Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Toplum
İKÖ Zirvesi gölgesinde Mekke izlenimleri
Sefer Turan
KUT­SAL top­rak­la­ra gi­diş her za­man fark­lı bir he­ye­can­dır. Özel­lik­le Hac dö­ne­min­de bu he­ye­can do­ru­ğa çı­kar. Cid­de ha­va­ala­nın­da hac ter­mi­na­li­ne in­di­ği­niz­de, or­ta­lık ana ba­ba gü­nü­dür; İs­lam dün­ya­sı­nın de­ği­şik ül­ke­le­rin­den gel­miş on bin­ler­ce ki­şi ay­nı üni­for­ma al­tın­da (ih­ram­la­rıy­la) Mek­ke’ye bir an ön­ce ulaş­ma ar­zu­suy­la te­laş için­de­dir. Ki­mi va­liz­le­ri­ni ko­va­lar, ki­mi yaş­lı­la­rın elin­den tu­tar. Ha­va­ala­nın­da iş­lem­le­ri­ni bi­ti­ren­ler oto­büs­ler­le yo­la ko­yu­lur. Oto­bü­sün içi “Leb­beyk” ses­le­riy­le yan­kı­la­nır; dua­lar, sa­lâ­vat­lar bir­bi­ri­ne ka­rı­şır. Mek­ke’ye yak­laş­tık­ça he­ye­can iyi­ce ar­tar.
İşin as­lı­nı so­rar­sa­nız o he­ye­can an­la­tıl­maz, ya­şa­nır!
He­le he­le ilk de­fa ya­şa­nan he­ye­ca­nın ta­ri­fi hiç ol­maz. Ama bu de­fa­sın­da öy­le ol­ma­dı!                                                                               
Suu­di Ara­bis­tan Kra­lı Ab­dul­lah bin Ab­dü­la­ziz’in çağ­rı­sı üze­ri­ne ya­pı­lan 3. Ola­ğa­nüs­tü İs­lam Kon­fe­ran­sı Ör­gü­tü Zir­ve Top­lan­tı­sı’­nı ta­kip et­mek üze­re Cid­de’ye in­miş­tik. Suu­di Ara­bis­tan En­for­mas­yon Ba­kan­lı­ğı’nın ko­nuk­lar için tah­sis et­ti­ği araç­lar­la Mek­ke’ye doğ­ru yo­la çık­tı­ğı­mız­da, iti­raf ede­yim ki, Hac yol­cu­lu­ğun­da ya­şa­dı­ğım he­ye­can yok­tu. Üze­ri­miz­de­ki ih­ram, Hac­cın duy­gu­la­rı­nı ya­şat­ma­ya yet­me­di!
Ka­be’ye açı­lan ana yol­lar­dan bi­ri Ec­yad Cad­de­si. Adı­nı bir za­man­lar üze­rin­de Ec­yad Ka­le­si’nin bu­lun­du­ğu Ec­yad Da­ğı’ndan alır. Ec­yad Cad­de­si üze­rin­de­ki Şü­he­da Otel, İKÖ Zir­ve­si ba­sın mer­ke­zi ola­rak tah­sis edil­miş­ti.
Ote­lin gi­ri­şin­de Suu­di Ara­bis­tan özel güç­le­ri var­dı. El­le­rin­de­ki oto­ma­tik si­lah­la­rı ile ade­ta kuş uçurt­mu­yor­lar­dı. As­lın­da sa­de­ce otel de­ğil, böl­ge ta­ma­men yo­ğun gü­ven­lik kon­tro­lü al­tın­day­dı. Çün­kü Mek­ke, 57’den faz­la İs­lam ül­ke­sin­den dev­let adam­la­rı­nı ağır­la­ya­cak­tı. En kü­çük tat­sız­lık zir­ve­ye göl­ge dü­şü­rür­dü.
