Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (March 2009) > Dünya Ekonomi > İşçi ne zaman ‘haklı’ olur?
Dünya Ekonomi
İşçi ne zaman ‘haklı’ olur?
Sadık Ünay
Fİ­NAN­SAL ka­pi­ta­liz­min ba­şı­nı alıp git­ti­ği ça­ğı­mız­da “eko­no­mik kü­re­sel­leş­me” söy­le­mi öy­le­si­ne ku­şa­tı­cı bir hâl al­dı ki, fi­nan­sal pi­ya­sa ha­re­ket­le­ri­nin gir­da­bı­na ya­ka­lan­ma­dan ana­liz ya­pa­bil­mek yü­rek is­ti­yor. Tüm dik­kat­le­rin en­teg­ras­yon de­rin­li­ği ve oy­nak­lı­ğı git­tik­çe ar­tan ma­li pi­ya­sa­lar­da or­ta­ya çı­kan an­lık de­ği­şim­le­rin ta­ki­bi­ne tek­sif edil­di­ği ve eko­no­mik ak­ti­vi­te­nin re­el ve ya­pı­sal pek çok yö­nü­nün gi­de­rek ih­mal edil­di­ği bir or­tam­da, kü­re­sel eko­no­mi po­li­tik sis­te­mi­nin te­mel yö­ne­ti­şim ya­pı­sı ve so­run­la­rı hak­kın­da­ki ana­liz­le­rin öne­mi da­ha da art­mak­ta. Bu doğ­rul­tu­da, eko­no­mik kü­re­sel­leş­me sü­reç­le­ri­nin aka­de­mik ve po­pü­ler li­te­ra­tür­de ide­olo­jik ve prag­ma­tik ge­rek­çe­ler­le gö­re­ce en çok ih­mal edi­len ve in­sa­ni ger­çek­lik­le­re en çok do­ku­nan has­sas bir yö­nü­nü, ulus­la­ra­ra­sı ça­lış­ma ve iş­çi hak­la­rı re­ji­mi­ni ele ala­ca­ğız.
1995 yı­lın­da ku­rul­ma­sın­dan iti­ba­ren sa­de­ce ulus­la­ra­ra­sı ti­ca­re­tin de­ğil ay­nı za­man­da çok yön­lü eko­no­mik kü­re­sel­leş­me sü­reç­le­ri­nin de iti­ci ku­rum­sal ak­tö­rü ola­rak gö­rü­len Dün­ya Ti­ca­ret Ör­gü­tü (DTÖ-WTO), ge­ri­de ka­lan 12 yıl zar­fın­da ulus­la­ra­ra­sı ti­ca­ret an­laş­ma­la­rın­da uy­gu­la­nan kri­ter ve stan­dart­lar ile ça­lı­şan hak­la­rı ko­nu­sun­da­ki dü­zen­le­me­le­rin bağ­daş­tı­rıl­ma­ma­sı nok­ta­sın­da ola­ğa­nüs­tü bir gay­ret gös­ter­di. Ge­li­şen ve ge­liş­mek­te olan ül­ke­ler ara­sın­da üre­tim, ti­ca­ret ve fi­nans alan­la­rın­da ger­çek­leş­ti­ri­len dü­zen­le­me­le­rin de ge­nel ola­rak ça­lı­şan­la­rın ya­şam stan­dart­la­rı, üc­ret ve hak­la­rı gi­bi ko­nu­la­rı ‘dış­sal’ bir ol­gu ola­rak gör­dük­le­ri ma­lum. Dün­ya eko­no­mi­si­ni sü­rük­le­yen ço­ku­lus­lu şir­ket­ler na­za­rın­da da ça­lı­şan hak­la­rı ile il­gi­li ko­nu­lar kâr mak­si­mi­zas­yo­nu­nun ge­re­ği ola­rak sa­de­ce bir fi­yat ya da ma­li­yet me­se­le­si ola­rak gö­rül­dü­ğün­den emek fak­tö­rü­nün ba­şat eko­no­mik ana­liz­ler­den so­yut­lan­mış ol­ma­sı­na şaş­ma­mak ge­re­ki­yor. Bu du­rum­da, ça­lı­şan hak­la­rı ko­nu­sun­da kü­re­sel baz­da yet­ki­li en kap­sam­lı ku­ru­luş olan Ulus­la­ra­ra­sı Ça­lış­ma Ör­gü­tü (UÇÖ-ILO)’nün de, kü­re­sel eko­no­mi­nin yö­ne­ti­şi­mi ko­nu­sun­da özel­lik­le 1980 son­ra­sın­da yük­se­li­şe ge­çen neo-liberal fel­se­fe doğ­rul­tu­sun­da İMF, Dün­ya Ban­ka­sı ve DTÖ’ye na­za­ran gi­de­rek mar­ji­nal bir ko­nu­ma itil­miş ol­ma­sı ga­yet do­ğal.
