Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (Mart 2009) > Dünya Siyaset > Gazzeliler özgürlüklerine yürekten bağlı
Dünya Siyaset
Gazzeliler özgürlüklerine yürekten bağlı
Murat Yılmaz İHH
HAS­TA­NE­NİN bah­çe­si­ne 80’li yıl­la­ra ait bir Mer­ce­des hız­la gi­ri­yor. Ara­ba­nın önün­den du­man­lar çı­kı­yor. Ani fren­le bir­lik­te, bir adam ku­ca­ğın­da kan­lar içe­ri­sin­de bir ço­cuk­la has­ta­ne­ye doğ­ru ko­şu­yor. Ço­cu­ğun ba­şın­dan kan­lar ak­ma­ya de­vam edi­yor. Göz­le­rim ki­lit­le­ni­yor, yü­re­ğim acıy­la do­lu­yor. Öy­le­ce ka­la­ka­lı­yo­rum. Gaz­ze’ye hoş gel­di­niz!
Dün­ya­nın en bü­yük ha­pis­ha­ne­sin­de bu­lun­du­ğu­mu­zun far­kın­da­yız. Bu sı­ra dı­şı coğ­raf­ya­da dar ve ta­nım­lan­mış ka­lıp­lar­la bu­lu­nu­yor­sa­nız pe­şi­nen ha­yal kı­rık­lı­ğı­nı ka­bul et­mek du­ru­mun­da­sı­nız. Fi­lis­tin­li ve İs­ra­il­li ta­raf­lar Ka­hi­re’de ateş­kes pa­zar­lık­la­rı­nı yü­rü­tür­ken, her an ye­ni bir bom­bar­dı­ma­nın baş­la­ma­sı ih­ti­mal dâ­hi­lin­de. Hü­kü­met bi­na­la­rı­nın, ye­ni açı­lan okul­la­rın bo­şal­tıl­dı­ğı Gaz­ze, bom­ba­lar al­tın­day­ken de si­lah ses­le­ri du­yul­maz­ken de si­zi faz­la­sıy­la şa­şır­ta­bi­le­cek ye­te­nek­te.
Gaz­ze, Ha­mas’ın 2006’da ik­ti­da­ra gel­me­sin­den bu ya­na kor­kunç bir am­bar­go ile kar­şı kar­şı­ya. Üç yıl­dır bu­nal­tı­lan ve is­yan nok­ta­sı­na ge­ti­ril­mek is­te­nen halk ile do­ğal yol­lar­dan tas­fi­ye edil­me­ye ça­lı­şı­lan Ha­mas et­le tır­nak mi­sa­li bü­tün­leş­miş; kı­sa dö­nem­de ser­gi­le­nen adil yö­ne­tim sa­ye­sin­de bir­bi­ri­ne ke­net­len­miş. İs­ma­il He­ni­ye’den Ah­med el-Kurd’a ka­dar Ha­mas­lı li­der­le­rin bir te­le­fon me­sa­fe­sin­de ol­ma­sı, hal­kın yö­ne­ti­ci­le­ri­ne kar­şı sev­gi ve gü­ve­ni­ni güç­len­dir­miş. Bu sev­gi ve gü­ven, 1,5 mil­yon­luk Gaz­ze’yi İs­ra­il’in as­la an­lam­lan­dı­ra­ma­dı­ğı yek­vü­cut bir mu­ka­ve­met ka­le­si ha­li­ne ge­tir­miş. Ha­mas’ın za­fe­ri­nin atı­lan Kas­sam fü­ze­le­ri, el ya­pı­mı bom­ba ve si­lah­lar­la açık­la­na­ma­ya­ca­ğı ma­lum. O hal­de ge­ri­ye tek bir şey ka­lı­yor: Gaz­ze­li­le­rin ölü­me olan bağ­lı­lık­la­rı, Ya­hu­di­le­rin ya­şa­ma hırs­la­rın­dan da­ha bas­kın.
Gaz­ze’yi do­la­şı­yo­ruz. Bu­ra­da her in­sa­nın, her coğ­raf­ya­nın ve bel­ki de her ta­şın ay­rı bir hi­ka­ye­si var. Sal­dı­rı­dan et­ki­len­me­yen tek bir böl­ge yok gi­bi. Re­fah, Han Yu­nus, Gaz­ze, Ce­ba­li­ye, Beyt Ha­nun… Ve bun­la­ra bağ­lı on­lar­ca ka­sa­ba ve köy… 2006’da Lüb­nan’a otuz üç gün bo­yun­ca atı­lan bom­ba­la­rın iki ka­tın­dan faz­la­sı, yir­mi iki gün için­de Gaz­ze’ye yağ­dı­rıl­mış.
Gaz­ze’de el-Muğ­ra­ka böl­ge­sin­de­yiz. Sal­dı­rı­nın şid­de­tin­den unut­tu­ğu is­mi­ni kim­li­ği­ne ba­ka­rak öğ­re­ne­bil­di­ği­miz 62 ya­şın­da­ki Zey­na Ah­med Ha­se­nat’la kar­şı­la­şı­yo­ruz. 1967 Sa­va­şı’ndan be­ri otur­du­ğu ça­dır ve tek var­lı­ğı olan 6 ke­çi­si bul­do­zer­ler­le top­ra­ğın al­tı­na gö­mül­müş. Bu­na rağ­men, ken­di­si­nin “Bin de­fa yık­sa­lar bi­le yi­ne bu­ra­dan ay­rıl­ma­ya­ca­ğım” şek­lin­de­ki söz­le­ri fark­lı bir bağ­lı­lı­ğa işa­ret edi­yor.
