Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (Eylül 2008) > Ekonomide Gündem
Ekonomide Gündem
Ekonomide Gündem Dünya / Eylül 2008
Doha Raundu çıkmaza girdi
Dün­ya Ti­ca­ret Ör­gü­tü (WTO) ça­tı­sı al­tın­da, ül­ke­ler ara­sı ti­ca­re­tin önün­de­ki en­gel­le­ri kal­dı­ra­rak ge­liş­mek­te olan ül­ke­le­rin ser­best ti­ca­re­tin ni­met­le­rin­den ya­rar­lan­ma­sı­nı sağ­la­mak ama­cıy­la 2001 yı­lın­da baş­la­tı­lan Do­ha Kal­kın­ma Ra­un­du gö­rüş­me­le­ri­nin son aya­ğı 20-29 Tem­muz ta­rih­le­ri ara­sın­da İs­viç­re’nin Ce­nev­re ken­tin­de ger­çek­leş­ti­ril­di. Gö­rüş­me­le­rin ana gün­dem mad­de­si­ni ta­rım ürün­le­ri it­ha­la­tı­na yö­ne­lik ku­ral­lar teş­kil et­ti. Çin ve Hin­dis­tan gi­bi ge­liş­mek­te olan ül­ke­le­rin, ta­rım fi­yat­la­rın­da hız­lı dü­şüş ve it­ha­lat­ta ani ar­tış gi­bi du­rum­lar­da çift­çi­le­ri­nin za­rar gör­me­si­ni en­gel­le­ye­cek özel ted­bir­ler is­te­me­si ve bu ta­le­bin ge­liş­miş ül­ke­ler ta­ra­fın­dan ka­bul edil­me­me­si gö­rüş­me­le­rin ba­şa­rı­sız­lık­la so­nuç­lan­ma­sı­na yol aç­tı. Du­ru­mu de­ğer­len­di­ren ABD’li yet­ki­li­ler, Çin ve Hin­dis­tan’ın sü­re­ci en­gel­le­di­ği­ni be­lir­tir­ken; Hint­li ve Çin­li yet­ki­li­ler ise Ame­ri­kan ta­lep­le­ri­nin ma­kul ol­ma­dı­ğı­nı söy­le­di­ler. Av­ru­pa Ti­ca­ret Ko­mis­yo­nu Üye­si Pe­ter Men­del­son de so­nu­cu müş­te­rek bir ba­şa­rı­sız­lık ola­rak de­ğer­len­dir­di. Uz­man­la­ra gö­re ya­kın bir dö­nem­de gö­rüş­me­le­rin ye­ni­den baş­la­ma­sı zor gö­rü­nü­yor.
 
Küresel likidite krizi 1 yaşında
Fran­sız BNP Pa­ri­bas Ban­ka­sı’nın 9 Ağus­tos 2007 ta­ri­hin­de port­fö­yün­de bu­lu­nan 2 mil­yar do­lar tu­ta­rın­da­ki üç ya­tı­rım fo­nu­nun iş­lem­le­ri­ni Ame­ri­kan eşikal­tı tut­sat (mort­ga­ge) pi­ya­sa­la­rın­da­ki so­run­la­rı ge­rek­çe gös­te­re­rek as­kı­ya al­ma­sıy­la gün yü­zü­ne çı­kan kü­re­sel li­ki­di­te kri­zi 1 ya­şı­na gir­di. Bu sü­reç­te kü­re­sel fi­nans pi­ya­sa­la­rı cid­di bir li­ki­di­te sı­kın­tı­sı ya­şar­ken bu du­rum­la ba­şa çık­ma­ya ça­lı­şan ge­liş­miş ül­ke­le­rin mer­kez ban­ka­la­rı fa­iz oran­la­rı­nı dü­şür­mek, pi­ya­sa­ya li­ki­di­te sür­mek ve zor du­ru­ma dü­şen fi­nans ku­rum­la­rı­nı kur­tar­mak gi­bi yol­la­ra baş­vur­du­lar. Fa­kat bu ça­ba­la­rı eko­no­mi­de­ki ya­vaş­la­ma­yı en­gel­le­me­ye