Ka­be’yi o ka­dar sa­kin gör­mek her za­man rast­la­nan bir du­rum de­ğil­dir. Et­ra­fı ade­ta boş­tu. Bu­nun iki ne­de­ni var­dı: Bir, mev­sim; iki, zir­ve. Zir­ve, um­re­nin bit­ti­ği, Hac­cın da tam ola­rak he­nüz baş­la­ma­dı­ğı ara dö­nem­de ya­pıl­dı. Do­la­yı­sıy­la Ha­cı aday­la­rı he­nüz gel­me­di. Di­ğer ta­raf­tan zir­ve için alı­nan gü­ven­lik ön­lem­le­ri çer­çe­ve­sin­de Ka­be’ye açı­lan yol­lar tra­fi­ğe ka­pa­tıl­dı. Dük­kan­lar zir­ve bo­yu ka­pı­la­rı­nı aç­ma­dı. Halk yok; tam bir ıs­sız­lık hâ­kim. Öy­le ki; Hac dö­ne­min­de bir ta­vaf yak­la­şık bir sa­at za­man alır­ken, zir­ve sı­ra­sın­da her ta­vaf en faz­la 10- 15 da­ki­ka sü­rü­yor­du!
İş­te ola­ğa­nüs­tü zir­ve, böy­le­si bir or­tam­da Ka­be’nin ya­kı­nın­da­ki Sa­fa Te­pe­si ta­ra­fı­na düş­tü­ğü için bu adı alan Sa­fa Sa­ra­yı’nda ya­pıl­dı.
 
Zir­ve­nin Gün­de­mi: İs­lam Dün­ya­sın­da Re­form!
Zir­ve­nin ana gün­dem mad­de­si “İs­lam dün­ya­sın­da re­form” ve “İKÖ’nün ye­ni­den ya­pı­lan­dı­rıl­ma­sı” şek­lin­de özet­le­ne­bi­lir. Ön­ce ara­la­rın­da Ab­dul­lah Gül’ün de bu­lun­du­ğu dı­şiş­le­ri ba­kan­la­rı Cid­de’de top­lan­dı ve li­der­le­rin im­za­sı­na açı­la­cak üç ana bel­ge üze­rin­de ça­lış­tı­lar: Mek­ke Bil­di­ri­si, 10 yıl­lık ey­lem pla­nı ve so­nuç bil­di­ri­si.
Cum­hur­baş­ka­nı Ah­met Nec­det Se­zer git­me­di­ği için Tür­ki­ye’yi Mec­lis Baş­ka­nı Bü­lent Arınç’ın tem­sil et­ti­ği zir­ve­nin açı­lış ko­nuş­ma­sı­nı Kral Ab­dul­lah yap­tı. Kral ko­nuş­ma­sın­da, İs­lam dün­ya­sı­na “İs­la­mî söy­lem­de iti­dal” çağ­rı­sı yap­tı.
İKÖ Zir­ve­si ön­ce­ki­ler­den fark­lı bir at­mos­fer­de ya­pıl­dı. Çün­kü Ge­nel Sek­re­ter Ek­me­led­din İh­sa­noğ­lu’nun ifa­de­siy­le “bir he­ye­can ve ruh” var­dı. Bu­nun ne­de­ni de, zir­ve­de onay­la­nan Mek­ke Bil­di­ri­si, 10 yıl­lık ey­lem pla­nı ve so­nuç bil­di­ri­sin­de yer alan hu­sus­lar. Zi­ra bel­ki de ilk de­fa İs­lam ül­ke­le­ri li­der­le­ri bir ara­ya ge­le­rek “re­form” ve “de­ği­şim” ta­le­bi­ni ko­nu­şu­yor ve işin il­ginç ta­ra­fı, re­for­mun ka­çı­nıl­maz­lı­ğı ko­nu­sun­da hem fi­kir­ler!
