ya ara­sın­da­ki kar­şıt­lı­ğın al­tı­nı da­ha ka­lın­ca çiz­mek için mi­dir bi­lin­mez- bol­ca şid­det sah­ne­siy­le süs­le­di­ği(!) fil­min, ço­cuk­lar­dan zi­ya­de ye­tiş­kin­le­re hi­tap et­ti­ği­ni be­lirt­mek­te fay­da var. Yö­net­me­nin, en kor­kunç ma­sal ca­na­var­la­rı­nın bi­le ya­nın­da ma­sum gö­rün­dü­ğü acı­ma­sız Yüz­ba­şı Vi­tal’in şah­sın­da fa­şiz­min ka­ran­lık yü­zü­nü ba­şa­rıy­la res­met­me­si an­la­şı­la­bi­lir; an­cak bu­nu ne­den bu den­li fa­şist­çe(!) bir teş­hir­ci­lik­le yap­tı­ğı­nı kav­ra­mak bir o ka­dar im­kan­sız. Ba­tı’da ger­çek­lik­ten ka­çış ala­nı ola­rak or­ta­ya çı­kan ‘fan­tas­ti­ği’, bir ra­hat­la­ma ala­nı ola­rak sun­ma­ma­sı ise Pan’ın La­bi­ren­ti’ni ben­zer­le­rin­den ayı­ran en önem­li özel­li­ği. Sert sah­ne­le­riy­le ade­ta “ka­ça­cak yer yok” di­yen film­de ha­yal dün­ya­sı, ger­çek­li­ğe bir al­ter­na­tif sun­mu­yor; sa­de­ce onu al­gı­la­ma­mı­zı de­ğiş­ti­ri­yor. Çar­pı­cı fi­nal sah­ne­siy­le ger­çek­lik hak­kın­da çok­tan seç­me­li bir so­ru so­ran film, kır­mı­zı ya da ma­vi ha­pı yut­ma ter­ci­hi­ni (ter­cih­siz­li­ği­ni) iz­le­yi­ci­ye bı­ra­kı­yor.
Film­de Ofel­ya’nın ha­yal dün­ya­sı ise kut­sal me­tin­le­rin (ken­di­ni fe­da et­me, ya­sak mey­ve­ye do­kun­ma) ya­nı sı­ra, mi­to­lo­ji­den ve top­lum­sal kod­la­ma­lar­dan da bes­le­ni­yor. Fil­min tü­mü­ne hâ­kim olan ve ka­dın do­ğur­gan­lı­ğı­nı tem­sil eden ra­him im­ge­si, bir açı­dan bi­li­ne­mez­li­ğin ver­di­ği te­dir­gin­li­ğe atıf ya­par­ken, bir açı­dan da fa­şiz­min kar­şı­sın­da ba­rış ve öz­gür­lü­ğü, ger­çek ve acı­ma­sız(!) dün­ya­nın kar­şı­sın­da da do­ğa­üs­tü­nü sim­ge­li­yor. Pan’ın La­bi­ren­ti, zen­gin fel­se­fi alt met­ni ve öz­gün an­la­tım ya­pı­sıy­la si­ne­ma kla­si­ği ol­ma­ya aday bir ya­pım. /Hilal Turan

Tavsiye Et
Öldürme Üzerine Kısa Bir Film / A Short Film About Killing DVD
Yönetmen-Senaryo: Krzysztof Kieslowski
Oyuncular: Miroslaw Baka, Krzysztof Globisz
Yapım: Polonya, 1988, 84 dk.
Ki­es­lows­ki, ken­di­ne has gör­sel an­la­tı­mı ve me­ta­fi­zik yak­la­şı­mıy­la, si­ne­ma­ya, onu di­ğer tüm sa­nat dal­la­rın­dan ayı­ran güç­lü bir dil ka­zan­dı­ran us­ta yö­net­men­le­rin ba­şın­da ge­lir. On Emir’den yo­la çı­ka­rak ‘De­ka­log’ adı­nı ver­di­ği on kı­sa film çe­ken yö­net­men, son­ra­sın­da uzun met­ra­ja dö­nüş­tür­dü­ğü ve ‘öl­dür­me­ye­cek­sin’ em­ri­ni iş­le­di­ği Öl­dür­me Üze­ri­ne Kı­sa Bir Film’de se­bep­siz ye­re vah­şi­ce bir ci­na­yet iş­le­yen, top­lum­dan ko­puk bir gen­ce ve­ri­len idam ce­za­sı­nı an­la­tır. Bi­rey-top­lum-dev­let üç­ge­ni üze­rin­den öl­dür­me gü­dü­sü ve ka­til-kur­ban psi­ko­lo­ji­si­ni sor­gu­la­yan film­de bi­rey de dev­let de top­lum­da öl­dür­me su­çun­da eşit­le­nir. Ka­ran­lık çer­çe­ve­le­riy­le hem Po­lon­ya’nın sos­yo-eko­no­mik so­run­la­rı­nı hem de in­sa­nın do­ğuş­tan gü­nah­kar ol­du­ğu te­zi­ni yan­sı­tan film, idam ce­za­sı kar­şıt­lı­ğı­nın te­mel öner­me­le­ri­ni içe­ren önem­li bir kla­sik. /Hilal Turan