Oy­sa gü­nü­müz­de­ki eko­no­mi-po­li­tik sis­te­min ta­rih­sel kö­ken­le­ri­ne bak­tı­ğı­mız­da, Bret­ton Wo­ods An­laş­ma­sı ile te­mel­le­ri atı­lan sa­vaş son­ra­sı ku­rum­sal yö­ne­ti­şim sis­te­mi­nin ti­ca­ret, fi­nans, üre­tim, iş­çi hak­la­rı, çev­re­nin ko­run­ma­sı, in­san hak­la­rı gi­bi ko­nu­lar­da çok ta­raf­lı ka­tı­lı­ma ve so­mut pren­sip­ler ile norm­la­ra da­ya­nan “ulus­la­ra­ra­sı re­jim­ler” ku­rul­ma­sı­nı esas al­dı­ğı­nı gö­rü­yo­ruz. 1944-71 ara­sın­da iş­le­yen Bret­ton Wo­ods I ve 1971’den gü­nü­mü­ze de­vam eden Bret­ton Wo­ods II dö­nem­le­ri­ni in­ce­le­di­ği­miz­de ön­ce Güm­rük Ta­ri­fe­le­ri ve Ti­ca­ret Ge­nel An­laş­ma­sı (GATT) re­ji­mi, ar­dın­dan da DTÖ va­sı­ta­sıy­la tek­no­lo­ji ve hiz­met sek­tör­le­ri­nin bü­yü­me­si ile ge­niş­le­yen kü­re­sel ti­ca­ret re­ji­mi­nin dü­zen­len­me­sin­de cid­di me­sa­fe kat edil­di­ği gö­rü­lü­yor. Bu­na ko­şut ola­rak 1971 son­ra­sın­da ser­best­leş­ti­ri­len kü­re­sel fi­nans ala­nın­da, ar­tan akış­kan­lık ve en­teg­ras­yo­nu en­gel­le­me­me adı­na mak­sat­lı bir de­net­le­me açı­ğı gö­ze çar­par­ken, ço­ku­lus­lu şir­ket­le­rin ope­ras­yon­la­rı­na ko­nu olan üre­tim ve hiz­met alan­la­rı ile en­te­lek­tü­el mül­ki­yet hak­la­rı gi­bi ne­ta­me­li ko­nu­la­rın DTÖ uh­de­sin­de­ki le­gal ko­ru­ma ve uyum­suz­luk gi­der­me me­ka­niz­ma­la­rı­nın kap­sa­mı­na alın­mış ol­ma­sı ol­duk­ça ma­ni­dar.