Bu­nun için “İs­lam dün­ya­sı­nın için­de bu­lun­du­ğu so­run­la­rın tes­pi­ti ve bun­la­rın aşıl­ma­sı­nın yol­la­rı” ko­nu­şul­du ve 10 yıl­lık ey­lem pla­nı ka­bul edil­di. İs­lam ül­ke­le­rin­de­ki “in­san hak­la­rı ih­lal­le­ri” iz­len­me al­tı­na alın­dı. Di­nî dü­şün­ce­de fa­na­tizm kı­na­nır­ken, Av­ru­pa ül­ke­le­rin­de son gün­ler­de or­ta­ya çı­kan İs­lam kar­şıt­lı­ğı da eleş­ti­ril­di; İs­la­mî söy­lem­de iti­dal ka­bul edil­di.
 
Tür­ki­ye’de Ka­dın Kon­fe­ran­sı
İs­lam dün­ya­sı için­de çok mez­hep­li­lik ve mez­hep­ler ara­sı di­ya­log teş­vik edil­di. Dış­ta ise me­de­ni­yet­ler ara­sı di­ya­log vur­gu­su ya­pıl­dı.
İs­lam ül­ke­le­rin­de ka­dın hak­la­rı­nın iyi­leş­ti­ril­me­si ge­rek­ti­ği vur­gu­lan­dı. Bu amaç­la bir kon­fe­rans dü­zen­len­me­si ka­rar­laş­tı­rıl­dı ve Tür­ki­ye’nin tek­li­fi üze­ri­ne 1. İs­lam Ül­ke­le­ri Ka­dın Kon­fe­ran­sı Tür­ki­ye’de ya­pı­la­cak!
Ay­rı­ca 10 yıl­lık ey­lem pla­nı­nın ta­ki­bi için bir yü­rüt­me ku­ru­lu oluş­tu­ru­la­ca­ğı açık­lan­dı.
Dik­ka­ti­mi çe­ken şu ol­du: Üze­rin­de ko­nu­şu­lan ve üç ay­rı bel­ge­de yer alan mad­de­ler İs­lam ül­ke­le­rin­de so­mut kar­şı­lı­ğı olan mad­de­ler. Do­la­yı­sıy­la bu kez, İs­lam ül­ke­le­ri “bir şey­ler yap­mak için bir ara­ya gel­di­ler” iz­le­ni­mi uyan­dı ben­de.
 
İs­lam Fı­kıh Kon­se­yi!
Alı­nan ka­rar­lar ara­sın­da en dik­kat çe­ken ise İs­lam Fı­kıh Kon­se­yi’nin et­kin ha­le ge­ti­ril­me­si dü­şün­ce­siy­di. Böylece ye­ni do­ğa­cak fık­hî me­se­le­ler kar­şı­sın­da or­tak gö­rüş üze­rin­de bir­leş­me­ he­def­leni­yor. Çün­kü kon­se­yin üye­le­ri fark­lı İs­lam ül­ke­le­rin­den uz­man­lar­dan olu­şa­cak ve Müs­lü­man­la­rı il­gi­len­di­ren so­run­lar hak­kın­da “or­tak gö­rüş” ser­gi­le­ye­cek. Bu, bir baş­ka açın­dan tek fet­va­nın yay­gın­laş­tı­rıl­ma­sı an­la­mı­na da ge­li­yor.
As­lın­da İs­lam Fı­kıh Kon­se­yi, İKÖ bün­ye­sin­de 1981 yı­lın­da ku­rul­du; an­cak âtıl kal­dı ve cid­di bir ça­lış­ma yap­ma­dı bu gü­ne ka­dar. Hal­bu­ki en azın­dan her yıl Müs­lü­man­lar ara­sın­da so­run olan Ra­ma­zan’ın baş­lan­gıç ve bi­ti­şi gi­bi me­se­le­ler­de bir re­fe­rans ola­bi­lir­di. Bun­dan son­ra olur mu? En azın­dan bu zir­ve­de ba­zı ”ey­lem plan­la­rı” ko­nu­şul­du.
