Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (Ekim 2008) > Dünya Siyaset > “MOSSAD’ın Güvercini” gerçeklerle yüzleşecek
Dünya Siyaset
“MOSSAD’ın Güvercini” gerçeklerle yüzleşecek
Yahya Bostan
HAK­KIN­DA­Kİ yol­suz­luk id­di­ala­rı ne­de­niy­le Tem­muz ayın­da gö­re­vin­den is­ti­fa ede­ce­ği­ni açık­la­yan İs­ra­il Baş­ba­ka­nı Ehud Ol­mert, Ka­di­ma Par­ti­si ge­nel ku­ru­lu­nun 17 Ey­lül’de Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı Tzi­pi Liv­ni’yi ye­ni ge­nel baş­kan seç­me­siy­le kol­tu­ğu­nu bı­rak­tı. Koa­lis­yon kur­mak için gö­rüş­me­le­re baş­la­yan Liv­ni, eğer ba­şa­ra­bi­lir­se, Gol­da Me­ir’den son­ra İs­ra­il’in ikin­ci ka­dın baş­ba­ka­nı ola­cak. An­cak Liv­ni’nin koa­lis­yon ku­rup ku­ra­ma­ya­ca­ğı ya da İs­ra­il’in er­ken se­çi­me gi­dip git­me­ye­ce­ği şim­di­lik be­lir­siz. Ka­di­ma’nın ye­ni li­de­ri koa­lis­yon kur­sa bi­le ye­ni hü­kü­me­tin si­ya­sal meş­ru­iye­ti­nin sor­gu­la­na­ca­ğı mu­ha­le­fe­tin yap­tı­ğı açık­la­ma­lar­dan bel­li. Bu du­rum ül­ke­yi ya­kın ge­le­cek­te bir er­ken se­çi­me sü­rük­le­ye­bi­lir.
Liv­ni’nin baş­ba­kan­lık kol­tu­ğu­na bü­yük bir ih­ti­mal­le otu­ra­cak ol­ma­sı be­ra­be­rin­de önem­li so­ru­la­rı ge­ti­ri­yor. Çün­kü İs­ra­il’de­ki yö­ne­tim de­ği­şik­li­ği sa­de­ce Fi­lis­tin’i de­ğil, Lüb­nan’ı, İran’ı, Su­ri­ye’yi ve el­bet­te Tür­ki­ye’yi de ya­kın­dan il­gi­len­di­ri­yor. Tür­ki­ye’nin ara­bu­lu­cu­lu­ğun­da Su­ri­ye ile ger­çek­leş­ti­ri­len ba­rış gö­rüş­me­le­ri­nin bu yö­ne­tim de­ği­şik­li­ği ile ke­sin­ti­ye uğ­ra­yıp uğ­ra­ma­ya­ca­ğı önem­li bir so­ru işa­re­tiy­ken, ben­zer bir sor­gu­la­ma Ha­mas’la ya­pı­lan ba­rış gö­rüş­me­le­ri için de söz ko­nu­su.
Üs­te­lik 41 ya­şın­da po­li­ti­ka­ya atı­lan Ka­di­ma’nın ye­ni li­de­ri­nin geç­mi­şi­ne da­ir Türk ba­sı­nın­da çı­kan ha­ber­ler şüp­he­le­ri kö­rük­lü­yor. Liv­ni’nin geç­miş­te MOS­SAD üye­si ola­rak Pa­ris’te yap­tı­ğı ça­lış­ma­lar de­ğil sa­de­ce söz ko­nu­su olan. Ay­rı­ca ebe­vey­ni de, İs­ra­il’in ku­ru­lu­şu ön­ce­sin­de en şid­det­li te­rö­rist ey­lem­le­ri ger­çek­leş­ti­ren ye­ral­tı ör­gü­tü IR­GUN’un ön­de ge­len­le­ri ara­sın­da yer al­mış. Hat­ta Liv­ni’nin ba­ba­sı Et­yan’ın me­zar ta­şın­da “Bu­ra­da IR­GUN’un ope­ras­yon şe­fi ya­tı­yor” di­ye ya­zı­yor ve bu­ra­ya bir de “Bü­yük İs­ra­il” ha­ri­ta­sı yer­leş­ti­ril­miş.
