Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (Mayıs 2009) > Dosya > “Medeniyetler İttifakı” ne kadar gerçek?
Dosya
“Medeniyetler İttifakı” ne kadar gerçek?
Sadık Ünay
ABD Baş­ka­nı Ba­rack Hü­se­yin Oba­ma’nın, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si’nde ko­nu­şa­rak İs­lam dün­ya­sı-Ba­tı iliş­ki­le­rin­de ba­rış, kar­şı­lık­lı say­gı, an­la­yış ve hoş­gö­rü­ye da­ya­lı yep­ye­ni bir dö­ne­min baş­lan­gı­cı­nı ilan ede­ce­ği­ne da­ir bek­len­ti­ler se­be­biy­le bü­yük önem at­fe­di­len Tür­ki­ye zi­ya­re­ti, ben­zer ön­ce­lik­ler doğ­rul­tu­sun­da ku­ru­lan “Me­de­ni­yet­ler İt­ti­fa­kı” gi­ri­şi­mi­nin İs­tan­bul Fo­ru­mu ile ça­kış­tı. Oba­ma’nın şah­si ka­tı­lı­mı ve Çı­ra­ğan Sa­ra­yı’nda tüm ka­tı­lım­cı­la­ra hi­tap ede­ce­ği bir ka­mu dip­lo­ma­si­si eg­zer­si­zi ile “taç­lan­ma­sı” umu­lan fo­rum bun­dan mah­rum kal­sa da, “Bü­yük Or­ta­do­ğu Pro­je­si”nin çö­kü­şün­den son­ra al­ter­na­tif yak­la­şım­lar ara­yı­şın­da­ki ABD’nin “it­ti­fak” ça­tı­sı­nı sa­hip­len­di­ği gö­rün­tü­sü de ve­ril­me­miş ol­du.
BM’nin des­te­ği ile İs­pan­ya ve Tür­ki­ye’nin eş baş­kan­lı­ğın­da dört yıl ön­ce baş­la­yan Me­de­ni­yet­ler İt­ti­fa­kı gi­ri­şi­mi­nin, ge­çen sü­re zar­fın­da kül­tür­le­ra­ra­sı an­la­yış ve say­gı­nın de­rin­leş­ti­ril­me­si, fark­lı et­no-kül­tü­rel grup­lar ara­sın­da mev­cut/muh­te­mel ça­tış­ma­la­rın ön­len­me­si ve çe­şit­li ka­mu/si­vil top­lum ör­güt­le­ri­nin bu he­def­ler doğ­rul­tu­sun­da mo­bi­li­ze edil­me­si nok­ta­sın­da me­sa­fe kat et­ti­ği gö­rü­lü­yor. İs­tan­bul’da­ki ikin­ci ge­niş çap­lı fo­ru­ma gös­te­ri­len ve yer yer or­ga­ni­zas­yo­nu zor­laş­tı­ra­cak de­re­ce­le­re ula­şan yo­ğun rağ­be­tin ya­nı sı­ra ge­le­cek yıl Bre­zil­ya’da dü­zen­len­me­si ka­rar­laş­tı­rı­lan üçün­cü fo­ru­mun da­ha şim­di­den gör­dü­ğü bü­yük il­gi, it­ti­fa­kın, pay­daş­la­rı­nı sa­yı­sal an­lam­da ge­niş­let­me ve ku­rum­sal­laş­ma yo­lun­da emin adım­lar­la iler­le­di­ği­ni gös­te­ren olum­lu işa­ret­ler.
