Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (Ağustos 2008) > Toplum > İslamofobi bir fobi midir?
Toplum
İslamofobi bir fobi midir?
Fatmanur Altun
SON yıl­lar­da ulus­la­ra­ra­sı si­ya­se­ti be­lir­le­yen en te­mel kav­ram­lar­dan bi­ri, İs­la­mo­fo­bi. İs­lam’dan ve Müs­lü­man­lar­dan iç­gü­dü­sel ola­rak kork­ma an­la­mı­na ge­len bu kav­ram, özel­lik­le 11 Ey­lül’den son­ra gi­de­rek yay­gın­laş­tı. Da­ni­mar­ka’da baş­la­yan ka­ri­ka­tür kri­zin­den CHP Ge­nel Sek­re­te­ri Ön­der Sav’ın Hac iba­de­ti­ne ve Pey­gam­ber Efen­di­mi­zin şah­sı­na yö­ne­lik söz­le­ri­ne ka­dar İs­la­mo­fo­bi­nin iz­le­ri­ni sür­mek müm­kün. Pe­ki, psi­ki­yat­rik bir te­rim olan fo­bi ve dün­ya üze­rin­de 1,5 mil­ya­rın üze­rin­de ta­kip­çi­si olan İs­la­mi­yet ile oluş­tu­rul­muş böy­le­si bir ter­kip ne an­la­ma ge­li­yor?
 
İs­lam Bir Fo­bi­ye Kay­nak­lık Ede­bi­lir mi?
Fo­bi te­ri­mi­ne açık­lık ge­tir­mek bu so­ru­ya ve­ri­le­cek ce­va­bın önem­li bir bi­le­şe­ni­ni oluş­tu­ru­yor. Fo­bi te­ri­mi La­tin­ce Pho­bos kö­kün­den ge­li­yor. Pho­bos, Yu­nan mi­to­lo­ji­si­ne gö­re, sa­vaş tan­rı­sı Ares’in ya­nın­dan ay­rıl­ma­yan deh­şet tan­rı­sı. Ay­nı za­man­da in­sa­na ge­len kor­ku­yu da sem­bo­li­ze eden Pho­bos, mo­dern psi­ki­yat­ri­de fo­bi kav­ra­mı­na kay­nak­lık edi­yor. Fo­bi, bi­re­yin her­han­gi bir du­rum ya­hut nes­ne kar­şı­sın­da gün­de­lik ya­şan­tı­sı­nı et­ki­le­ye­cek ka­dar yük­sek bir kay­gı ve­ya kor­ku duy­ma­sı an­la­mı­na ge­li­yor. On­lar­ca çe­şi­di olan fo­bi­le­rin ki­mi so­mut var­lık­lar ya­hut ob­je­ler kar­şı­sın­da or­ta­ya çı­kar­ken, ki­mi­le­ri de ge­nel bir kor­ku ve gü­ven­siz­lik his­si ile be­li­ri­yor ve so­mut hiç­bir var­lı­ğa yön­len­di­ri­le­mi­yor.
Bi­rey­le­re ger­çek­ten de za­rar ver­me po­tan­si­ye­li olan du­rum­lar ya­hut nes­ne­ler kar­şı­sın­da bel­li bir dü­zey­de en­di­şe du­yul­ma­sı nor­mal ka­bul edi­li­yor. Fo­bi ile kor­ku ara­sın­da­ki sı­nır, esa­sen ya­şam­sal bir gü­dü olan kor­ku­nun, ki­şi­ye za­rar ve­re­cek öl­çü­de bü­yü­me­si ve kon­trol­den çık­ma­sı ile çi­zi­li­yor. Öy­le ki bi­rey, ade­ta ken­di­si dı­şın­da bir me­ka­niz­ma­nın sevk ve ida­re­si­ne gi­ri­yor. Bu tas­vir, fo­bi­le­ri hak­lı­lık ya­hut hak­sız­lık de­ğer­len­dir­me­si­ne ta­bi tut­ma­nın, fo­bi­den muz­da­rip ki­şi­nin bu ek­sen­de­ki ey­lem­le­ri­ni sor­gu­la­ma­nın müm­kün ol­ma­dı­ğı­na işa­ret edi­yor.
İs­la­mo­fo­bi kav­ra­mı tam da bu an­lam ala­nı içe­ri­sin­de ken­di­si­ne yer bu­lu­yor ve ken­di­sin­den muz­da­rip olan­la­ra ira­de ile ba­şa çı­kı­la­ma­ya­cak bir kor­ku ala­nı va­at edi­yor. Bu kor­ku ala­nı, imaj­lar, ön­yar­gı­lar ve ste­re­otip­ler­den olu­şan zen­gin bir muh­te­va ta­ra­fın­dan bes­le­ni­yor.
