Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (Nisan 2006) > Ekonomide Gündem
Ekonomide Gündem
Ekonomide Gündem Dünya / Nisan 2006
Dünya borsaları hareketli günler yaşıyor
Kü­re­sel li­ki­di­te bol­lu­ğu de­vam eder­ken dün­ya bor­sa­la­rı son 5 yı­lın en can­lı gün­le­ri­ni yan­sı­yor. Şir­ket bir­leş­me ve sa­tın al­ma­la­rı­nın art­ma­sı, pet­rol ve ban­ka­cı­lık sek­tör­le­ri­ne olan yo­ğun ta­lep ne­de­niy­le dün­ya bor­sa­la­rı son yıl­la­rın en yük­sek dü­ze­yi­ne ulaş­tı. Özel­lik­le Mart ayı içe­ri­sin­de ABD, Av­ru­pa, As­ya ve Ja­pon­ya bor­sa­la­rın­da hız­lı bir yük­se­liş kay­de­dil­di. ABD bor­sa­la­rın­da­ki çı­kış­ta, enf­las­yon teh­di­di­nin azal­ma­ya baş­la­ma­sı­nın ya­nı sı­ra, Mer­kez Ban­ka­sı FED’in fa­iz­le­ri çok faz­la yük­selt­me­ye­ce­ği­ne yö­ne­lik bek­len­ti­ler et­ki­li olu­yor. Öte yan­dan, FED’de po­li­ti­ka­la­rın da­ha faz­la sı­kı­laş­tı­rı­la­ca­ğı yö­nün­de­ki bek­len­ti­le­rin so­na er­me­siy­le do­lar­da­ki de­ğer kay­bı sü­rü­yor. Av­ro kar­şı­sın­da yak­la­şık 120 sent­ten iş­lem gö­ren do­lar, Çin pa­ra bi­ri­mi yu­an kar­şı­sın­da de­ğer kay­be­di­yor. Do­lar, geç­ti­ği­miz yıl %2,1 ora­nın­da ye­ni­den de­ğer­len­di­ri­len yu­an kar­şı­sın­da %1,1 da­ha de­ğer kay­bet­ti.
 
Atlantik’in iki yakasında da beklentiler iyimser
At­lan­tik’in iki ya­ka­sın­da­ki eko­no­mik ak­ti­vi­te 2005’in son­la­rı­na doğ­ru bek­len­me­yen bir ya­vaş­la­ma içe­ri­si­ne gir­miş­ti. 2006’nın ilk çey­re­ğin­de ise, da­ha ön­ce­ki bü­yü­me pro­jek­si­yon­la­rın­da tah­min edil­di­ği gi­bi, ABD ve Av­ru­pa’da eko­no­mik fa­ali­ye­tin ye­ni­den can­lan­ma­ya baş­la­dı­ğı gö­rü­lü­yor. Yük­sek ve dal­ga­lı ener­ji fi­yat­la­rı­na rağ­men, uzun dö­nem fa­iz oran­la­rı­nın hâ­lâ dü­şük ol­ma­sı ne­de­niy­le bü­yü­me­nin ye­ni­den hız ka­zan­ma­sı bek­le­ni­yor. ABD’de 2005’in son çey­re­ğin­de göz­le­nen ya­vaş­la­ma­nın yaz ay­la­rın­da ya­şa­nan ka­sır­ga­la­rın olum­suz et­ki­le­rin­den kay­nak­lan­dı­ğı, eko­no­mi­nin te­mel di­na­mik­le­rin­de bir de­ğiş­me ol­ma­dı­ğı be­lir­ti­li­yor. Ben­ze­ri bir şo­kun ya­şan­ma­dı­ğı Ka­na­da’da bü­yü­me­nin gü­cü­nü ko­ru­ma­sı bu te­zi des­tek­li­yor. Av­ro böl­ge­sin­de de ge­le­ce­ğe yö­ne­lik bek­len­ti­ler gi­de­rek güç­le­ni­yor. Dış ta­le­bin bir hay­li güç­lü sey­ret­ti­ği böl­ge­de, bu yı­lın ilk ya­rı­sın­da iç ta­le­bin de ar­tı­şa geç­me­si bek­le­ni­yor. Ne var ki, böl­ge­de bü­yü­me­nin 2006’da da po­tan­si­ye­lin al­tın­da ka­la­ca­ğı ön­gö­rü­lü­yor.
 