 
“Bü­yük İs­ra­il Pro­je­si Ar­tık Bit­ti”
“Bü­yük İs­ra­il Pro­je­si bit­miş­tir, ar­tık böy­le bir şey yok. Her kim böy­le bir şe­yi hâ­lâ söy­ler­se an­cak ken­di­ni kan­dı­rır.” Bu söz­ler Ol­mert’e ait. Liv­ni’nin ba­ba­sı­nın me­zar ta­şı­na nak­şe­dil­miş bir pro­je­nin ar­tık ger­çek­çi ol­ma­dı­ğı­nı Ol­mert’in ilan et­me­si bel­ki de ka­de­rin bir cil­ve­si. An­cak dün­ya hız­la de­ği­şi­yor. Böl­ge­sel ve iç den­ge­ler­de ya­şa­nan hız­lı de­ği­şim İs­ra­il için pek de umut va­at et­mi­yor. Bu yüz­den Liv­ni’nin ne ka­dar şa­hin ol­du­ğu, İs­ra­il için ne­ler ta­sar­la­dı­ğı ve han­gi umut­la­rı ta­şı­dı­ğı, ABD’nin Irak ve Or­ta­do­ğu’ya mü­da­ha­le­sin­de­ki ba­şa­rı­sız­lık son­ra­sı rea­list ton­la­rın ağır­lık ka­zan­dı­ğı gü­nü­müz­de çok da önem arz et­mi­yor. Di­ğer yan­dan Liv­ni’nin si­ya­si geç­mi­şiy­le ba­ğı­nı ko­par­dı­ğı, mer­kez sağ çiz­gi­ye gel­di­ği, özel­lik­le son yıl­lar­da ba­rış ça­ba­la­rı­na yap­tı­ğı kat­kı göz­den ka­çı­rı­lı­yor. Ni­te­kim Fi­lis­tin­li­le­rin Liv­ni’nin ye­ni ge­nel baş­kan ol­ma­sın­dan duy­duk­la­rı mem­nu­ni­yet, Su­ri­ye’nin Teş­rin ga­ze­te­si üze­rin­den “Mos­sad’ın Gü­ver­ci­ni ba­rış is­ti­yor­sa bu­la­cak­tır” di­ye­rek gö­rüş­me­le­re açık ka­pı bı­rak­ma­sı ve Baş­ba­kan Er­do­ğan’ın “İs­ra­il’de­ki yö­ne­tim de­ği­şik­li­ği­nin ba­rış gö­rüş­me­le­ri­ni et­ki­le­ye­ce­ği­ni dü­şün­mü­yo­rum” şek­lin­de­ki söz­le­ri Ka­di­ma’nın ye­ni li­de­ri ile il­gi­li olum­lu iz­le­ni­mi or­ta­ya ko­yu­yor. Çün­kü Liv­ni, İs­ra­il için­de­ki tüm has­sas si­ya­si den­ge­le­re kar­şın Ku­düs’ün baş­kent ola­rak pay­la­şıl­ma­sı ve iki dev­let­li çö­zü­mün ba­rış için ka­çı­nıl­maz ol­du­ğu ger­çe­ği­ni ka­bul­len­miş gö­rü­nü­yor. Se­çim­den ön­ce de­le­ge­le­ri­ne gön­der­di­ği mek­tup as­lın­da bu­nun ka­nı­tı. Liv­ni, se­çim va­adi­nin te­me­li­ni oluş­tu­ran mek­tu­bun­da “Fi­lis­tin yö­ne­ti­miy­le ni­hai ba­rış için ça­lı­şa­ca­ğım” di­yor. Liv­ni’nin gel­di­ği bu rea­list nok­ta, İs­ra­il Dev­le­ti’nin son yıl­lar­da yüz­leş­ti­ği teh­dit­ler ve bun­lar­la baş ede­me­me­nin ge­tir­di­ği ça­re­siz­li­ğin ürü­nü.
