Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (Ekim 2006) > Panorama
Panorama
Papa’dan Ortaçağ’ı hatırlatan sözler
11 Eylül sonrası yükselişe geçen İslam karşıtlığı, yürütülen “dinler arası diyalog” girişimlerine karşın, İslamiyet ve Müslümanlar üzerine yapılan özellikle üst düzeydeki bazı değerlendirmelerle körüklenmeye devam ediyor. Alman asıllı Papa 16. Benedikt’in Almanya’da yaptığı konuşmada sarf ettiği sözler bu değerlendirmelerin sonuncusuydu. 12 Eylül günü Bavyera’da, 1969-1977 yılları arasında ders verdiği Regensburg Üniversitesi’nde konuşan Papa, Bizans İmparatoru II. Manuel’den alıntı yaparak İslam dini ve Hz. Muhammed hakkında yakışıksız sözler sarf etti. 45 dakikalık konuşmasında Hıristiyanlık ile İslamiyet arasındaki farklılıklara değinen Papa, İslam’da ‘cihat’ kavramı üzerinde durarak, Hz. Muhammed’in insanlık dışı, hatta akıl dışı bir tutumla dini kılıçla yaymaktan başka bir şey yapmadığını belirtti. Akla en uygun dinin ancak Hıristiyanlık olduğunu da vurguladı.
Papa’nın özellikle İslam dünyasında tepkiyle karşılanan bu sözleri İslamofobinin en üst seviyede olduğu bir dönemde sarf etmesi, “bu sözler kim için/niçin?” sorularını akla getirdi.
AB’ye üyelik sürecinde Türkiye karşıtlığını dile getirmekten geri durmayan Papa’nın Kasım ayında yapması planlanan Türkiye ziyareti ise merak konusu.

Tavsiye Et
Türk askeri Lübnan’a gidiyor
İsrail’in Lübnan’ı işgaliyle başlayan çatışmaların durulmasının ardından, bölgeye BM Barış Gücü gönderme çalışmaları sürüyor. 5 Eylül’de Barış Gücü’ne katılmak üzere Türk askerinin Lübnan’a gönderilmesine yönelik Başbakanlık tezkeresi, yoğun tartışmalar arasında, TBMM Genel Kurulu’nda 192 hayıra karşılık 340 evet oyuyla kabul edildi. CHP ve ANAP’ın yanı sıra 6 AKP milletvekilinin de ret oyu verdiği tezkerede, Türkiye’nin Barış Gücü’ne “Deniz Görev Gücü” şeklinde katılacağı ve devriye görevi yapacağı, Lübnan ordusuna eğitim vereceği ve bölgedeki silahlı unsurların silahtan arındırılmasında Türk askerinin kullanılmayacağı ifadeleri yer aldı.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan da TBMM’de tezkere oylamasının yapıldığı gün Barış Gücü’yle ilgili olarak çıktığı Ortadoğu turunun son durağı Türkiye’ye geldi. Annan ziyareti sırasında Türk askerinin Hizbullah’la çatışmaya girmeyeceğini vurguladı.
Öte yandan İsrail saldırıları sırasında yerle bir olan Lübnan’ın yaralarını sarma çalışmaları devam ediyor. 50 ülke, Lübnan halkının acil ihtiyaçlarının karşılanması için İsveç’in başkenti Stockholm’de toplanırken; şimdiye kadar 3 bin aileye 12 bin dolar tazminat ödeyen Hizbullah da yeniden inşa çalışmalarını sürdürüyor.