Pi­ya­sa dos­tu ka­pi­ta­liz­min ya­yı­lıp de­rin­leş­me­si sü­re­cin­de sa­vaş son­ra­sı dö­ne­min sos­yal ada­let, tam is­tih­dam, in­san­ca kal­kın­ma gi­bi kav­ram­la­rı ra­fa kal­dı­rıl­dı­ğı için kü­re­sel norm oluş­tur­ma ve stan­dart koy­ma nok­ta­sın­da en ge­ri­de bı­ra­kı­lan iki ala­nın do­ğal çev­re­nin ko­run­ma­sı ile iş­çi hak­la­rı re­ji­mi ol­du­ğu ra­hat­lık­la söy­le­ne­bi­lir. Çev­re ko­nu­sun­da 1990’lar­dan iti­ba­ren or­ta­ya çı­kan kü­re­sel du­yar­lı­lık ve ka­muo­yu bas­kı­sı ile Kyo­to ajan­da­sı­nın re­fe­rans ol­ma özel­li­ği­ni dik­ka­te al­dı­ğı­mız­da, ça­lı­şan hak­la­rı re­ji­mi­nin eko­no­mik kü­re­sel­leş­me sü­reç­le­ri­nin en faz­la ih­mal edi­len ala­nı ol­du­ğu şüp­he gö­tür­mez bir ger­çek ola­rak or­ta­da du­ru­yor.
Üre­tim, hiz­met­ler, ti­ca­ret ve özel­lik­le fi­nans sek­tör­le­ri hız­la kü­re­sel­le­şip bun­la­ra ma­tuf en­teg­re ope­ras­yon ve yö­ne­ti­şim me­ka­niz­ma­la­rı oluş­tu­ru­lur­ken, eko­no­mi­nin en in­sa­ni kıs­mı­nı oluş­tu­ran iş­çi­ler, ça­lı­şan­lar ve on­la­rın hak­la­rı ile il­gi­li dü­zen­le­me­ler bir tür­lü kü­re­sel­leş(e)mi­yor. Bun­da el­bet­te ta­rih­sel ola­rak iş­çi hak­la­rın­dan dem vu­ran sen­di­ka ve si­vil top­lum ör­güt­le­ri­nin özel­lik­le So­ğuk Sa­vaş or­ta­mın­da sos­ya­lizm ha­va­ri­le­ri ola­rak gö­rül­müş ol­ma­la­rı ile neo-liberal pi­ya­sa ide­olo­ji­si­nin “iş­çi pi­ya­sa­sın­da­ki ka­tı­lık­la­rı kal­dır­mak” şek­lin­de özet­le­nen me­ta­laş­tı­rı­cı yak­la­şı­mı­nın da et­ki­si bü­yük. Tam da bu nok­ta­da Ernst Ha­as’ın “epis­te­mik top­lum­lar” di­ye ta­nım­la­dı­ğı ve ulus­la­ra­ra­sı düz­lem­de po­li­ti­ka ko­or­di­nas­yo­nu­nu or­ga­ni­ze edip meş­ru­laş­tı­ran söy­lem üre­ti­ci­le­ri­ne de vur­gu yap­mak ge­re­ki­yor. Tek­nik de­rin­lik ge­rek­tir­di­ği ka­bul edi­len ko­nu­lar­da­ki uz­man­lık­la­rı bir şe­kil­de ge­niş çev­re­ler ta­ra­fın­dan ka­bul gö­ren bu epis­te­mik top­lum­lar, ulus­la­ra­ra­sı ku­rum ve ku­ru­luş­lar nez­din­de hâ­kim eko­no­mi-po­li­tik söy­lem ve bil­gi üre­ti­mi sü­reç­le­ri­ne ka­tı­la­rak kü­re­sel ka­mu­oyu­nu oluş­tur­ma nok­ta­sın­da ki­lit rol­ler oy­na­ya­bi­li­yo­rlar.