yet­me­di. Ni­te­kim Mer­rill Lynch ve Citigro­up baş­ta ol­mak üze­re ön­de ge­len Ame­ri­kan ban­ka­la­rı mil­yar­lar­ca do­lar za­rar eder­ken Kör­fez ve As­ya ül­ke­le­ri­ne ait Ka­mu Ya­tı­rım Fon­la­rı (So­ve­re­ign We­alth Funds) bu du­rum­dan ya­rar­la­na­rak bu ban­ka­lar­da­ki his­se­le­ri­ni art­tır­dı­lar. Öte yan­dan tut­sat kre­di­si kul­la­na­rak ev sa­tın alan tü­ke­ti­ci­ler gay­ri­men­kul fi­yat­la­rı­nın hız­la düş­tü­ğü bir or­tam­da ev­le­rin de­ğe­ri­nin kul­lan­dık­la­rı kre­di mik­ta­rı­nın bi­le al­tın­da kal­ma­sı du­ru­muy­la kar­şı­laş­tı­lar ve pek çok­la­rı kre­di borç­la­rı­nı öde­ye­mez ha­le gel­di. Ge­çen bir yı­la rağ­men kü­re­sel kriz et­ki­si­ni sür­dü­rü­yor ve IMF’ye gö­re eko­no­mi­de­ki ya­vaş­la­ma 2009 yı­lın­da da de­vam ede­cek.
 
Avrupa ekonomisinde durgunluk belirtileri
Av­ro pa­ra bi­ri­mi­ni kul­la­nan 15 AB üye­si ül­ke­den mü­te­şek­kil Av­ro böl­ge­si eko­no­mi­si, 2008 yı­lı­nın ikin­ci çey­re­ğin­de ilk çey­re­ğe gö­re %0,2 ora­nın­da kü­çül­dü. Böy­le­ce Av­ro böl­ge­si, ha­ya­ta ge­çi­ril­di­ği 1999 yı­lın­dan bu ya­na ilk kez kü­çül­müş ol­du. Böl­ge­nin en bü­yük eko­no­mi­si olan Al­man­ya’da %0,5 ora­nın­da bir kü­çül­me gö­rü­lür­ken di­ğer bü­yük eko­no­mi­ler Fran­sa ve İtal­ya’da bu oran %0,3 ola­rak ger­çek­leş­ti. AB ge­ne­lin­de ise %0,1’lik bir kü­çül­me göz­len­di. Eko­no­mi çev­re­le­ri­ne gö­re bu du­rum­a ih­ra­cat­ta­ki ya­vaş­la­ma ve dü­şen tü­ke­ti­ci har­ca­ma­la­rı neden ol­du. Uz­man­lar bir eko­no­mi­nin dur­gun­lu­ğa gir­di­ği­nin ka­bu­lü için o eko­no­mi­de ar­ka ar­ka­ya iki ve­ya da­ha faz­la dö­nem bü­yü­me göz­len­me­me­si­nin ye­ter­li ol­du­ğu­nu vur­gu­la­ya­rak önü­müz­de­ki dö­nem­de ola­sı bir dur­gun­lu­ğa dik­kat çe­ki­yor­lar. Öte yan­dan Ocak-Tem­muz dö­ne­min­de Av­ro böl­ge­si enf­las­yo­nu %4,1’i bu­la­rak, ka­yıt­la­rın tu­tul­ma­ya baş­lan­dı­ğı 1997 yı­lın­dan bu ya­na en yük­sek se­vi­ye­ye ulaş­tı. Bir yan­dan enf­las­yon­da­ki hız­lı ar­tış di­ğer yan­dan da eko­no­mi­de­ki kü­çül­mey­le kar­şı kar­şı­ya ka­lan Av­ru­pa Mer­kez Ban­ka­sı (AMB) ise fa­iz oran­la­rı­nı %4,25’te tut­ma­yı ter­cih et­ti. Re­kor dü­zey­de sey­re­den enf­las­yon dik­ka­te alın­dı­ğın­da önü­müz­de­ki dö­nem­de AMB’nin bu oran­da bir de­ği­şik­li­ğe git­me­si bek­len­mi­yor.
