Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (Nisan 2005) > Panorama
Panorama
Türk-ABD ilişkileri gerilim hattında
Geçtiğimiz aylarda, Türk halkının çoğunluğunun anti-Amerikancı olduğu yönündeki açıklamalar Türkiye-ABD ilişkilerini germişti. Hatta bu mesele Condoleezza Rice’ın Türkiye ziyaretine yansımış; Rice, Erdoğan’dan bu konuda yardım talep etmişti. Ancak Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Suriye’ye Nisan ayında yapmayı planladığı gezi öncesi ABD Ankara Büyükelçisi Eric Edelman, Suriye ile ilgili BM kararına Türkiye’nin de katılmasını beklediklerini iletti. ABD’nin bu konuda rahatsızlığını ima etmesi ilişkileri iyice gerdi. Edelman’ın bu sözlerine yanıt, Türkiye’nin Suriye konusunda başından beri uluslararası camiayla ortak hareket ettiğini açıklayan Bakan Abdullah Gül’den geldi. Bu gelişmelerin hemen ertesinde Edelman’ın Haziran’da Türkiye’deki görevinden ayrılacağı haberi ülke gündemine bomba gibi düştü. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan, Edelman’ın istifasının Türk-Amerikan ilişkileriyle ilgisi bulunmadığına dair açıklamalar yapılmasına karşın, kulislerde Edelman’ın Suriye’ye dair açıklamalarına gelen tepkiler sonucu istifa ettiği veya daha üst düzey bir göreve getirilmek üzere bu kararın alındığı şeklinde yorumlar yer aldı. Kulislerde istifa kararının altında yatan sebepler tartışıladursun, Edelman’ın hangi sebeple görevinde ayrıldığını ve Türkiye-ABD ilişkilerinin alacağı şekli önümüzdeki günler gösterecek.

Tavsiye Et
Ruslar bir kere daha “barış”ı vurdu
Rusya, Kafkaslarda barış istemediğini bir kere daha gösterdi. Barış yanlısı Çeçen lider Aslan Mashadov, Rus güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyonla Tolstoy-Yurt bölgesinde şehit edildi. Operasyonun günü ile ilgili 6-8 Mart tarihleri verilirken, nerede ve nasıl öldürüldüğü konusunda da haber merkezlerinden farklı açıklamalar yapıldı. Ancak Kusama Mashadov’un, eşinin çatışma sırasında değil, Ruslarla görüşmelerde bulunduğu sırada öldürüldüğünü açıklaması, “Çeçen lider bir tuzağa mı kurban gitti?” şüphesini uyandırdı.
Bilindiği gibi Mashadov, Ruslar tarafından şehit edilen Çeçen lider Cahar Dudayev’in yerine geçen ve 2003 yılında Katar’da suikasta kurban giden Zelimhan Yandarbiyev’in yerine seçilmişti. Mashadov, 2005 Şubatında Kremlin’e barış konusunda yeni bir teklif götürmüş, ancak beklediği olumlu yanıtı alamayınca direnişe devam kararı almıştı.
1999 yılından bu yana 3 bin kadar sivilin Ruslar tarafından öldürüldüğü ya da kaçırıldığı Çeçenistan’da, barış umudu olarak görülen liderlerden biri daha Rus güçlerince öldürüldü. Oysa Mashadov’un öldürülmeden önce dünya kamuoyuna ulaşan son sözleri şu olmuştu: “Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapılacak 30 dakikalık bir görüşme Çeçen savaşını sona erdirir.”

Tavsiye Et
Afrika’ya uzanan dostluk eli
Aktif, barışçı ve çok boyutlu dış politika stratejisiyle Türkiye’nin bugüne kadar uzak kaldığı bölge ve ülkelerle işbirliğini geliştirmeye çalışan hükümetin, Rusya, Orta Doğu ve Güney Asya’dan sonraki durağı Afrika oldu. 2005’in “Afrika Yılı” ilan edilmesinin ardından Başbakan Tayyip Erdoğan, “kara” kıtadaki ilk resmî ziyaretini Etiyopya ve Güney Afrika’ya gerçekleştirdi. İki ülke liderleriyle görüşmesi sırasında Erdoğan, siyasî, askerî ve ekonomik işbirliğinin artırılması ile ülkelerin uluslararası platformlarda birbirlerini desteklemeleri konularında anlaşmaya vardı. Erdoğan Etiyopya’da, Türkiye’nin uluslararası yardımlarını organize eden Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı’nın (TİKA) Afrika’daki ilk ofisinin de açılışını gerçekleştirdi. TİKA, ilk olarak yeni su kuyularının açılması için Etiyopya’ya 200 milyon dolarlık yardım yapacak.