Gaz­ze’de do­laş­ma­ya de­vam edi­yo­ruz. Sa­mu­ni ai­le­si 73 fer­diy­le kat­le­dil­miş. 13 ya­şın­da­ki kü­çük Del­lal’in an­ne, ba­ba ve üç kar­de­şi tank­la­rın pa­let­le­ri al­tın­da kal­mış. Zey­tun böl­ge­sin­de bir ba­ba, üç ço­cu­ğuy­la bir­lik­te sal­dı­rı böl­ge­sin­den çık­mak is­ter­ken İs­ra­il as­ker­le­ri, göz­le­ri önün­de ço­cuk­la­rı­nı bul­do­zer­ler­le top­ra­ğa göm­müş.
Gaz­ze’de ta­vuk­çu­luk ya­pan ve otuz yıl­dır emek ver­di­ği iş­ye­ri 50 bin kü­mes hay­va­nıy­la bir­lik­te yer­le bir edi­len Ah­met el-Sa­va­fi’nin evi­ne gi­ri­yo­ruz. 27 Ara­lık ge­ce­si 11 ki­şi­lik ai­le­si uy­ku­day­ken sa­lo­nun du­va­rın­dan gi­ren tank mer­mi­si iki du­va­rı da­ha de­le­rek dı­şa­rı çık­mış. Eh­va­yi­ru’l-Gar­bi ma­hal­le­sin­de Ha­cı ai­le­si­nin ev­le­ri ta­ma­men yı­kıl­mış ve özel­lik­le top­ra­ğın al­tı­na so­ku­la­rak üze­ri düz­len­miş. Ya­kın bir böl­ge­de 80 ki­şi bir ga­ra­ja top­la­na­rak üzer­le­ri­ne ha­va­dan bom­bar­dı­man ya­pıl­mış. Ce­ba­li­ye’de el-Va­di­ye şir­ket­ler gru­bu­na ait fab­ri­ka­la­rın ta­ma­mı ya­kı­lıp yı­kıl­mış. Hız­la­rı­nı ala­ma­yan İs­ra­il as­ker­le­ri bi­na­la­rın üze­rin­den tank­lar­la ge­çe­rek ma­ki­ne­le­rin ça­lış­maz ha­le gel­di­ğin­den emin ol­mak is­te­miş­ler.
Eko­no­mik alt­ya­pı­nın da bu şe­kil­de çö­ker­til­me­si, he­men her alan­da de­vam eden am­bar­go­nun bo­yut­la­rı­nı ta­rif edil­mez kı­lı­yor. İş­te Ka­hi­re gö­rüş­me­le­ri­nin ki­lit­len­di­ği nok­ta da bu­ra­sı. Ha­mas yö­ne­ti­mi am­bar­go de­vam et­ti­ği müd­det­çe İs­ra­il hal­kı­nın as­la ra­hat ne­fes ala­ma­ya­ca­ğı­nı söy­lü­yor. 25 Ocak’ta bir haf­ta­lık sü­re­nin ar­dın­dan atı­lan iki Kas­sam fü­ze­si de bu­nun işa­re­ti. İşin as­lı, Re­fah sı­nı­rı­nın mal ve in­san ge­çi­şi­ne açıl­ma­sı Gaz­ze için ye­tip de ar­ta­cak. Fa­kat sı­nı­rın açık ol­du­ğu­nu be­lir­ten ba­zı­la­rı ya­lan söy­le­me­yi bir sa­nat ha­li­ne ge­tir­miş.
Gaz­ze’de­ki Tür­ki­ye sev­gi­si­ne de de­ği­ne­lim. Bu sı­ra­lar Gaz­ze’de ço­cuk­la­ra en sık ko­yu­lan isim­ler­den bir ta­ne­si Tür­ki­ye. Tür­ki­ye’de dü­zen­le­nen mi­ting ve gös­te­ri­ler, di­ğer İs­lam ül­ke­le­rin­de­ki gi­bi bu­ra­da da göz­yaş­la­rı içe­ri­sin­de ta­kip edil­miş. Re­fah sı­nı­rın­da on gün­dür bek­le­yen Mı­sır­lı ga­ze­te­ci He­na Mu­ham­med Ab­dus­se­lam, “İlk de­fa ken­di­mi Tür­ki­ye’ye bu ka­dar ya­kın his­se­di­yo­rum” di­yor. Hiç ta­nı­ma­dı­ğı­mız in­san­lar biz­le­ri ev­le­ri­ne ye­me­ğe da­vet edi­yor­lar.
Dün­ya­da böy­le bir halk yok. Elek­trik yok, su yok, ben­zin yok, ilaç yok, iş yok… Sü­rek­li ev­le­ri­nin baş­la­rı­na yı­kıl­ma teh­li­ke­si al­tın­da olan bu hal­kı, Gaz­ze’de tu­tan şe­yin ek­mek ol­ma­dı­ğı ke­sin. İn­san­lar Gaz­ze ve Fi­lis­tin’in öz­gür­lü­ğü­ne yü­rek­ten bağ­lan­mış. Av­ru­pa Has­ta­ne­si’nde Dok­tor Ab­du­la­ziz Tev­fik “Bu, ne ilk ne de son sal­dı­rı. Sa­de­ce ön­ce­ki ile son­ra­ki ara­sın­da bir hal­ka. Ve biz bun­la­rı ya­şa­dı­ğı­mız için üz­gün de­ği­liz, ken­di­mi­zi de şans­sız ka­bul et­mi­yo­ruz” di­yor. Bu şe­kil­de dü­şü­nen bir hal­kın za­fe­ri bir­lik­ten doğ­mu­yor mu?

Paylaş Tavsiye Et