 
Yeni ABD başkanını rekor bütçe açığı bekliyor
Ka­sım 2008 se­çim­le­ri son­ra­sı gö­re­ve ge­le­cek olan ye­ni ABD baş­ka­nı­nı 500 mil­yar do­la­ra ya­kın re­kor bir büt­çe açı­ğı bek­li­yor. Be­yaz Sa­ray’dan ya­pı­lan açık­la­ma­ya gö­re 2009 yı­lı fe­de­ral büt­çe açı­ğı­nın 482 mil­yar do­lar ol­ma­sı bek­le­ni­yor. Bu mik­ta­ra 80 mil­yar do­lar tut­ma­sı bek­le­nen sa­vaş har­ca­ma­la­rı ile Fan­ni­e Ma­e ve Fred­di­e Mac tut­sat (mort­ga­ge) şir­ket­le­ri­nin kur­ta­rıl­ma­sıy­la gi­ri­le­cek yü­küm­lü­lük­ler ise dâ­hil de­ğil. Hal böy­ley­ken ye­ni se­çi­le­cek baş­ka­nı zor gün­ler bek­li­yor. De­mok­rat­la­rın baş­kan ada­yı Ba­rack Oba­ma tüm va­tan­daş­la­rın ya­rar­la­na­bi­le­ce­ği bir sağ­lık sis­te­mi için bu alan­da­ki har­ca­ma­la­rın art­tı­rıl­ma­sı­nı sa­vu­nu­yor. Cum­hu­ri­yet­çi­le­rin ada­yı John McCa­in ise arz yön­lü ik­ti­sat po­li­ti­ka­la­rı çer­çe­ve­sin­de bü­yük iş­let­me­ler­den alı­nan ver­gi­le­rin azal­tıl­ma­sın­dan ya­na. Büt­çe açı­ğı­nın bu de­re­ce yük­sek ol­du­ğu bir or­tam­da her iki ada­yın da söz ko­nu­su po­li­ti­ka­la­rı­nı uy­gu­la­ya­bil­me­le­ri ol­duk­ça zor gö­rü­nü­yor.
 
Hindistan’da enflasyon tavan yaptı
As­ya’nın üçün­cü bü­yük eko­no­mi­si olan Hin­dis­tan’da yıl­lık enf­las­yon Ağus­tos ayı iti­ba­rıy­la %12,66 ola­rak ger­çek­le­şe­rek 16 yıl­lık bir re­ko­ra im­za at­tı. Bu du­rum Hin­dis­tan Mer­kez Ban­ka­sı’nın ha­len %9 olan fa­iz oran­la­rın­da bir ar­tı­şa gi­de­bi­le­ce­ği bek­len­ti­si­ne yol açı­yor. Öte yan­dan hü­kü­met, 2004-2007 dö­ne­min­de yıl­da or­ta­la­ma %9 ola­rak ger­çek­le­şen bü­yü­me­nin bu yıl %7,7 se­vi­ye­si­ne ge­ri­le­me­si­ni bek­li­yor. Bun­da yük­se­len gı­da ve akar­ya­kıt fi­yat­la­rı ile da­ra­lan kre­di pi­ya­sa­la­rı et­ki­li ol­du. Ay­rı­ca akar­ya­kıt teş­vik­le­ri, çift­çi­le­re ucuz güb­re sağ­lan­ma­sı ve ta­rım sek­tö­rü borç­la­rı­nın af­fe­dil­me­si gi­bi uy­gu­la­ma­lar ne­ti­ce­sin­de ka­mu ma­li­ye­sin­de gö­rü­len bo­zul­ma da Hin­dis­tan’ın ba­şı­nı ağ­rı­ta­ca­ğa ben­zi­yor. Ni­te­kim The Eco­no­mist der­gi­sin­de ya­yın­la­nan bir yo­ru­ma gö­re Hin­dis­tan’ın büt­çe açı­ğı yıl­so­nu iti­ba­rıy­la GSMH’si­nin %10’u ola­rak ger­çek­le­şe­bi­lir.