Tavsiye Et
Pars: Kiraz Operasyonu
Yönetmen: Osman Sınav
Senaryo: Osman Sınav, Aybars Bora Kahyaoğlu
Oyuncular: Mehmet Kurtuluş, Nida Şafak
Yapım: Türkiye, 2007
Baş­kom­ise­r Er­tuğ­rul, teh­li­ke­li bir ope­ras­yo­nu çöz­mek üze­rey­ken muh­bi­ri­nin iha­ne­ti­ne uğ­rar. Muh­bir Haş­ha­şi, baş­komi­ser ve eşi­ni ço­cuk­la­rı­nın gö­zü önün­de öl­dü­rür. 15 yıl son­ra ai­le­si­nin in­ti­ka­mı­nı al­mak nar­ko­tik­çi ola­rak ye­ti­şen ai­le­nin bü­yük oğ­lu ‘Pars’ la­kap­lı Atil­la’ya dü­şer. Atil­la, an­ne ve ba­ba­sı­nın ölü­mün­den son­ra kar­de­şi Tay­fun’la bir­lik­te ya­şa­mak­ta­dır. Tay­fun, uyuş­tu­ru­cu ba­ğım­lı­sı kız ar­ka­da­şın­dan abi­si­ne bah­set­mez. Ve ka­tıl­dı­ğı bir par­ti çı­kı­şı Tay­fun da uyuş­tu­ru­cu­ya kur­ban gi­der. Atil­la kar­de­şi­nin ölü­mü­nün ar­dın­dan bü­yük bir ope­ras­yon baş­la­tır. Gö­rev pe­şin­de ye­ni yet­me gi­bi fev­ri dav­ra­nış­lar­da bu­lu­nan Atil­la’nın yo­lu ba­ba­sı­nın ka­ti­li Haş­ha­şi ile 15 yıl son­ra ye­ni­den ça­kı­şır.
De­li­yü­rek: Bu­me­rang Ce­hen­ne­mi, Kurt­lar Va­di­si ve Os­man Sı­nav’ın ye­ni fil­mi Pars: Ki­raz Ope­ras­yo­nu... Hep­si de “Sı­nav ter­mi­no­lo­ji­si” için­de açık­lan­ma­ya muh­taç isim­le­re sa­hip­ler. Üç film de için­de bu­lun­du­ğu­muz ya­ma­lı sis­te­min eleş­ti­ri­le­ri­ni bir ka­rak­ter üze­rin­de so­mut­laş­tı­ra­rak kah­ra­ma­nı­nı ba­şa­rıy­la bi­ze ez­ber­le­ti­yor. Sos­yal ya­ra­la­rı­mız De­li­yü­rek’i, Po­lat Alem­dar’ı ve Pars’ı do­ğu­rur­ken Os­man Sı­nav bi­zi ya bi­linç­len­dir­me­ye ya da ga­za ge­tir­me­ye de­vam edi­yor. Pars: Ki­raz Ope­ras­yo­nu’nu di­ğer­le­rin­den ayı­ran en be­lir­gin özel­lik ise bol ak­si­yo­nu he­def­le­miş ol­ma­sı. Türk si­ne­ma­sı­nın ko­nu sı­kın­tı­sı çek­me­den di­ni, ge­le­ne­ği, top­lum­sal yoz­laş­ma­yı film­leş­tir­di­ği şu dö­nem­de hiç bu­laş­ma­dı­ğı tek tür ak­si­yon film­le­riy­di. Bu yüz­den kah­ra­man ya­rat­ma­da us­ta­la­şan Sı­nav, son fil­min­de Meh­met Kur­tu­luş’u ak­ro­ba­siy­le bu­luş­tur­du. An­cak Holl­ywo­od’un bi­ze 15 yıl ön­ce tü­ket­tir­di­ği sah­ne­le­ri şim­di iz­le­me­miz, si­ne­ma­mız açı­sın­dan olum­lu gön­der­me­le­re sa­hip ol­sa da; ak­si­yon bek­len­ti­miz ar­tık ye­ri­ni gi­zem­li ve tro­pi­kal ada­la­ra, Lost’a, Yü­zük­le­rin Efen­di­si’ne ve Frank Mil­ler’a bı­rak­tı. Di­ğer bir açı­dan ba­kıl­dı­ğın­da ise film, ül­ke­miz­de li­se­ler­de ar­tık had saf­ha­ya ula­şan uyuş­tu­ru­cu ba­ğım­lı­lı­ğı ve bu­nun ne gi­bi so­nuç­la­rı ol­du­ğu nok­ta­sın­da önem­li bir top­lum­sal bi­linç­len­dir­me­yi sağ­lı­yor. An­cak “Uyuş­tu­ru­cu­nun bir son­ra­ki saf­ha­sı sap­kın­lık­tır” me­sa­jı ve­ri­lir­ken bu me­sa­jı ze­de­le­yen en önem­li şey yi­ne fil­min ken­di­si olu­yor. Zi­ra sap­kın­lık kıs­mı­nın cin­sel içe­rik­li vur­gu­su doğ­ru­dan so­mut­la­şı­yor film­de. İç­ki­le­re uyuş­tu­ru­cu atı­lan es­ki film­le­ri­mi­ze ge­ri dö­nü­yo­ruz bir an­da. Bu bo­yut uyuş­tu­ru­cu­nun zo­ra­ki is­ti­ka­me­ti da­hi ol­sa Sı­nav’ın an­la­tı­mı an­cak kaş ya­par­ken göz çı­kart­mak şek­lin­de izah edi­le­bi­lir. Şa­yet ka­rak­ter­le­ri, se­nar­yo ör­gü­sü ve efekt­le­ri iti­ba­riy­le özen­ti ol­mak ye­ri­ne öz­gün ol­ma­yı se­çe­bil­sey­di Pars: Ki­raz Ope­ras­yo­nu Türk si­ne­ma­sı­nın bu nok­ta­da­ki ma­kus ta­li­hi­ni de­ğiş­ti­re­bi­lir­di. /Es­ra Bu­lut

Tavsiye Et