Tavsiye Et
KKTC’de yeni hükümet kuruldu
KKTC, Eylül ayında iç ve dış politikada önemli gelişmelere sahne oldu. İstanbul’daki Formula 1 yarışlarında Ferrari pilotu Felipe Massa’ya birincilik kupasını KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın vermesi geniş yankı uyandırdı. Bunun üzerine Dünya Motor Sporları Konseyi, “FIA kurallarının ihlal edildiği” gerekçesiyle Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu’na 5 milyon dolar para cezası verdi.
Talat’ın, Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref’in resmî davetlisi olarak Pakistan’a gitmesi ise KKTC’nin bir diğer dış politika atağıydı. İlk kez Türkiye dışındaki bir ülkeden ‘cumhurbaşkanı’ sıfatıyla davet alan Talat, tecridin kaldırılması konusunda Pakistan’dan tam destek aldı. İç politikada ise 9 Eylül’de 4 milletvekilinin istifası KKTC’yi karıştırdı. İstifaların ardından CTP, DP ile hükümete son verme kararı aldı. Talat tarafından yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer, istifa eden milletvekillerinin kurduğu “Özgürlük ve Reform Partisi” ile koalisyon üzerinde anlaştı.

Tavsiye Et
Gül’ün ABD’deki yoğun gündemi
Fransa’da düzenlenen “Halkların ve Kültürlerin Diyaloğu” konulu konferansa katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere 12 Eylül’de Paris’e giden Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, ziyaretin ardından ABD’ye geçti. 19-29 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirdiği ziyaretinde, BM’nin 61. Genel Kurulu’na Türkiye’yi temsilen katılan Gül, başta BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Yunanistan’ın Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni ve ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice olmak üzere 50 kadar ülkenin temsilcileriyle ikili görüşmelerde bulundu. BM Genel Kurulu’nda konuşan Dışişleri Bakanı Gül, Ortadoğu, Irak, kültürler arası uyum ve terör konularını gündeme getirirken, KKTC’ye uygulanan tecridin kaldırılması çağrısında bulundu. Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi adaylığı için de destek istedi. Ayrıca, Türkiye ve İspanya dışişleri bakanlarının ev sahipliğinde “Medeniyetler İttifakı” çerçevesinde kahvaltılı toplantı gerçekleştirildi.
Gül’ün gezisi, 30 Eylül’de başlayacak olan Başbakan Erdoğan’ın ABD ziyareti öncesi nabız yoklama niteliği de taşıyor.

Tavsiye Et
Afganistan’da NATO operasyonu
ABD’nin Taliban rejimini devirmek amacıyla 2001 yılında operasyon düzenlediği Afganistan’da, çatışmalar yeniden şiddetlendi. NATO ve Afgan güvenlik güçleri, Afganistan’ın güneyinde Taliban militanlarına karşı 2 Eylül’de geniş çaplı bir operasyon başlattı. Çok sayıda Taliban üyesinin öldürüldüğü operasyonlarda, NATO’ya ait bir helikopter düştü, pek çok Hollandalı ve İngiliz koalisyon askeri hayatını kaybetti. Operasyonun daha ilk günlerinde NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Başkomutanı General James Jones, Taliban direnişinin kırılamadığı gerekçesiyle Afganistan’a asker takviyesi istedi. NATO’nun üye ülkelerden asker talebi üzerine olağanüstü toplanan NATO Konseyi’nde; Romanya ve Polonya’nın bölgeye asker gönderme, İngiltere ve Kanada’nın ise Afganistan’daki güçlerine takviye kararı aldıkları açıklandı. NATO’nun çağrısına Türkiye’den cevap, Afganistan’a bu amaçla bir tek askerin gönderilmeyeceğini açıklayan Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt’tan geldi.

Tavsiye Et
Siyasette AKP-MHP gerginliği
Türkiye’de genel seçimler yaklaştıkça, siyasi partiler arasındaki gerilim de tırmanıyor. AKP ile MHP arasında Eylül ayında yaşananlar bu gerilimin son örnekleriydi. Bilecik’in Söğüt ilçesinde 10 Eylül’de düzenlenen Ertuğrul Gazi’yi Anma Şenlikleri’ne Başbakan Erdoğan’ın yanı sıra MHP lideri Devlet Bahçeli ve BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu da katıldı. Başbakan Erdoğan’ın protokol girişinde MHP’lilerin yoğun protestosuyla karşılaştığı şenlikte, AKP ve MHP’liler arasında bir arbede yaşanırken, Başbakan’ın yeğeni ve koruması hafif şekilde yaralandı. MHP’lilerin AKP teşkilat otobüsüne taşlı saldırıda bulunduğu olay sonrası her iki parti arasında başlayan söz düellosunda Erdoğan, birlikte yürüme teklifini reddeden Bahçeli’yi “eli bıçaklı” olmakla suçladı. Bu çıkışa sert bir üslupla cevap veren Bahçeli, Söğüt’teki olayları “milliyetçilere karşı düzenlenen bir komplo” olarak değerlendirdi ve Erdoğan’ı “inanç hortumcusu” olarak niteledi. MHP-AKP arasındaki gerilim 18 Eylül’de Antalya’da yapılan “10. Türk Dünyası Kurultayı”na da yansıdı. MHP, Başbakan Erdoğan’ın himayesinde yapılması dolayısıyla Kurultay’a katılmama kararı aldı.