 
Japon ekonomisi küçüldü
Dün­ya’nın ikin­ci bü­yük eko­no­mi­si Ja­pon­ya bu yı­lın ikin­ci çey­re­ğin­de %0,6 ora­nın­da kü­çül­dü. Yük­sek sey­re­den pet­rol fi­yat­la­rı ve %0,6 ora­nın­da ge­ri­le­yen iç ta­lep, kü­çül­me­de­ki ana et­ken­ler ola­rak gös­te­ri­li­yor. Ba­zı ik­ti­sat­çı­la­ra gö­re Ame­ri­kan eko­no­mi­sin­de­ki ya­vaş­la­ma­nın da et­ki­siy­le Ja­pon eko­no­mi­sin­de­ki kü­çül­me 3. çey­rek­te de de­vam ede­cek. Du­ru­mu de­ğer­len­di­ren Ja­pon Baş­ba­ka­nı Ya­su­o Fu­ka­da ise eko­no­mi­yi can­lan­dı­ra­cak bir teş­vik pa­ke­ti üze­rin­de ça­lış­tık­la­rı­nı be­lirt­ti. Bu­na gö­re ba­lık­çı­la­rın, çift­çi­le­rin ve ulaş­tır­ma fir­ma­la­rı­nın kul­lan­dık­la­rı akar­ya­kı­ta teş­vik uy­gu­lan­ma­sı dü­şü­nü­lü­yor. Öte yan­dan Ja­pon­ya tü­ke­ti­ci gü­ven en­dek­si ise son 26 yı­lın en dü­şük se­vi­ye­sin­de bu­lu­nu­yor. Uz­man­la­ra gö­re yük­se­len gı­da ve ener­ji fi­yat­la­rı Ja­pon tü­ke­ti­ci­ler­de gü­ven kay­bı­na ne­den olu­yor ve bu da tü­ke­tim har­ca­ma­la­rın­da dü­şü­şe yol açı­yor.

Tavsiye Et
Ekonomide Gündem Türkiye / Eylül 2008
Türkiye-Afrika ilişkileri ivme kazanıyor
Tür­ki­ye ve Af­ri­ka Bir­li­ği üye­si ül­ke­ler “Müş­te­rek Bir Ge­le­cek İçin Da­ya­nış­ma ve İş­bir­li­ği” slo­ga­nıy­la 1. Tür­ki­ye-Af­ri­ka İş­bir­li­ği Zir­ve­si kap­sa­mın­da 18-21 Ağus­tos ta­rih­le­ri ara­sın­da İs­tan­bul’da bir ara­ya gel­di. Zir­ve­ye 50 Af­ri­ka ül­ke­sin­den üst dü­zey si­ya­si ka­tı­lım ol­du. Ay­rı­ca zir­ve kap­sa­mın­da dü­zen­le­nen Tür­ki­ye-Af­ri­ka İş Fo­ru­mu’na Tür­ki­ye’den ve Af­ri­ka ül­ke­le­rin­den çok sa­yı­da iş ada­mı ka­tıl­dı. Zir­ve so­nun­da si­ya­si ve eko­no­mik iliş­ki­le­re ye­ni bir iv­me ka­zan­dır­ma­sı he­def­le­nen İs­tan­bul Dek­la­ras­yo­nu ya­yın­lan­dı ve Tür­ki­ye-Af­ri­ka Oda­sı (TAC)’nın ku­rul­ma­sı­na ka­rar ve­ril­di. Tür­ki­ye ve Af­ri­ka ül­ke­le­ri ara­sın­da­ki iliş­ki­ler 2003 yı­lın­da Tür­ki­ye’nin “Af­ri­ka Stra­te­ji­si”nin oluş­tu­rul­ma­sı ve 2005’in Af­ri­ka se­ne­si ilan edil­me­siy­le yo­ğun­laş­mış­tı. 2003 yı­lın­da 5 mil­yar do­lar olan ti­ca­ret hac­mi­nin bu yıl­so­nu iti­ba­rıy­la 19 mil­yar do­la­rı bul­ma­sı bek­le­ni­yor. 2023 he­de­fi ise 150 mil­yar do­lar. Af­ri­ka Bir­li­ği ise Ocak ayın­da Tür­ki­ye’yi “stra­te­jik or­tak” ola­rak ilan et­ti. Ma­yıs ayın­da ise Tür­ki­ye, Af­ri­ka Kal­kın­ma Ban­ka­sı’na böl­ge dı­şı üye ola­rak ka­bul edil­di.
