Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (Ekim 2009) > Merhaba >
Merhaba
Dünya, düzenini; Türkiye, dünyadaki yerini arıyor.
Bölgesinde giderek etkin bir aktöre dönüşen Türkiye, inkâr ve gerilim odaklı devlet politikasını gözden geçiriyor. Medyadan ekonomiye, sanattan politikaya kadar hemen her alanda sahneye yeni aktörler dâhil oluyor.
Tartışma, bütün bu gelişmelerin ne kadar Türkiye’nin inisiyatifi ile gerçekleştiği yönünde. Kimileri, Türkiye’yi merkeze alırken, kimileri de olup bitenin arkasında “dünya düzeni”ni ve onun lideri ABD’yi görüyor.
Türkiye’nin giderek güçlenen uluslararası konumunun ve iç politikadaki umut veren açılımlarının dünyadaki güç dengelerinden bağımsız düşünülemeyeceği muhakkak. Fakat komploculuk zafiyetiyle her yeni girişimin ardında, her şeye muktedir bir Amerika varsaymak pasifizm üretmekten başka neye yarıyor ki? Türkiye’ye özne pozisyonunu çok görmek, bir muhalefet biçimi olarak değil, olsa olsa gizli bir oryantalist bakışın yansıması olarak okunmalı.
Bu ayki dosyamız, Türkiye gerçekliğinin önemli bir aktörünü masaya yatırıyor: Bürokrasi. Bekir Berat Özipek, H. Emre Bağce, Murat Yılmaz, Yusuf Şahin, Abdulhamit Kırmızı ve Atilla Pamirli bürokrasinin tarihten bugüne çağdaş Türk siyasetindeki konumunu ustaca tartışıyorlar.
SöyleşiYORUM bölümümüzde bu ay iki seçkin bilim insanını, Murat Güvenç ve Hasan Kirmanoğlu’nu ağırladık ve kendileriyle Türkiye siyasal gerçekliğine dair yaptıkları nitelikli çalışmaları konuştuk.
Toplumsal gerçekliğinden kopmuş bir siyaset sahici olamaz…

Paylaş Tavsiye Et