Tavsiye Et
İskeçe müftüsü Hakk’a yürüdü
Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesindeki Türk azınlığın dinî lideri, İskeçe seçilmiş müftüsü Mehmet Emin Aga, 9 Eylül Cumartesi günü, İskeçe’deki evinde hayatını kaybetti. 1931’de İskeçe’ye bağlı Şahin köyünde doğan Aga, 1968’de İskeçe medresesindeki öğrencilerine “Türklük bilinci aşıladığı” suçlamasıyla askerî mahkemede yargılandı. İskeçe müftülüğü yapan babası Mustafa Hilmi’nin vefatından sonra 1990’da Batı Trakya’daki Türk azınlığın oylarıyla İskeçe müftüsü seçildi. Yunanistan’daki hükümetin Aga’nın yerine, tayinle başka bir müftüyü işbaşına getirmesi üzerine Batı Trakya’da kitlesel protesto gösterileri düzenlendi. Yunanistan’daki mahkemenin, İçişleri Bakanlığı kararına rağmen, müftülüğe devam ettiği gerekçesiyle hapis cezası verdiği Aga, altı ay cezaevinde kaldı. Hayatı boyunca Batı Trakya’daki Türk azınlığın hakları için mücadele eden Aga’nın cenazesi İskeçe’deki Aşağı Mahalle Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Tavsiye Et
İsmailağa bahane, irtica kampanyası şahane
Türkiye, Lübnan’a asker gönderme tartışmalarının gündemde olduğu günlerde, 28 Şubat öncesini hatırlatan provokatif bir olaya sahne oldu. 3 Eylül’de emekli imam Bayram Ali Öztürk, İsmailağa Camii’nde kıldırdığı sabah namazının ardından yanına yaklaşan Mustafa Erdal tarafından kalbinden bıçaklanarak öldürüldü. Saldırganın ise, camideki cemaat tarafından linç edildiği iddia edildi. Linç olayıyla ilgili olarak İrfan Can adlı kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Cinayet sonrasında cami ve hastane çevresinde İBDA-C militanlarının provokasyon girişimi ve Sauna Çetesi lideri Kasım Zengin’in İsmailağa Camii yakınındaki bir caminin “kadı mahkemesi” olarak kullanıldığı şeklindeki iddialarının medya tarafından malzeme yapılması olayın göründüğünden farklı boyutları olduğu kuşkusunu gündeme getirdi. Cinayetin iç yüzü hâlâ aydınlatılamasa da, İsmailağa cemaatini hedef tahtasına yerleştiren medya, yeni bir “irtica kampanyası” başlatma gayretini sürdürüyor.