Tavsiye Et
AB Troykası’nı “cop”la karşıladık!
17 Aralık Brüksel Zirvesi sonrası, müzakerelerin çerçevesini belirlemek ve ilk resmî toplantıyı gerçekleştirmek üzere AB Troykası, 7 Martta Ankara’ya geldi. Toplantı öncesi yapılan görüşmelerde, Türkiye’nin AB üyeliği sürecinde yapılan çalışmalarda yavaşlama olduğu yönündeki açıklamalar, üyelik sürecinin Türk kamuoyunda yeniden sorgulanmasına yol açtı. Daha da önemlisi, bu görüşmelerin hemen ertesinde İstanbul’da yapılan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü gösterileri sebebiyle çıkan olaylar, AB Troyka toplantısına damgasını vurdu. Polisin göstericilere copla müdahale etmesi ve bu görüntülerin basına yansıması, AB Troykası’nın tepkisel açıklamalarını beraberinde getirdi. Konuyla ilgili Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün inceleme başlatma sözüyle ortam biraz rahatlamış oldu. Copların gölgesinde kalan toplantının en önemli gündem maddesi Kıbrıs olurken; AB Troykası, Türkiye’den, bundan sonraki süreçte reformları aksatmadan devam ettirmesi, ülkede özgürlüklerin geliştirilmesi, ek protokolünün imzalanması ve özellikle son olaylar çerçevesinde işkencenin yasaklanması taleplerinde bulundu.

Tavsiye Et
Irak’ta hükümet pazarlığı devam ediyor
30 Ocak’ta yapılan seçim sonuçlarının açıklanmasından sonra Irak’ta, yeni hükümetin kurulması meselesi ülke gündemine yerleşti. Seçimlerden birinci çıkan Şii İttifakı’nın başbakan adayı İbrahim Caferi, hükümet kurma girişimlerini başlatarak, meclisin, Şii İttifakı’ndan sonra en çok oyu alan Kürt grubunun yetkilileriyle idarî ve ekonomik konularda büyük ölçüde anlaştı. Ancak görüşmelerde Kerkük’ün nihaî statüsü konusundaki ihtilaf çözülemedi. Ülkede hükümet kurma girişimleri sürerken, seçimleri kazanan milletvekilleri 16 Mart günü meclisin ilk oturumunda yemin ederek görevlerine başladılar. Şii ve Kürt partiler, kurulacak koalisyon hükümetinin önündeki engeli aşmak için yeniden müzakere masasına oturmaya karar verdiler.   
Öte yandan, Irak Savaşı’nın ikinci yıldönümünde sadece anti-Amerikancı olarak nitelendirilen Türkiye’de değil, Londra’dan Tokyo’ya dünyanın dört bir yanında yapılan ve binlerce kişinin katıldığı protesto gösterilerinde ABD ve Bush karşıtı sloganlar atıldı; işgale bir an önce son verilmesi istendi.

Tavsiye Et
Yolsuzluk ve güçlü ekonomi bir arada olmaz!
Avrupa’nın önde gelen dergilerinden The Economist, Türkiye’ye ilişkin “Gözler Avrupa’da” başlıklı özel bir ek hazırladı. Ekte yer alan yazılarda Türkiye’nin Avrupa sevdasıyla yaşadığı dönüşümlerden övgüyle bahsedilirken, sosyal ve ekonomik hayattaki çarpıklıklar da ortaya konuldu. The Economist’e göre, Avrupa’nın kişi başına düşen millî gelirde en yoksul ülkesi olmasına rağmen Türkiye’nin son iki yılda ekonomi alanındaki performansı heyecan verici. 2004 yılında %8 civarında beklenen büyüme oranı, tek haneli rakamlara indirilen enflasyon ve mali bütçede sağlanan iyileşme ekonominin üç büyük başarısı olarak nitelendirilirken, Türkiye’nin en büyük sorununun ise yolsuzluk olduğu vurgulanıyor. Ülkeyi “balığın baştan koktuğu” bir ülke olarak tanımlayan The Economist’e göre, Türkiye ne yaparsa yapsın, yolsuzluk sorunu ortadan kaldırılmadıkça ekonominin ayağa kalkması mümkün değil.

Tavsiye Et
Yeni TCK yine tartışmaların odağında
17 Aralık’taki AB Zirvesi öncesi yenilenen Türk Ceza Kanunu (TCK), Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) ve Ceza İnfaz Kanunu (CİK) 1 Nisan tarihinden itibaren yürürlüğe giriyor. Böylece, 1889 İtalya Ceza Kanunu’ndan tercüme edilen ve 79 yıldır yürürlükte olan TCK tarihe karışıyor. Daha önce zina yasağı tartışmalarıyla uzun süre gündemde kalan TCK, yürürlük tarihi öncesinde yine eleştirilerin odağı oldu. Ancak bu kez, yeni TCK’ye en şiddetli eleştiri basın mensuplarından geldi. Pek çok medya örgütü, TCK’nin basın özgürlüğünü kısıtlayan ve gazetecilere ağır hapis cezaları öngören maddelerinin değiştirilmesi ve yürürlük tarihinin ertelenmesi için girişimde bulundu. Hükümet TCK’nin yürürlüğe giriş tarihinin ertelenmesi talebine sıcak bakmazken, AKP Konya Milletvekili Kerim Özkul’un TCK’ye yönelik diğer eleştirileri dikkate alarak hazırladığı ve 9 maddede değişiklik öngören yasa tasarısı Adalet Komisyonu’nda kısmen kabul edildi.

