Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (April 2005) > Türkiye Ekonomi > Ortak Afro-Avrasya Pazarı için ortak bilinç
Türkiye Ekonomi
Ortak Afro-Avrasya Pazarı için ortak bilinç
Tayanç Ahmet Gündüz
EYLÜL ayında, MÜSİAD tarafından düzenlenen iki önemli uluslararası organizasyonda yerli ve yabancı bine yakın işadamı ve siyasetçi bir araya geldi. Afro-Avrasya Ortak Pazarı’ temalı 8’inci Uluslararası İş Forumu (IBF) Kongresi ve ‘Ticaret Olimpiyatları’ şeklinde nitelenen 10’uncu MÜSİAD Uluslararası Fuarı, temelde Türk şirketlerinin de ‘küresel marka’ olmasına katkı sağlamayı hedefliyordu.
Açılış konuşmasını Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın yaptığı IBF Kongresi’ne, Malezya’nın eski Başbakanı Mahathir Muhammed ve İran Ticaret Bakanı Muhammed Şeriat Madari gibi, önemli devlet adamları da iştirak etti.
Uluslararası İşadamları Forumu (IBF) Başkanı Erol Yarar, zirvenin Müslüman işadamlarının küresel buluşmasının adresi olduğunu vurguladı. Kongreyi Davos toplantılarına benzeten Yarar,Afro-Avrasya Ortak Pazarı’ temalı forumun, bu bölge eksenli ortak pazarın büyütülmesine ilişkin potansiyel, dinamikler ve sorunların masaya yatırılmasına hizmet ettiğini ifade etti.
İlk olarak, 1995 yılında Pakistan’da toplanan IBF, İslam dünyasından hükümet temsilcileri, işadamları, bürokratlar ve akademisyenlerin bir araya gelerek karşılıklı ekonomik ve ticarî bağları geliştirmek amacıyla kafa yordukları bir organizasyon. IBF, 10 yıllık geçmişinde, MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Bolat’ın da zirvede belirttiği gibi, ortak bilinç geliştirmede önemli görevler üstlendi. Bolat, konuşmasında Afro-Avrasya Bölgesi’nin jeopolitik, kültürel ve ekonomik alanda ciddi meydan okumalarla karşı karşıya bulunduğunu ve sürecin doğru okunamaması durumunda riskli sonuçların kaçınılmaz olduğunu ifade etti. İslam Dünyası’nın ciddi bir özeleştiri yapmak zorunda olduğunu belirten Bolat, bugün karşılaşılan sıkıntıların temelinde siyasî ve ekonomik durgunluk, gerekli reformların yapılamaması ve teknolojik gerilemenin bulunduğunu hatırlatarak, çözümün ‘medeniyet projemizin ve iddiamızın olması ve gerçekleştirilebilmesinde’ yattığını ifade etti. 
Bugün, İslam Konferansı Teşkilatı’na (İKT) üye 57 ülkenin ihracat toplamı (2002 yılında 495 milyar dolar) dünya toplam ihracatının yüzde 10’undan az. Bu rakamların büyük kısmını da zaten hammadde (petrol ve doğal gaz) ihracatı oluşturuyor. Daha trajik olan ise, bu ülkelerin kendi aralarındaki ticaretin, toplam ticaretleri içindeki payının da yüzde 10’lar seviyesinde seyretmesi. İslam ülkelerinin dünya petrol ve doğal gaz rezervlerinin üçte ikisinden fazlasına sahip olmasına rağmen, bu kaynakları verimli alanlara yönlendirememeleri geri kalmalarında en büyük etken.
16-19 Eylül tarihleri arasında İstanbul Yeşilköy’deki CNR Fuar Merkezi’nde düzenlenen uluslararası fuarda 305 yerli ve 39 yabancı firma ürünlerini sergilediler. İslam ülkeleri arasındaki işbirliğinin artırılması ve ticarî ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine hizmet eden fuar sırasında milyonlarca dolarlık iş bağlantısı gerçekleştirildi. Farklı ölçek ve sektörlerden şirketlerin, ev aletlerinden konfeksiyona, gıda ürünlerinden hizmet alanlarına kadar değişik ürün ve hizmetlerinin sergilendiği fuarı 160 bine yakın ziyaretçi gezdi.
Dünya üzerinde 1,2 milyarı aşkın Müslüman yaşıyor. MÜSİAD’ın düzenlediği etkinliklerde ulaşılan hacim bu büyük potansiyelin harekete geçirilmesine şimdilik mütevazı bir katkı niteliğinde olsa da, Malezya eski Başbakanı Mahathir Muhammed’in IBF Kongresi’nde dile getirdiği gibi “Bin millik yol bir adımla başlar.” Muhammed’in önerdiği üzere Dünya Ticaret Örgütü kanalıyla uluslararası ticaretin kurallarının oluşmasına katkıda bulunulması ve İslam ülkelerinin kendilerini tıpkı AB veya NAFTA gibi ekonomik bir blok olarak görmeleri ve birbirlerine öncelik tanımaları durumunda, İslam dünyası küresel bir aktör haline gelebilecek ve Müslüman toplumların refah ve gelişmişlik seviyelerinin yükseltilmesi mümkün olabilecek.

Paylaş Tavsiye Et