 
Lüb­nan Sa­va­şı Dö­nüm Nok­ta­sı
İs­ra­il’in 2006 Tem­muz’un­da Lüb­nan’a kar­şı aç­tı­ğı sa­vaş, as­lın­da Tel Aviv için önem­li bir dö­nüm nok­ta­sıy­dı. Çün­kü ön­ce­sin­de Or­ta­do­ğu’da İs­ra­il’in gü­ven­li­ği­ni de­rin­den et­ki­le­yen çok önem­li de­ği­şim­ler ol­du. Geç­ti­ği­miz ay içe­ri­ği ile il­gi­li bil­gi ve­ri­len ve Şu­bat 2009’da ABD’de­ki ye­ni baş­ka­nın ma­sa­sı­na ko­na­cak olan “Kü­re­sel Trend­ler 2025 Ra­po­ru” bu de­ği­şi­mi şu söz­ler­le özet­li­yor: “İran’ın en önem­li düş­man­la­rı kom­şu­la­rıy­dı. An­cak biz Af­ga­nis­tan’da Ta­li­ban’ı, Irak’ta da Sad­dam Hü­se­yin’i de­vi­re­rek Tah­ran’ın et­ki­si­nin tüm Or­ta­do­ğu’ya ya­yıl­ma­sı­na kat­kı sağ­la­dık.” ABD’nin 2003’te Irak’a yap­tı­ğı mü­da­ha­le­den en kâr­lı çı­kan ül­ke­nin İran ol­du­ğu ko­nu­sun­da kim­se­nin şüp­he­si yok. Çok­ça tar­tı­şı­lan Şii hi­lal ko­nu­su bir ke­na­ra, İs­ra­il’i ya­kın­dan il­gi­len­di­ren bir Şii nü­fu­zu he­men ku­zey sı­nı­rın­da güç ka­zan­dı. İs­ra­il, ABD’nin et­kin nü­fu­zu ya­vaş ya­vaş or­ta­dan kal­kar­ken ku­ze­yin­de İran’ın des­tek­le­di­ği Hiz­bul­lah teh­di­diy­le baş­ba­şa kal­dı. Böl­ge­de­ki de­ği­şi­min ken­di aley­hi­ne ol­du­ğu­nu gö­ren İs­ra­il, Ha­mas’la ara­sın­da ya­şa­nan ça­tış­ma­ya Hiz­bul­lah’ın da ka­tıl­ma­sı­nı fır­sat bi­le­rek Lüb­nan’a sa­vaş aç­tı. Ön­ce­lik­li amaç, sı­nı­rı­nın ku­ze­yin­de ko­nuş­lan­mış Hiz­bul­lah teh­di­di­ni or­ta­dan kal­dı­ra­rak ken­di­si­ne bir ya­şam ala­nı aç­mak­tı. An­cak ol­ma­dı. İs­ra­il Lüb­nan’da hiç­bir şey el­de ede­me­di. Ka­çı­rı­lan as­ker­le­ri­ni ge­ri ala­ma­dı ve ağır ka­yıp­lar ve­re­rek ge­ri çe­kil­di. İs­ra­il or­du­su, Lüb­nan’dan çe­ki­lir­ken ge­ri­ye sa­de­ce yı­kıl­mış şe­hir­ler ya da ölü as­ker­ler de­ğil, ye­nil­mez­lik ima­jı­nı da bı­rak­tı.