Tavsiye Et
Orta Doğu’da barış rüzgarları
İsrail ve Filistin liderleri 8 Şubat’ta Mısır’da gerçekleştirilen zirvede, Batı Şeria’da bulunan Ramallah, Tulkarim, Kalkilya, Eriha ve Beytüllahim’in denetiminin Filistinlilere devredilmesi, Filistinli tutukluların serbest bırakılması ve ateşkes konularında uzlaşma sağlamıştı. Tel Aviv saldırılarıyla sekteye uğrayan barış görüşmeleri Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın çabalarıyla yeniden başladı. Mart ayı içerisinde Eriha ve Tulkarim kentlerinin yönetimini devreden İsrail’in, diğer kentlerle birlikte Gazze Şeridi’ndeki 21 yerleşim biriminden kısa sürede çekilmesi bekleniyor. BM Genel Sekreteri Kofi Annan da bölgede esen barış rüzgarına destek vermek üzere Orta Doğu’ya gitti. Annan, taraflarla yaptığı görüşmeler sonrasında BM kararlarının, Filistin ve İsrail’in uzlaşmasıyla hayata geçirilebileceğini belirtti. Öte yandan, Abbas’ın Mısır’da bir araya geldiği Filistinli gruplar, İsrail’e karşı açık uçlu bir ateşkes uygulanması konusunda anlaştı. Ancak Şaron yönetimi, Filistinli grupların ateşkes çağrısını reddettiğini açıkladı. İsrail’in bütün engelleme girişimlerine rağmen politikadaki etkinliğini giderek artıran Hamas, 8 Temmuz’da yapılacak genel seçimlere ilk kez katılacağını açıkladı. İsrail’in ayrımcı politikaları nedeniyle sayıları giderek artan işsiz ve yoksul kitlelerin umudu haline gelen Hamas’ın, güçlü bir muhalefet oluşturarak iktidardaki el-Fetih örgütünün manevra alanını daraltabileceği belirtiliyor.

Tavsiye Et
Suriye Lübnan’dan çekiliyor
Lübnan’da muhalif lider Refik Hariri’nin öldürülmesinden sonra Orta Doğu’da tansiyon iyice yükseldi. Hariri suikastında Suriye’nin parmağının olduğunu söyleyen ABD, Esad rejimini adeta yaylım ateşine tutarken; bununla yetinmeyen ABD Başkanı Bush, Brüksel’de yapılan NATO Zirvesi’nde AB ve Rusya’dan da destek sözü aldı. Bölgede iyice yalnızlaşan Suriye ise, baskılara daha fazla dayanamayarak Lübnan’daki 15 bin askerini tedricî olarak geri çekme sözü verdi. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Lübnan Devlet Başkanı Emil Lahud ile Şam’da bir araya gelerek, Lübnan’daki Suriye askerlerinin geri çekilmesini öngören planı onaylarken, birliklerin Mart sonuna kadar Bekaa vadisine çekilmesine karar verildi.
Refik Hariri’nin öldürülmesiyle gergin günler yaşayan Lübnan’da, Suriye yanlısı olmakla suçlanan Başbakan Ömer Kerame muhalefetin baskısına dayanamayarak 28 Şubat günü istifa ettiğini açıkladı. Ancak Cumhurbaşkanı Lahud, Kerame’yi 10 Martta yeniden hükümeti kurmakla görevlendirdi.
Öte yandan Lübnan’da faaliyet gösteren Hizbullah örgütü, İsrail’in saldırı ihtimaline karşı Lübnan’daki Suriye askerlerinin tamamen çekilmesine karşı olduğunu açıkladı. Bu açıklamanın ertesinde Hizbullah, “Suriye’ye vefa” adı altında yaklaşık bir buçuk milyon Lübnanlı’nın katıldığı bir gösteri organize ederek Amerikan yönetimine gözdağı verdi. ABD yönetimi ise Hizbullah’ı terör örgütü listesinden çıkararak “tanıma” sinyali verdi.

Tavsiye Et
“Öğrenci affı” affetti mi?
Uzun süredir Türkiye gündeminde yer alan ve başörtüsü yasağıyla ilgili tartışmaların odağında bulunan “öğrenci affı” yasası, 18 Mart tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, “nitelikli çoğunluk” olan 330 oy sayısına ulaşmadığı gerekçesiyle veto ettiği yasa, Meclis Genel Kurulu’nda 349 oyla yeniden kabul edilerek onaylandı. Öğrenci affı, 29 Haziran 2000 tarihinden itibaren “her ne sebeple olursa olsun” üniversitelerle ilişkisi kesilen öğrenicilere başarısız oldukları dersler için bir öğrenim yılı süresi ve üç sınav hakkı getiriyor. Yasayla lisansüstü öğrencilere ise iki sınav hakkı ile bir yıl tez hazırlama süresi veriliyor. Öğrenci affı 2000 yılından sonra üniversitelerle ilişiği kesilen 677 bin öğreniciyi ilgilendirse de, asıl merak edilen konu başörtüsü yasağı mağdurlarının derdine ne kadar derman olacağı…

Tavsiye Et