Tavsiye Et
PKK ile mücadele koordinatörleri atandı
PKK saldırıları hız kesmeden devam ederken; Türkiye’nin Kuzey Irak’a yönelik olası bir sınır ötesi operasyonuna karşı, somut adımlar atmaya söz veren ABD, 28 Ağustos’ta PKK ile Mücadele Koordinatörlüğü görevine, eski Genelkurmay Başkan Yardımcısı emekli Orgeneral Joseph Ralston’ı atadı. Kuzey Irak sınırında faaliyet gösteren PKK’nın tasfiye edilmesi konusunda Türk ve Irak hükümeti ile ABD arasındaki koordinasyonu sağlamakla görevli olan Ralston, 12 Eylül’de temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya geldi. Bu esnada Türkiye de Koordinatörlük görevine emekli Orgeneral Edip Başer’i atadı. Irak ise, PKK ile Mücadele Koordinatörlüğüne Sünni-Arap General Amir Amet Hassun’un atandığını açıkladı. ABD’nin koordinatör görevlendirmesi Türkiye’nin, Washington’ın PKK ile mücadele konusunda somut adım atacağına ilişkin beklentilerini güçlendirse de, atamayı bir oyalama taktiği olarak değerlendirenler de var.
Öte yandan 12 Eylül gecesi Diyarbakır’ın Bağlar beldesi Koşuyolu Parkı yakınına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 7’si çocuk 11 kişinin hayatını kaybetmesi dünya kamuoyunda tepkilere neden oldu. Yapılan incelemede, patlamanın el yapımı ve termos içerisine yerleştirilmiş uzaktan kumandalı düzeneğin taşınması sırasında gerçekleştiği açıklandı. Doğrudan sivillere yönelik olan bu saldırının Raltson’ın Türkiye’ye geldiği sıralarda ve DTP’nin PKK’ya ateşkes çağrısının ardından gerçekleşmesi dikkat çekiciydi. Saldırıları üstlenen olmasa da, polis, bulguların PKK’yı işaret ettiği açıklamasında bulundu. Olayın ardından Diyarbakır’da, saldırıyı protesto etmek amacıyla bazı işyerlerinin kepenkleri kapatıldı ve gösteriler düzenlendi.

Tavsiye Et
YÖK-Sezer destekli MEB krizi
AKP iktidarıyla süregelen YÖK-MEB anlaşmazlığı, biri güvenlik diğeri ise denklik konusundaki iki krizle yeniden gündemdeydi. Danıştay saldırısı sonrası YÖK’ün korunma amaçlı aldığı “güvenlik demirbaşları”nın ödemesinin MEB tarafından onaylanmaması üzerine YÖK de, MEB’in yurtdışına göndereceği öğrencilerin seçimi konusunda “objektif kriter”lere uymadığı gerekçesiyle bu öğrencilere denklik verilmeyeceğini açıkladı. Krize Cumhurbaşkanı Sezer de müdahil oldu ve 2006-2007 yeni eğitim-öğretim yılı mesajında, eğitim konusunda “dogmalarla ve boş inançlarla çocukları etkileyen okulların ve kursların engellenmesi” gerektiğini söyleyerek MEB’e yüklendi. Başta Bakan Hüseyin Çelik olmak üzere iktidarın yanı sıra DYP ve BBP’nin de ciddi tepki gösterdiği bu açıklama gerilimi biraz daha tırmandırdı.
ODTÜ’de yapılan yeni eğitim-öğretim yılı açılışındaki konuşmalar da gerilime tuz biber ekti. Cumhurbaşkanı Sezer, üniversitelerin idari ve mali sorunlarına dikkat çekerek, yapılması gerekenin bu yönde engellerin kaldırılmasını olduğunu belirtirken; Rektör Ural Akbulut ise, konuşmasının çoğunu “irtica tehdidi”ne ayırdı ve ekledi: “Sabrımızı zorlamayın.” Tehdit niteliğindeki bu açıklama, kamuoyunda ciddi tepkilere neden oldu.
Cumhurbaşkanı Sezer’in eğitim konusundaki olumsuz açıklamaları, hükümete özel okullarla ilgili yasal düzenlemede geri adım attırdı. AKP, Meclis’e gönderdiği tasarıda yer alan ve komisyonlarda kabul edilen “velilere bin YTL’lik yardım”dan vazgeçti. YÖK’le bugüne kadar yaşanan her krizde olduğu gibi bu konuda da geri adım atan AKP, ilgili düzenlemeyi nadasa bıraktıklarını ve zamanı geldiğinde tekrar gündeme getireceklerini açıkladı.

Tavsiye Et