Zir­ve es­na­sın­da ka­fa­ma ta­kı­lan asıl so­ru şu ol­du: Da­ha ön­ce de İKÖ Zir­ve­si ta­kip et­tim. İs­lam ül­ke­le­ri­nin için­de bu­lun­du­ğu du­ru­mu aşa­ğı yu­ka­rı bi­li­yo­rum. İKÖ Ge­nel Sek­re­te­ri’nin bah­set­ti­ği “ye­ni ruh ve he­ye­can” ön­ce­ki zir­ve­ler­de yok­tu. Ama işin il­ginç ta­ra­fı ön­ce­ki zir­ve­le­re ka­tı­lan li­der­le­rin ay­nı­sı bu zir­ve­ye ka­tıl­mış­tı. De­ği­şen kim­se yok­tu. Do­la­yı­sıy­la he­ye­ca­nın kay­na­ğı ney­di? Bu­nu Ge­nel Sek­re­ter’e sor­du­ğum­da, gü­lüm­se­ye­rek, 11 Ey­lül son­ra­sın­da ya­şa­nan­la­rı an­lat­tı. An­la­şı­lan hem İs­lam ül­ke­le­ri dı­şın­da ya­şa­nan ge­liş­me­ler, hem de İs­lam dün­ya­sı için­den ge­len “re­form ta­lep­le­ri” li­der­le­ri bu­na zor­la­mış­tı.
 
İKÖ’nün Ya­pı­sı De­ği­şe­cek mi?
Ge­rek 10 yıl­lık ey­lem pla­nı, ge­rek­se Mek­ke Bil­di­ri­si’n­de al­tı­na im­za atı­lan mad­de­le­rin ha­ya­ta ge­çi­ril­me­si­nin önün­de­ki asıl so­run, plan­la­nan ya­pı­sal de­ği­şik­lik­le­rin ge­le­ce­ği. Çün­kü va­at edi­len­le­rin ger­çek­le­şip ger­çek­leş­me­di­ği­ni ta­kip ede­cek ya­pı İKÖ’dür. 57 üye­siy­le BM’den son­ra ulus­la­ra­ra­sı en bü­yük teş­ki­lat olan İKÖ, hep ”pa­sif” ya­pı­sıy­la ta­nın­dı. Bu zir­ve­de ör­gü­tün da­ha ak­tif ol­ma­sı yö­nün­de eği­lim­ler or­ta­ya çık­tı. Ge­nel Sek­re­ter İh­sa­noğ­lu bu­nun için çok gay­ret sarf et­ti. Ko­nu­şu­lan­la­rın ne ka­da­rı­nın ha­ya­ta ge­çi­ri­le­ce­ği­ni za­man gös­te­rir; ama en azın­dan “İs­lam Or­du­su ku­rul­ma­sı” ve­ya “İs­lam Ada­let Kon­se­yi”nin iş­lev­sel ha­le ge­ti­ril­me­si gi­bi İs­lam ül­ke­le­ri ara­sın­da yap­tı­rım gü­cü ola­cak öne­ri­ler­den bah­se­dil­me­si bi­le önem­liy­di. Çün­kü İKÖ’de­ki bu ko­nu­şu­lan­lar alı­şıl­mı­şın dı­şın­da! Do­la­yı­sıy­la “Mek­ke Zir­ve­si’nde­ki ey­lem pla­nı­nın ha­ya­ta ge­çi­ril­me­si, bi­raz da İKÖ içe­ri­sin­de ya­pı­sal de­ği­şik­le­rin ne ka­dar ger­çek­le­şe­ce­ği­ne bağ­lı” de­sek abart­mış ol­ma­yız.