 
IMF ile tamam mı, devam mı?
IMF ile Tür­ki­ye ara­sın­da 2005 yı­lın­da im­za­la­nan 20. stand-by an­laş­ma­sı­nın 10 Ma­yıs 2008’de so­na er­me­sin­den bu ya­na Tür­ki­ye’nin IMF ile olan iliş­ki­si­nin ne şe­kil­de de­vam ede­ce­ği hâ­lâ net­leş­miş de­ğil. IMF İc­ra Di­rek­tör­le­ri Ku­ru­lu’na gö­re, mev­cut kü­re­sel fi­nan­sal ko­şul­lar ve Tür­ki­ye’nin yük­sek ca­ri açı­ğı göz önü­ne alın­dı­ğın­da Tür­ki­ye’nin eko­no­mik is­tik­ra­rı­nı per­çin­le­me ve ka­lan za­fi­yet­le­ri­ni gi­der­me ça­ba­la­rı­nın des­tek­len­me­sin­de IMF’nin et­kin ro­lü­nü sür­dür­me­si ge­re­ki­yor. Eko­no­mi­den So­rum­lu Dev­let Ba­ka­nı Meh­met Şim­şek ise ka­mu ke­si­mi dış fi­nans­man ih­ti­ya­cı­nın IMF’ye ge­rek­si­nim duy­ma­ya­cak ka­dar dü­şük dü­zey­de ol­du­ğu­nu vur­gu­la­mak­la bir­lik­te IMF ile ih­ti­ya­ti bir stand-by an­laş­ma­sı im­za­la­ma­nın uy­gun ola­ca­ğı­nı di­le ge­ti­rip bu yön­de­ki ça­lış­ma­la­rın de­vam et­ti­ği­ni söy­le­di.
Du­ru­mu de­ğer­len­di­ren MÜ­Sİ­AD Baş­ka­nı Ömer Ci­had Var­dan ise bun­dan son­ra­ki sü­reç­te IMF ile sa­de­ce prog­ram son­ra­sı gö­ze­tim an­laş­ma­sı ya­pıl­ma­sı­nın ye­ter­li ola­ca­ğı­nı be­lirt­ti. Öte yan­dan Hü­kü­met, 2009 yı­lı büt­çe ha­zır­lık­la­rı­na IMF’siz baş­la­dı. Bu du­rum 6 yıl­lık AKP ik­ti­da­rın­da bir il­ki teş­kil edi­yor.