Çarklar kimin için dönüyor?
ABD’nin ün­lü der­gi­le­rin­den For­bes, 2006’nın do­lar mil­yar­der­le­ri­ni açık­la­dı. For­bes’in ge­le­nek­sel “en zen­gin­ler” lis­te­sin­de Mic­ro­soft’un ku­ru­cu­su Bill Ga­tes 50 mil­yar do­lar­lık ser­ve­tiy­le üst üs­te 12. kez ilk sı­ra­da yer al­dı. ABD’li ya­tı­rım­cı War­ren Buf­fet de ikin­ci sı­ra­da­ki ye­ri­ni ko­ru­du. Bu yıl ilk ona ilk kez bir Fran­sız, bir Ka­na­da­lı ve bir Hong Kong­lu mil­yar­der gir­di. Lis­te­de Tür­ki­ye’den ise 21 ki­şi yer al­dı. Ömer ve Şev­ket Sa­ban­cı 1,7 mil­yar do­lar­lık ser­vet­le­riy­le en zen­gin Türk­ler ola­rak 451. sı­ra­yı pay­laş­tı­lar. For­bes’in do­lar mil­yar­der­le­ri lis­te­sin­de geç­ti­ği­miz yıl 102 ki­şi yer alır­ken, bu se­ne sa­yı­nın 793’e yük­sel­me­si dik­kat çe­ki­yor. Bu ki­şi­le­rin top­lam mal­var­lı­ğı da bir yıl içe­ri­sin­de %18 ora­nın­da ar­ta­rak 2,6 tril­yon do­la­ra (Tür­ki­ye mil­li ge­li­ri­nin yak­la­şık 7 ka­tı) yük­sel­di. Bu ve­ri­ler, kü­re­sel eko­no­mi sis­te­mi­nin çark­la­rı­nın ki­min için dön­dü­ğü­nün çok açık bir gös­ter­ge­si ola­rak yo­rum­la­na­bi­lir.
 
Ucuz para devri kapanıyor
2001 yı­lın­da tüm dün­ya­yı et­ki­le­yen eko­no­mik dur­gun­luk­tan son­ra bir­çok ge­liş­miş ül­ke eko­no­mi­ye des­tek ver­mek için fa­iz oran­la­rı­nı aşa­ğı­ya çek­miş­ti. Dün­ya eko­no­mi­sin­de 2004 yı­lın­dan be­ri güç ka­za­na­rak de­vam eden bü­yü­me ne­de­niy­le mer­kez ban­ka­la­rı eko­no­mi­ye ver­dik­le­ri fa­iz des­tek­le­ri­ni ge­ri çe­ki­yor­lar. 2001’de kı­sa va­de­li fa­iz­le­ri %1’e ka­dar in­di­ren ABD, 2004 Ha­zi­ran’ın­dan bu ya­na fa­iz­le­ri 15 de­fa ar­tı­ra­rak %4,75’e yük­selt­ti. Av­ru­pa Mer­kez Ban­ka­sı ise, son 4 ay­da ikin­ci fa­iz ar­tı­rı­mı­na gi­de­rek, fa­iz­le­ri %2,5’e yük­selt­ti. Geç­ti­ği­miz ay yi­ne, Ka­na­da, İs­viç­re ve Tay­land mer­kez ban­ka­la­rı da fa­iz ar­tı­rı­mı­na git­ti­ler. Ay­rı­ca, uzun yıl­lar def­las­yon­dan (fi­yat­lar ge­nel se­vi­ye­sin­de­ki ge­ri­le­me) muz­da­rip olan Ja­pon­ya’nın Mer­kez Ban­ka­sı, beş yıl­dır ka­rar­lı­lık­la uy­gu­la­nan gev­şek pa­ra po­li­ti­ka­sı­nın so­na er­di­ril­di­ği­ni açık­la­dı. Ban­ka bu ka­rar­la, uzun bir sü­re­dir %0’da tu­tu­lan fa­iz oran­la­rın­da yük­se­liş sin­ya­li ver­di. Di­ğer bir de­ğiş­le, dün­ya­da ucuz pa­ra­nın son ka­le­si de yı­kıl­mış ol­du.
 
Rusya-Çin işbirliği AB’yi korkuttu
Rus­ya Dev­let baş­ka­nı Vla­di­mir Pu­tin, Çin’e dü­zen­le­di­ği iki gün­lük zi­ya­ret sı­ra­sın­da bu ül­key­le ener­ji ala­nın­da­ki iş­bir­li­ği­nin güç­len­di­ril­me­si ko­nu­sun­da önem­li an­laş­ma­la­ra im­za at­tı. Pu­tin’e bü­yük ener­ji şir­ket­le­ri­nin yö­ne­ti­ci­le­ri­nin de eş­lik et­ti­ği zi­ya­ret sı­ra­sın­da, Çin’in Rus­ya’dan iki ay­rı bo­ru hat­tı üze­rin­den yıl­da 60-80 mil­yar met­re­küp do­ğal­gaz al­ma­sı ka­rar­laş­tı­rıl­dı. Hız­la bü­yü­yen ve ener­ji ta­le­bi her ge­çen gün ar­tan Çin, ener­ji zen­gi­ni Rus­ya’nın kay­nak­la­rın­dan da­ha faz­la ya­rar­lan­mak is­ti­yor. An­cak, Rus­ya’nın Çin’le im­za­la­dı­ğı do­ğal­gaz an­laş­ma­sı Av­ru­pa Bir­li­ği’nde (AB) en­di­şe ya­rat­tı. Do­ğal­gaz’da bü­yük öl­çü­de Rus­ya’ya ba­ğım­lı olan AB, bu ül­ke­den al­dı­ğı gaz mik­ta­rın­da bir dü­şüş ol­ma­sın­dan çe­ki­ni­yor.
 