 
İs­la­mo­fo­bi­nin Kay­nak­la­rı
İs­la­m dünyası ile Ba­tı ara­sın­da, or­tak ta­rih­le­ri­nin baş­lan­gı­cın­dan bu ya­na hep bir çe­kiş­me ola­gel­di. Ken­di­le­ri­ni bir­bir­le­ri kar­şı­sın­da ko­num­la­yan bu iki si­ya­sal olu­şum, bir ta­raf­tan sa­vaş mey­dan­la­rın­da mü­ca­de­le eder­ken, di­ğer ta­raf­tan sos­yal ve kül­tü­rel ola­rak da bir­bir­le­ri­ni an­lam­lan­dır­ma­ya ça­lış­tı. Bu an­lam­lan­dır­ma ça­ba­sı­na ise ço­ğu za­man ek­sik ya­hut yan­lış bil­gi­len­me ve bun­la­ra eş­lik eden imaj­lar yön ver­di. Böy­le­ce yüz­yıl­lar bo­yun­ca Do­ğu’dan gö­rü­nen Ba­tı, pis, ce­ha­let­le do­lu bir kü­für di­ya­rıy­ken; Ba­tı’dan gö­rü­nen Do­ğu, bar­bar ve kor­kunç kâ­fir­le­rin ya­şa­dı­ğı es­ra­ren­giz bir di­yar ol­du. Or­ta­çağ’da Av­ru­pa’da ya­şa­yan in­san­la­rın, ağ­la­yan ço­cuk­la­rı­nı sus­tur­mak is­te­dik­le­rin­de “Sus, yok­sa Türk­ler ge­lir” de­me­le­ri bu es­ra­ren­giz güç kar­şı­sın­da duy­duk­la­rı kor­ku­nun en bil­lur­laş­mış ha­liy­di.
Ne var ki, yüz­yıl­lar içe­ri­sin­de de­ği­şen güç den­ge­le­ri ve ge­li­şen ile­ti­şim im­kan­la­rı­na rağ­men özel­lik­le Ba­tı’nın, Müs­lü­man Do­ğu’ya yö­ne­lik ön­yar­gı­lar­la do­lu yak­la­şı­mın­da çok bü­yük bir fark­lı­lık oluş­ma­dı. Ak­si­ne or­yan­ta­list söy­le­min bes­le­di­ği ve da­ha da bü­yüt­tü­ğü ye­ni tür­de bir ön­yar­gı­lar şe­ma­sı, Ba­tı­lı in­sa­nın zih­ni­ni iş­gal et­me­ye baş­la­dı. Bu­nun en önem­li se­be­bi, bu ön­yar­gı­la­rın si­ya­sal bir ih­ti­ya­ca ce­vap ve­ri­yor ol­ma­­sıy­dı. Zi­ra İs­lam top­rak­la­rı, iş­gal edi­le­cek ve sö­mü­rü­le­cek top­rak­lar ola­rak gö­rü­lü­yor­du. Bu sö­mü­rü­yü meş­ru­laş­tır­ma­ya yö­ne­lik fel­se­fi ça­ba­ya kat­kı sağ­la­yan ön­yar­gı­lar ve on­la­rı yan­sı­tan kav­ram­lar gün­de­lik di­le ka­dar si­ra­yet edi­yor­du.
Ge­lin gö­rün ki, Ba­tı’nın İs­la­mi­yet’i an­lam­lan­dır­mak için icat et­ti­ği on­ca kav­ram içe­ri­sin­de, Ba­tı’yı bel­ki de en gö­rün­mez kı­lan İs­la­mo­fo­bi kav­ra­mı ol­du. Ba­tı­lı in­sa­nın Müs­lü­man­la­ra ve İs­la­mi­yet’e dö­nük olum­suz al­gı­sı­nın fa­tu­ra­sı­nı bü­tü­nüy­le Müs­lü­man­la­ra çı­ka­ran bir kav­ram­sal­laş­tır­may­dı İs­la­mo­fo­bi. Ba­tı­lı­lar kor­ku­yor­lar­dı, bu kor­ku­yu Müs­lü­man­lar ya­rat­mış­lar­dı ve ya­rat­tık­la­rı deh­şe­tin bir be­de­li var­dı. Özel­lik­le 11 Ey­lül’den son­ra olu­şan Müs­lü­man ve İs­la­mi­yet kar­şı­tı at­mos­fer­de hız­la do­la­şı­ma so­ku­lan “İs­la­mo­fo­bi”, Ba­tı ile İs­lam dün­ya­sı ara­sın­da­ki ca­ri iliş­ki­de en sık baş­vu­ru­lan kav­ram­lar­dan bi­ri ola­rak kar­şı­mı­za çık­tı. Öy­le ki Müs­lü­man­lar bi­le kav­ra­mın bu yö­nü üze­rin­de dü­şün­mez ve bu kav­ra­mı kul­lan­mak­tan im­ti­na et­mez du­ru­ma gel­di­ler.