 
Kafkaslar’daki istikrarsızlık Türkiye’yi vuruyor
Gür­cis­tan’ın ay­rı­lık­çı Gü­ney Oset­ya böl­ge­sin­de hâ­ki­mi­ye­ti­ni ye­ni­den te­sis et­mek için dü­zen­le­di­ği ope­ras­yon son­ra­sı baş­la­yan Rus-Gür­cü sa­va­şıy­la be­li­ren Kaf­kas­lar­’da is­tik­rar­sız­lık teh­li­ke­si, Tür­ki­ye’nin böl­ge po­li­ti­ka­la­rı­nı teh­dit edi­yor. Tür­ki­ye’nin ener­ji ve ula­şım ko­ri­do­ru ol­ma ama­cı­na ma­tuf uy­gu­la­ma­ya ko­nan Ba­kü-Tif­lis-Cey­han Pet­rol Bo­ru Hat­tı (BTC), Şah­de­niz Do­ğal­gaz Bo­ru Hat­tı ve Kars-Tif­lis-Ba­kü De­mir­yo­lu Hat­tı pro­je­le­ri ola­sı bir is­tik­rar­sız­lık or­ta­mın­da sek­te­ye uğ­ra­ya­bi­lir. Ge­liş­me­le­ri de­ğer­len­di­ren Türk-Gür­cü İş Kon­se­yi Baş­ka­nı Tuğ­rul Er­kin, sa­va­şın en çok Tür­ki­ye’yi vu­ra­ca­ğı­nı be­lir­te­rek or­ta­ya çı­kan is­tik­rar­sız­lık or­ta­mın­da Tür­ki­ye’nin böl­ge­ye yö­ne­lik pro­je­le­ri­ne olan gü­ve­nin azal­ma­sıy­la bu pro­je­le­rin çok za­rar gö­re­ce­ği­ni ifa­de et­ti. Ni­te­kim Şah­de­niz Do­ğal­gaz Bo­ru Hat­tı’nın iş­le­ti­ci­si BP, gü­ven­lik ge­rek­çe­siy­le hat­tan gaz akı­şı­nı ge­çi­ci sü­rey­le dur­dur­du­ğu­nu açık­la­dı. Öte yan­dan 5 Ağus­tos’ta Er­zin­can’da BTC Bo­ru Hat­tı’nda mey­da­na ge­len pat­la­ma so­nu­cun­da bu hat­tan pet­rol akı­şı iki haf­ta sü­rey­le dur­du.
 
Milli gelirin dörtte biri kadar israf ediyoruz
Tür­ki­ye İs­ra­fı Ön­le­me Vak­fı (TİS­VA)’nın yap­tı­ğı araş­tır­ma­ya gö­re geç­ti­ği­miz yıl Tür­ki­ye’de 214 mil­yar YTL is­raf edil­di. Bu tu­tar 856 mil­yar YTL’lik mil­li ge­li­ri­mi­zin dört­te bi­ri­ne mu­ka­bil. Araş­tır­ma so­nuç­la­rı­nı açık­la­yan TİS­VA Baş­ka­nı Aziz Ak­gül, ge­rek­siz ve amaç­sız her tür­lü iş­lem ve har­ca­ma­yı is­raf ola­rak ka­bul et­tik­le­ri­ni be­lir­tir­ken, en bü­yük is­raf ala­nı­nı 41,5 mil­yar YTL ile iç borç fa­iz öde­me­le­ri ola­rak gös­ter­di. En çok is­raf ya­pı­lan ikin­ci alan ise 33,06 mil­yar YTL ile sos­yal gü­ven­lik sis­te­mi. Isıt­ma, ay­dın­lat­ma ve su kul­la­nı­mı gi­bi di­ğer pek çok alan­da da is­raf had saf­ha­da. Baş­kan Ak­gül’e gö­re is­raf edi­len bu 214 mil­yar YTL ile 2 mil­yon 739 bin ders­lik­li 171 bin okul ve­ya 3 mil­yon 379 bin ya­tak­lı 11 bin 263 has­ta­ne yap­tı­rı­la­bi­lir ya da 68 mil­yon va­tan­da­şı­mı­za yıl­lık 3 bin 147 YTL sü­rek­li va­tan­daş­lık ge­li­ri bağ­la­na­bi­lir­di.