Di­ğer Bret­ton Wo­ods ku­ru­luş­la­rın­dan çok ön­ce, I. Dün­ya Sa­va­şı’nı son­lan­dı­ran Ver­say An­laş­ma­sı (1919) ile ulus­la­ra­ra­sı sos­yal ada­let ve ça­lış­ma stan­dart­la­rı oluş­tur­ma he­de­fiy­le ku­ru­lan UÇÖ’nün ar­ka­sın­da­ki ni­te­lik­li epis­te­mik top­lu­mun da, Key­nez­yen dö­nem ve sa­vaş son­ra­sı ye­ni­den ya­pı­lan­ma sı­ra­sın­da kü­re­sel ka­muo­yu oluş­tur­ma nok­ta­sın­da cid­di bir et­ki ic­ra et­tik­ten son­ra ted­ri­ci bir ze­min kay­bı­na uğ­ra­dı­ğı çok açık. Ay­rı­ca sos­yal ada­let, is­tih­dam ve iş­çi hak­la­rı ek­sen­li po­li­ti­ka gün­de­mi aley­hi­ne bir re­jim kay­ma­sı ya­şan­ma­sı ne­de­niy­le UÇÖ’nün epis­te­mik top­lum üs­tün­lü­ğü­nü de pi­ya­sa odak­lı li­be­ral­leş­me stra­te­ji­si­ne odak­la­nan İMF, Dün­ya Ban­ka­sı ve GATT-DTÖ gru­bu­na kap­tır­ma­sı ve ye­ni kü­re­sel söy­le­me ay­kı­rı bir çiz­gi­de kal­dı­ğı için yö­ne­ti­şim me­ka­niz­ma­sın­dan izo­le edil­me­si de ay­nı sü­re­cin bir de­va­mı.
Kü­re­sel eko­no­mi­de yır­tı­cı neo-liberalizm dö­ne­mi­ni ta­ki­ben çar­pık ve ye­ter­siz de ol­sa 1990’lar­dan iti­ba­ren “in­sa­ni ka­pi­ta­lizm”, “iyi yö­ne­ti­şim”, “yok­sul­lu­ğun azal­tıl­ma­sı”, “sür­dü­rü­le­bi­lir bü­yü­me” gi­bi ön­ce­lik­le­rin gün­de­me gel­me­ye baş­la­ma­sı as­la bir te­sa­düf ese­ri de­ğil; ak­si­ne ka­pi­ta­list sis­tem içi bir oto-kri­tik ve sı­nır­lı dü­zelt­me sü­re­ci­nin so­nu­cuy­du. An­cak gö­rü­len o ki, bir dö­nem Sov­yet­ler ve Av­ru­pa’da­ki sos­ya­list grup­lar ile mü­ca­de­le­ye kur­ban edi­len iş­çi hak­la­rı ko­nu­su; kü­re­sel üre­tim, ti­ca­ret ve fi­nans me­ka­niz­ma­la­rı­nın in­san­ca stan­dart­lar doğ­rul­tu­sun­da iş­le­til­me­si nok­ta­sın­da tre­ni bir de­fa da­ha ka­çır­dı. So­nuç ne olur­sa ol­sun, özel­lik­le ge­liş­mek­te olan ül­ke­ler­de ye­rel ve ço­ku­lus­lu ser­ma­ye ta­ra­fın­dan cid­di su­is­ti­mal­le­re ko­nu olan uzun ça­lış­ma sü­re­le­ri, ço­cuk iş­çi ça­lış­tı­rıl­ma­sı ve iş­ye­rin­de in­san hak­la­rı ih­lal­le­ri gi­bi ko­nu­la­rın ulus­la­ra­ra­sı ti­ca­ret an­laş­ma­la­rın­da ko­şul ola­rak mut­la­ka DTÖ gün­de­mi­ne ta­şın­ma­sı ge­re­ki­yor.
Sı­nır­sız kâr hır­sı ile in­sa­ni kal­kın­ma, ma­te­ma­tik­sel eko­no­mik bü­yü­me ile in­san­ca ya­şam stan­dart­la­rı oluş­tur­ma ara­sın­da bir den­ge ku­rul­ma­sı için kü­re­sel ser­ma­ye ve yö­ne­ti­şim mer­kez­le­ri­nin ke­sin­ti­siz şe­kil­de bas­kı al­tın­da tu­tul­ma­la­rı şart. Ne­o-li­be­ral ka­pi­ta­liz­min do­ğa­sı ge­re­ği böy­le has­sas bir den­ge­ye te­mel­den ha­sım ol­du­ğu­nu bil­sek bi­le, bu böy­le.

Paylaş Tavsiye Et