An­cak her şe­ye rağ­men İs­lam ül­ke­le­ri ara­sın­da, ör­gü­tün pa­sif ka­la­ca­ğı en­di­şe­si yok de­ğil. Zi­ra alı­nan ka­rar­la­rın hep­si “tav­si­ye” ni­te­li­ğin­de. Ce­za­yir Dev­let Baş­ka­nı adı­na ko­nu­şan Ab­dü­la­ziz Bel­ha­dım, “İKÖ, ka­rar­la­rın uy­gu­lan­ma­sı­nın ga­ran­ti al­tı­na alı­na­ca­ğı bir ya­pı­ya bü­rün­dü­rül­me­li” der­ken bu en­di­şe­ye de­ği­ni­yor­du. Bu kay­gı­la­rın ta­rih­sel ar­ka pla­nı var: İKÖ ör­güt ola­rak, 1969 yı­lın­da Mes­cid-i Ak­sa’nın ya­kıl­ma­sı ola­yı üze­ri­ne top­la­nan ilk İs­lam zir­ve­siy­le or­ta­ya çık­tı. Bu­gün ör­güt bün­ye­sin­de 16 ül­ke­nin üye ol­du­ğu “Ku­düs Ko­mi­te­si” bu­lu­nu­yor. An­cak bu ko­mi­te­nin Ku­düs için bir şey­ler yap­tı­ğı­nı, en azın­dan bu sa­tır­lar ya­zı­lın­ca­ya ka­dar, duy­ma­dık!
Ama her şe­ye rağ­men ör­gü­tün adı­nın de­ğiş­ti­ril­me­si dâ­hil, ya­pı­sal de­ği­şik­li­ğin ve ge­nel sek­re­te­rin yet­ki­le­ri­nin ar­tı­rıl­ma­sı ge­rek­ti­ği­nin vur­gu­lan­ma­sı, ben­de, ör­güt­te bir kı­pır­dan­ma ol­du­ğu duy­gu­su uyan­dır­dı.
 
Li­der­ler Ta­vaf­ta
Zir­ve sü­rer­ken li­der­ler özel­lik­le ge­ce­nin iler­le­yen sa­at­le­rin­de Ka­be’de ta­va­fa in­di­ler. Bir ge­ce ta­vaf­ta İran cum­hur­baş­ka­nı ve İs­lam ül­ke­le­rin­de­ki tek ka­dın li­der olan Bang­la­deş cum­hur­baş­ka­nı­nı gör­düm. Her iki­si de ay­rı za­man­lar­da gel­di­ler. O an­da Ka­be’de bu­lu­nan ha­cı aday­la­rı cum­hur­baş­kan­la­rıy­la bir­lik­te ta­vaf yap­tı­lar. Bir­den yıl­lar ön­ce­si­ni ha­tır­la­dım. Bir hac mev­si­min­de Pa­kis­tan’da as­ke­rî dar­bey­le ik­ti­da­ra ge­len Cum­hur­baş­ka­nı Per­vez Mü­şer­ref’le, onun ik­ti­dar­dan uzak­laş­tır­dı­ğı es­ki Baş­ba­kan Na­vaz Şe­rif’i ay­nı an­da ta­vaf­ta gör­müş­tüm!
Zir­ve­nin son gü­nü kapanış otu­ru­mu­nu bek­le­me­den Sa­fa Sa­ra­yı’ndan ay­rıl­dım. Se­ne­nin en boş gün­le­ri­ni ya­şa­yan Ka­be’ye in­dim. Bir­kaç sa­at son­ra ani bir ha­re­ket­li­lik ya­şan­dı. Ön­ce as­ker­ler Ka­be’nin et­ra­fın­da bir hal­ka oluş­tu­ra­rak ta­vaf ya­pan­la­rı bi­raz uzak­laş­tır­dı­lar. Ar­dın­dan, Ka­be’de en­der an­lar­dan bi­ri ya­şan­dı: Ka­be’nin ka­pı­sı açıl­dı; li­der­ler grup ha­lin­de ta­vaf yap­tı­lar ve son­ra da Ka­be’nin içi­ne gir­di­ler.