 
Türk Lirası geliyor, paramız yenileniyor
1 Ocak 2005 ta­ri­hin­de Türk Li­ra­sı’ndan 6 sı­fır atıl­ma­sıy­la te­da­vü­le gi­ren Ye­ni Türk Li­ra­sı’nda­ki ye­ni iba­re­si kal­dı­rı­lı­yor ve as­li pa­ra bi­ri­mi Türk Li­ra­sı’na tek­rar dö­nü­lü­yor. Ye­ni­den “Türk Li­ra­sı” ve “Ku­ruş” adı­nı ala­cak olan bank­not ve ma­de­nî pa­ra­la­rı­mız 1 Ocak 2009’da ye­ni­le­nen ta­sa­rım­la­rı, de­ği­şen bo­yut­la­rı ve ge­liş­miş gü­ven­lik özel­lik­le­riy­le ara­mız­da ola­cak. TL ve YTL bank­not ve ma­de­ni pa­ra­lar, 2009 yı­lı bo­yun­ca bir­lik­te te­da­vül­de ola­cak. Ay­rı­ca yıl­ba­şın­dan iti­ba­ren 200 TL’lik bank­not­lar­la da ta­nı­şa­ca­ğız. Mer­kez Ban­ka­sı (MB) Baş­ka­nı Dur­muş Yıl­maz, sa­nı­la­nın ak­si­ne 200 TL ba­sı­lı­yor ol­ma­sı­nın enf­las­yon ile bir il­gi­si ol­ma­dı­ğı­nı söy­le­di. Öte yan­dan MB’nin “Türk Li­ra­sı ge­li­yor, pa­ra­mız ye­ni­le­ni­yor” slo­ga­nıy­la baş­lat­tı­ğı ta­nı­tım kam­pan­ya­sı kap­sa­mın­da dü­zen­le­di­ği an­ke­te ka­tı­lan­la­rın %65,8’i yeniden TL’ye dönüleceğinden habersiz.
 
Sanayide katma değerin %7,2’si ikinci 500’den
İs­tan­bul Sa­na­yi Oda­sı (İSO) “İkin­ci 500 Bü­yük Sa­na­yi Ku­ru­lu­şu 2007” ra­po­ru­nu açık­la­dı. Ra­po­ra gö­re İkin­ci 500’de ilk sı­ra­yı, 96 mil­yon 306 bin 80 YTL’lik net üre­tim­den sa­tış­la Gra­ni­ser Gra­nit Se­ra­mik Sa­na­yi ve Ti­ca­ret A.Ş. al­dı. Sa­na­yi sek­tö­rü­nün ya­rat­tı­ğı kat­ma de­ğe­rin %4,1’i, ikin­ci 500 bü­yük sa­na­yi ku­ru­lu­şun­dan gel­di. Üre­tim­de­ki de­ğiş­me­yi yan­sı­tan net üre­tim­den sa­tış­lar ise sa­bit fi­yat­lar­la %8,7 art­tı. 2006 yı­lın­da bu ar­tış %11,6 ora­nın­da idi. İkin­ci 500 şir­ke­tin 2007 yı­lı kâr-za­rar top­la­mı %83,9 ora­nın­da ar­tış gös­ter­di. Ay­rı­ca do­lar ba­zın­da borç­la­nan iş­let­me­le­rin yük­sek bo­yut­lar­da kur far­kı ge­li­ri el­de et­ti­ği göz­len­di. Ra­por­da dik­ka­te şa­yan bir di­ğer hu­sus ise, ikin­ci 500’ün ih­ra­ca­ta kat­kı­sı. Bu­na gö­re ikin­ci 500 Sa­na­yi Ku­ru­lu­şu, 2007 yı­lı Tür­ki­ye ih­ra­ca­tı­nın %7,2’si­ni ger­çek­leş­tir­di. İkin­ci 500’ün ih­ra­ca­tın­da­ki ar­tış ise %24,6 ora­nın­da ol­du.

Tavsiye Et