İş­te bu, İs­ra­il gi­bi dört ta­ra­fı ger­çek­ten düş­man­lar­la çev­ri­li bir ül­ke­nin kal­dı­ra­bi­le­ce­ği bir yük de­ğil. Böl­ge­yi ya­kın­dan iz­le­yen­ler bu ye­nil­gi­nin ve kri­zi yö­ne­te­me­me­nin İs­ra­il top­lu­mun­da cid­di bir trav­ma ya­rat­tı­ğı ko­nu­sun­da hem­fi­kir. Ma­yıs ayın­da ger­çek­leş­ti­ri­len 60. ku­ru­luş yıl­dö­nü­mü top­lan­tı­la­rın­da sık sık şu so­ru­lar so­rul­du: “Ne­re­de ha­ta yap­tık? Ne­den hâ­lâ bu nok­ta­da­yız?”
İs­ra­il ulus­la­ra­ra­sı are­na­da da yal­nız­la­şan bir ül­ke. En önem­li müt­te­fi­ki ABD’nin, Ha­zi­ran’da İran ile ilgili nük­le­er so­ru­n­da “as­ke­rî se­çe­nek ma­sa­da” söy­le­mi­ni terk ede­rek AB ile or­tak bir çiz­gi­ye gel­di­ği­ni, “da­ha sert yap­tı­rım­lar” ko­nu­sun­da Brük­sel ile uz­la­şı­ya var­dı­ğı­nı ha­tır­la­mak ge­re­kir. Bu­na ABD Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı Michael Mul­len’in er­te­si ay Tel Aviv’e ger­çek­leş­tir­di­ği zi­ya­ret­te “Was­hing­ton’ın bil­gi­si ha­ri­cin­de İran’a yö­ne­lik bir ope­ras­yon­dan ka­çı­nın” şek­lin­de­ki uya­rı­sı­nı ve İs­ra­il ba­sı­nın­da çı­kan “ABD İs­ra­il’i terk et­ti” şek­lin­de­ki yo­rum­la­rı da ek­le­me­li­yiz.
 
Liv­ni Zor Bir Po­zis­yon­da
Tüm bun­la­ra rağ­men İs­ra­il hâ­lâ aşı­rı sa­ğın et­ki­li ola­bil­di­ği bir ül­ke. Özel­lik­le ka­bi­ne­nin ku­rul­ma­sı aşa­ma­sın­da Liv­ni’nin aşı­rı sağ par­ti­le­rin has­sa­si­yet­le­ri­ni dik­ka­te al­ma­sı sür­priz ol­ma­ya­cak. Liv­ni sağ par­ti­le­ri ik­na edip den­ge­li bir koa­lis­yon kur­du­ğun­da yi­ne de ge­le­cek­te şu iki­lem­le kar­şı­la­şa­cak­tır: Böl­ge je­opo­li­ti­ği­nin ken­di­si­ne da­yat­tı­ğı ger­çek­ler ve İs­ra­il si­ya­se­tin­de et­ki­si azım­san­ma­ya­cak sağ si­ya­se­tin bek­len­ti­le­ri… Liv­ni’nin ola­sı baş­ba­kan­lı­ğı­nın böl­ge­yi na­sıl et­ki­le­ye­ce­ği ile il­gi­li ke­ha­net­te bu­lun­mak ol­duk­ça güç. Çün­kü İs­ra­il içe­ri­de­ki kar­ma­şık ya­pı­sıy­la sür­priz­le­re açık bir ül­ke. Or­ta­do­ğu da öy­le. An­cak Liv­ni’nin MOS­SAD geç­mi­şi­ne atıf ya­pıp İs­ra­il’in hır­çın­la­şa­ca­ğı­nı sa­vun­mak, böl­ge­sel ger­çek­le­ri göz ar­dı et­mek olur. Hiç kim­se Fi­lis­tin ile il­gi­li ke­sin ve ya­kın bir çö­züm bek­le­mi­yor; an­cak Su­ri­ye ile ya­pı­lan ba­rış gö­rüş­me­le­ri­nin ke­sin­ti­ye uğ­ra­ya­ca­ğı­nı ve İran’a yö­ne­lik sert bir tu­tum ta­kı­nı­la­ca­ğı­nı ile­ri sür­mek de böl­ge­sel ger­çek­ler­le uyuş­mu­yor.

Paylaş Tavsiye Et