Bir il­ginç­lik de şuy­du: İKÖ’ye ka­tı­lan ba­zı ül­ke­le­rin li­der­le­ri Müs­lü­man ol­ma­dık­la­rı için Mek­ke’ye git­me­di­ler ve on­lar için Cid­de’de özel bir dü­zen­le­me ya­pıl­dı; zir­ve­yi ora­dan can­lı ya­yın­la ta­kip et­ti­ler.
 
Şey­tan Taş­la­ma­da İz­di­ham Ta­ri­he Ka­rı­şı­yor!
Ka­be’nin he­men kar­şı­sın­da dik­kat çe­ken de­va­sa bir bi­na bu­lu­nu­yor. Bu, yı­kı­lan Ec­yad Ka­le­si’nin ye­ri­ne ya­pıl­mak­ta olan Kral Ab­dü­la­ziz Vak­fı bi­na­sı. 7 ku­le ve bir ti­ca­ret mer­ke­zin­den olu­şu­yor. Ku­le­ler­den bi­rin­de­ki otel­den Ka­be doğ­ru­dan gö­rü­ne­bi­li­yor. İçe­ri­sin­de 35 bin ki­şi ay­nı an­da Ka­be’nin ima­mı­na uya­rak na­maz kı­la­bi­le­cek. Tıp mer­ke­zi, alış­ve­riş mer­ke­zi, ka­pa­lı oto­par­kı, mü­ze­si ve il­ginç ta­sa­rı­mıy­la dün­ya­nın en bü­yük yü­zöl­çü­mü­ne sa­hip komp­leks ola­cak bu­ra­sı.
Bi­na­nın gi­riş ka­tın­da, şey­tan taş­la­ma köp­rü­sü pro­je­si­nin ma­ke­ti var. Suu­di hü­kü­me­ti şey­tan taş­la­ma köp­rü­sü­nü 4 ka­ta çı­ka­rı­yor. Pro­je iki yıl için­de ta­mam­lan­dı­ğın­da, ge­çen yıl­lar­da ya­şa­nan iz­di­ham fe­la­ket­le­ri de ta­ri­he ka­rış­mış ola­cak.
 
Hi­ra’dan Mek­ke’ye Ve­da
9 Ara­lık gü­nü Cu­ma na­ma­zın­da Ka­be yi­ne dol­du taş­tı. “Rah­man’ın ko­nuk­la­rı” kut­sal top­rak­la­ra ya­vaş ya­vaş gel­me­ye baş­la­mış­tı. Ar­tık Mek­ke ye­ni­den o he­ye­can­lı gün­le­rin­den bi­ri­ni ya­şa­ma­ya ha­zır­la­nı­yor­du.
O gün sa­bah Mek­ke’yi Nur Da­ğı’ndan sey­ret­tik. Da­ğın zir­ve­sin­de ilk vah­yin in­di­ği Hi­ra Ma­ğa­ra­sı, sır­tı­nı Mek­ke’ye ver­miş ge­niş ufuk­la­ra doğ­ru açı­lı­yor­du.
Haz­re­ti Pey­gam­ber’in te­fek­kür için ne­den bu­ra­yı seç­ti­ği­ni ora­ya gi­din­ce an­lı­yor in­san...
Dağ çok dik. Ama ha­cı aday­la­rı iler­le­miş yaş­la­rı­na da bak­ma­dan in­san­lı­ğa “oku” ila­hî em­ri­nin ve­ril­di­ği o me­kâ­nı gör­mek için ne­fes ne­fe­se da­ğa tır­ma­nı­yor­lar­dı.
Ak­şam Mek­ke’den ay­rı­lır­ken ha­fı­zam­da, so­luk so­lu­ğa “oku” em­ri­ne tır­ma­nan Pa­kis­tan­lı yaş­lı bir ka­dın var­dı. Sü­rek­li din­le­ne­rek tır­ma­nı­yor­du dik ya­ma­ca. He­ye­can ve coş­ku yük­lü bir azim­le…

Paylaş Tavsiye Et