Ekonomik liberalizm başladığı yerde bitti
ABD, Du­bai Ports World (DPW) isim­li Bir­le­şik Arap Emir­lik­le­ri’ne ait şir­ke­tin, ABD li­man­la­rı­nı iş­let­me hak­kı­na kar­şı ulu­sal ola­rak bir­leş­ti. ABD’nin en bü­yük al­tı li­ma­nı­nın iş­let­me hak­kı­nı İn­gi­liz de­niz­ci­lik şir­ke­ti P&O’dan sa­tın alan DPW, ge­rek De­mok­rat ge­rek­se Cum­hu­ri­yet­çi gru­bun “ulu­sal gü­ven­lik” kay­gı­la­rı­nı ile­ri sü­re­rek de­vir an­laş­ma­sı­nı ge­ri çe­vir­me­si so­nu­cu pes et­mek zo­run­da kal­dı. ABD’de­ki li­man­la­rı dev­ral­ma­yı ge­cik­ti­re­ce­ği­ni açık­la­yan şir­ke­tin, bu hak­la­rı­nı ABD’li bir fir­ma­ya sat­ma­sı bek­le­ni­yor. Ser­best ti­ca­re­tin, eko­no­mik li­be­ra­liz­min ön­cü­lü­ğü­nü ve söz­cü­lü­ğü­nü üst­le­nen Ba­tı, bu dav­ra­nı­şıy­la sa­vun­du­ğu de­ğer­le­re ne ka­dar bağ­lı ol­du­ğu­nu tüm dün­ya­ya bir ke­re da­ha gös­ter­di.

Tavsiye Et
Ekonomide Gündem Türkiye / Nisan 2006
KDV indirimi tekstilcileri memnun etmedi
Hükümet, büyük sıkıntılar yaşayan tekstil ve hazır giyim sektöründen gelen talepler üzerine, sektördeki KDV oranlarını %18’den %8’e indirdi. KDV indirimi sektörün iç pazardaki satışlarını canlandırmak ve kayıt dışılığı önlemek amacıyla gerçekleştirildi. Bazı sanayiciler, KDV indirimin tüketici fiyatlarını %8 civarında aşağı çekeceği görüşünde. Ancak, genel olarak tekstil üreticileri KDV indiriminin sektörün sorunlarına çare olmadığını ve Türkiye’nin tekstilde dış rekabet gücünü her geçen gün kaybetmekte olduğunu dile getiriyorlar. Sanayicilerin şikayetlerinin başında düşük kur, yüksek enerji maliyetleri ve istihdam üzerindeki ağır vergi yükü geliyor. KDV indirimi sonrası şikayetlerin devam etmesiyle konu hükümet ve sanayiciler arasındaki şimdilik bir polemiğe dönüşmüş durumda.
 
Türkiye teknolojik ürünler için hamallık yapıyor
Yüksek teknolojili ürünler üretemeyen Türkiye, bu ürünlere sahip olabilmek için inanılmaz maliyetlere katlanıyor. Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından hazırlanan bir rapor, bu konuda dikkat çekici karşılaştırmalara yer veriyor. Örneğin Türkiye’nin, 1 adet MR cihazı (1,2 milyon dolar) alabilmek için 6 bin adet 51 ekran televizyon, 1 adet Leopard-2 tank (7 milyon dolar) için 3 bin 500 ton zeytinyağı, 1 adet Toshiba marka DVD (700 dolar) için 100 kilogram tekstil ürünü satması gerekiyor. Raporu değerlendiren ATO Başkanı Sinan Aygün, gelişmiş ülkelerde büyümeye en ciddi katkının teknoloji ve yeniliklerden geldiğini belirtti. OECD ülkelerinde kişi başına düşen ortalama AR&GE harcamasının 567 dolar, Türkiye’de ise 43 dolar olduğunu hatırlatan Aygün, “Türkiye yükte ağır pahada hafif ürünler satarak dünyanın hamallığını yapıyor” dedi.
 