Oy­sa ba­sit ör­nek­ler­le söz ko­nu­su kav­ram­sal­laş­tır­ma­nın sa­kın­ca­la­rı­nı or­ta­ya koy­mak müm­kün. Bir dü­şü­ne­lim, Ya­hu­di kar­şıt­lı­ğı an­la­mı­na ge­len an­ti­se­mi­tizm ye­ri­ne Ya­hu­di kor­ku­su an­la­mı­na ge­len bir ter­kip kul­la­nıl­mı­yor. Oy­sa Müs­lü­man ya­hut İs­lam kar­şıt­lı­ğı, İs­la­mo­fo­bi ile kar­şı­la­nı­yor. Bu­nun ne­de­ni, Ya­hu­di kar­şıt­lı­ğı­nı ifa­de eden ter­ki­bin ba­şı­na al­dı­ğı “an­ti” ya­ni “kar­şıt” ifa­de­si ile mu­ha­ta­bı­nın bi­linç­li bir ter­cih yap­mış ol­du­ğu­nu, bi­le­rek ve is­te­ye­rek Ya­hu­di­li­ğin ve Ya­hu­di­le­rin kar­şı­sın­da ol­ma­yı seç­ti­ği­ni ih­sas et­tir­me­si ola­bi­lir. Bu da ter­cih sa­hi­bi­nin bu ter­cih­ten do­ğan ey­lem­le­rin­den so­rum­lu ol­du­ğu so­nu­cu­na bi­zi gö­tü­rür. Öte yan­dan, İs­lam kar­şıt­lı­ğı­nı ifa­de eden ter­ki­bin so­nu­na ek­le­nen “fo­bi” ya­ni “iç­gü­dü­sel kor­ku” ke­li­me­si, mu­ha­ta­bı­nın bi­linç­li bir ter­cih yap­ma­dı­ğı­nı, ta­ma­men iç­gü­dü­sel ola­rak İs­lam’ın ve Müs­lü­man­la­rın kar­şı­sın­da yer al­dı­ğı­nı ifa­de eder. Bu da İs­la­mo­fo­bik ki­şi­nin, fo­bi kay­nak­lı ey­lem­le­rin­den so­rum­lu ola­ma­ya­ca­ğı gi­bi, İs­la­mi­yet ve Müs­lü­man­lar ta­ra­fın­dan mağ­dur edil­di­ği şek­lin­de bir man­tık­sal so­nu­cu da be­ra­be­rin­de ge­ti­rir.
 
Öy­ley­se…
İs­la­mo­fo­bi ile mü­ca­de­le et­mek için dün­ya­nın dört bir ya­nın­da Müs­lü­man­la­rın se­fer­ber ol­duk­la­rı ve dik­ka­te şa­yan ça­lış­ma­la­rın ya­pıl­dı­ğı bir ger­çek. Bu ça­ba­lar içe­ri­sin­de Bir­leş­miş Mil­let­ler’den son­ra en et­ki­li ikin­ci ulus­la­ra­ra­sı ku­ru­luş ola­rak ka­bul edi­len İs­lam Kon­fe­ran­sı Teş­ki­la­tı’nın ça­ba­la­rı ise ay­rı bir ye­re ve öne­me sa­hip. Fa­kat şu­ra­sı bir ger­çek ki, kav­ram­lar­la dü­şü­nüp kav­ram­lar­la ko­nu­şu­yo­ruz. Dü­şün­ce üre­te­bi­len, dü­şün­ce­si­ni di­le yan­sı­ta­bi­len, kav­ram­la­ra hâ­kim olu­yor. Kav­ram­la­ra hâ­kim olan­lar ise si­ya­sal sü­reç­le­rin iş­le­yi­şi­ni be­lir­li­yor­lar ve dün­ya­nın gi­di­şa­tı üze­ri­ne söz söy­le­me hak­kı­nı el­de edi­yor­lar.
O hal­de, ön­ce­lik­li ola­rak ya­pıl­ma­sı ge­re­ken, “İs­la­mo­fo­bi”yle kav­ram­sal dü­zey­de he­sap­laş­mak ol­ma­lı­dır. İs­la­mi­yet’in bir fo­bi­ye kay­nak­lık ede­me­ye­ce­ği­nin al­tı­nı ıs­rar­la çiz­di­ği­miz­de, kav­ra­mın ken­di­si­ne iti­raz et­mek ve zi­hin­ler­de­ki olum­suz imaj­la­rı yık­mak, da­ha ger­çek­çi bir he­def ola­cak­tır.

Paylaş Tavsiye Et