2050’de kişi başına gelir 42 bin dolar olacak
2005 yılında milli gelir büyüklüğünde dünyada 20. sırada bulunan Türkiye, danışmanlık şirketlerinden PwC’nin yaptığı bir araştırmaya göre 2006’da Belçika, İsviçre ve İsveç’i gereçerek 17.’liğe, 2050’de ise Hollanda, Avustralya, Kanada, Güney Kore, İspanya ve İtalya’yı geride bırakarak 12.’liğe yükselecek. Araştırmaya göre, 2050 yılına kadar Türkiye’de kişi başına milli gelir, 2005 rakamlarıyla, 8,5 kat artıp 41.930 dolara yükselecek. Aynı dönemde, nüfus artış hızlarının düşük olması nedeniyle, gelişmiş ülkelerin kişi başı milli gelirlerinin de hızla yükselmesi bekleniyor. İMF ve Dünya Bankası verilerinden hareketle hazırlanan bu araştırmaya göre, 2050’de kişi başına milli gelir ABD’de 88.580, İngiltere’de 77.140, Fransa’da ise 76.790 dolara çıkacak.
 
Merkez’de atama bilmecesi
13 Mart’ta görev süresi dolan Merkez Bankası (MB) Başkanı Süreyya Serdengeçti’nin yerine kimin atanacağı konusu tam bir bilmeceye dönüştü. 15 Mart’ta, MB Banka Meclisi tarafından Serdengeçti’den boşalan koltuğa vekaleten MB Başkan Yardımcısı Erdem Başçı getirilirken, Devlet Bakanı Ali Babacan da aynı gün yeni başkan adayının isminin yer aldığı kararnameyi Cumhurbaşkanlığı’na sundu. Kararnamede, emeklilikler nedeniyle boşalan iki başkan yardımcılığı koltuğu için önerilen isimler de yer alıyordu. Kamuoyunda medyanın yönlendirmesiyle, uzun bir süre, kararnamede ismi olmadığı sonradan anlaşılan Başçı üzerinde spekülasyonlar yapıldı. Ancak, Köşk’ten gelen veto kararıyla Başkanlık için önerilen ismin Albaraka Türk Genel Müdürü Adnan Büyükdeniz olduğu öğrenildi. Atama bilmecesi yabancı basın tarafından da dikkatle izlenirken, Babacan sık sık yeni başkan kim olursa olsun Merkez Bankası politikalarında bir değişiklik olmayacağı vurgusuyla olası tedirginlikleri önlemeye çalıştı.
 
2005’te işsizlik oranı değişmedi
4 yıldır kesintisiz büyüyen Türkiye’de, işsizlik oranı yerinde saymaya devam ediyor. 2005’te işsizlik oranı, bir önceki yıla göre değişmeyerek %10,3’te kaldı. Geçtiğimiz yıl işsiz sayısı 2 milyon 520 bine yükselirken, istihdam edilenlerin sayısı ise, 2004’teki 21 milyon 791 bin seviyesinden 22 milyon 46 bine çıktı. Aynı dönemde, tarım dışı istihdam oranı %14,7’den %13,6’ya, genç nüfusta işsizlik oranı %19,7’den %19,3’e, eksik istihdam oranı ise %4,1’den %3,4’e geriledi. Öte yandan, 2005’te 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusta işgücüne dâhil olmayan 26 milyon 261 bin kişi bulunduğu belirlendi. Bunlar arasında en büyük kesimi yaklaşık 13 milyonla ev hanımları oluşturuyor. İkinci sırada ise 3,4 milyonla öğrenciler geliyor.
 
Küresel faiz artırımları İMKB’yi sarstı
Sıcak para girişlerinin kesintisiz devam etmesiyle tarihinin en canlı günlerini yaşayan İMKB, Mart ayı başında dış gelişmeler ve bazı yabancı yatırımcıların kâr realizasyonu nedeniyle küçük bir şok geçirdi. 7 Mart tarihinde, güne 45.835 seviyesinden başlayan endeks gelen satışlar üzerine bir gün içerisinde 2.107 puan geriledi. Borsadaki hisse senetleri ise ortalama %4,58 oranında değer kaybetti. Öte yandan dolar, yurt dışına çıkan yatırımcıların yoğun talebi nedeniyle 1,35 seviyesine kadar yükseldi. Şubat ayında MB’nin 5 milyar dolarlık müdahalesi bile doları bu seviyeye çekmek için yeterli olmamıştı. Finans piyasalarında yaşanan bu şokun arkasında, gelişmiş ülkelerden gelen faiz artırımı kararlarının etkili olduğu düşünülüyor. 2 Mart tarihinde Avrupa Merkez Bankası faiz oranlarını çeyrek puanla yükseltirken, Avrupa’yı Kanada, İsveç ve Tayland ve ABD’deki faiz artırımları izledi.

 

 


Tavsiye Et