BM, NA­TO, AB Ko­mis­yo­nu, Av­ru­pa Kon­se­yi, AGİT, İs­lam Kon­fe­ran­sı Teş­ki­la­tı, Arap Bir­li­ği, İn­gi­liz ve Fran­sız ulus­lar top­lu­luk­la­rı, İbe­ro-Ame­ri­kan Ge­nel Sek­re­ter­li­ği, La­tin Bir­li­ği ve Ulus­la­ra­ra­sı Göç Ör­gü­tü gi­bi ulus­la­ra­ra­sı ku­ru­luş­lar ile 85 ül­ke­nin üst dü­zey si­ya­si/dip­lo­ma­tik ka­tı­lı­mıy­la cid­di bir “ulus­la­ra­ra­sı dip­lo­ma­tik fır­sat” ni­te­li­ği ka­za­nan fo­rum, Tür­ki­ye’nin son yıl­lar­da­ki çok bo­yut­lu ve pro-ak­tif dış po­li­ti­ka­sı­na pa­ra­lel bi­çim­de ulus­la­ra­ra­sı pres­tij ve imaj ya­pı­mı açı­la­rın­dan cid­di fay­da­lar sağ­la­mak­ta. Si­ya­set­çi­ler, dü­şü­nür­ler, aka­de­mis­yen­ler, med­ya men­sup­la­rı ve si­vil top­lum ku­ru­luş­la­rı tem­sil­ci­le­ri­nin ka­tı­lı­mıy­la “me­de­ni­yet­ler ara­sı di­ya­log” ya da bu­nun öte­sin­de “me­de­ni­yet­ler it­ti­fa­kı” he­de­fi­nin bir bi­çim­de tar­tı­şı­lıp dün­ya ka­mu­oyu­nun gün­de­mi­ne ta­şı­nı­yor ol­ma­sı da ol­duk­ça önem­li. İs­la­mo­fo­bi’nin ve et­no-kül­tü­rel azın­lık­la­ra kar­şı ay­rım­cı/öte­ki­leş­ti­ri­ci yak­la­şı­mın Ba­tı dün­ya­sın­da yük­se­le­rek top­lum­sal al­gı­la­rı ve si­ya­set ya­pı­mı­nı be­lir­le­me­ye baş­la­dı­ğı ve Ka­ri­ka­tür Kri­zi gi­bi olay­la­rın tan­si­yo­nu yük­selt­ti­ği 11 Ey­lül son­ra­sı or­tam­da, İs­lam-Ba­tı iliş­ki­le­ri­nin kar­şı­lık­lı say­gı, an­la­yış ve hoş­gö­rü­ye da­ya­lı, ku­rum­sal dü­zen­le­me­ler­le des­tek­le­nen sağ­lam bir ze­mi­ne otur­tul­ma­sı­nın ge­re­ği apa­çık or­ta­da.
An­cak doğ­ru­su­nu söy­le­mek ge­re­kir­se, ba­şat kü­re­sel si­ya­si/eko­no­mik güç­ler nez­din­de des­te­ği ile ulus­la­ra­ra­sı hu­kuk açı­sın­dan ko­nu­mu ve yap­tı­rım gü­cü net ol­ma­yan Me­de­ni­yet­ler İt­ti­fa­kı gi­bi gi­ri­şim­le­rin, de­rin ta­rih­sel ön­yar­gı­lar ve şid­det­li cep­he ça­tış­ma­la­rıy­la ma­lul iliş­ki­le­ri sağ­du­yu­lu ve den­ge­li bir plat­for­ma çek­me­de ne de­re­ce ba­şa­rı­lı ola­bi­le­ce­ği de ol­duk­ça şüp­he­li. İt­ti­fa­kın pro­je ba­zın­da ça­lış­ma­la­rı­nı yo­ğun­laş­tır­dı­ğı eği­tim, genç­lik, med­ya ve göç alan­la­rın­da Müs­lü­man top­lu­luk­la­rın Ba­tı dün­ya­sın­da ya­şa­dık­la­rı zor­luk­lar ve kar­şı­laş­tık­la­rı ön­yar­gı­lı ve ay­rım­cı yak­la­şım­la­rın kö­ken­le­ri­nin sö­mür­ge­ci­lik dö­ne­mi­ne, hat­ta da­ha da ön­ce­si­ne da­yan­dı­ğı dü­şü­nül­dü­ğün­de, bun­la­rın yü­zey­sel di­ya­log gi­ri­şim­le­ri ve iyi ni­yet te­men­ni­le­riy­le iza­le edi­le­bil­me­si­nin zor­lu­ğu gö­rü­le­cek­tir. Ay­rı­ca kü­re­sel eko­no­mik sis­te­min da­yan­dı­ğı ka­pi­ta­list ide­olo­ji ve me­ka­niz­ma­la­rın da Ba­tı­lı top­lum­lar ile di­ğer­le­ri ara­sın­da “mer­kez-çev­re” ya da “ku­zey-gü­ney” ne­vin­den ay­rış­ma­la­rı te­tik­le­ye­rek eko­no­mik im­kan­la­rı yö­nün­den “eşit­le­ra­ra­sı bir di­ya­log ya da it­ti­fa­kı” im­kan­sız kıl­dı­ğı da bir ger­çek.
Bu­na ek ola­rak, dün­ya üze­rin­de fark­lı me­de­ni­yet ai­di­yet­le­ri­ne sa­hip bi­rey­le­rin bir­bir­le­ri­ne ba­kış­la­rı­nı ve top­lum­sal al­gı­la­ma­la­rı­nı ze­hir­le­yen şid­det­li si­ya­si ve as­ke­rî ça­tış­ma­lar ya­şan­dı­ğı­nı da bi­li­yo­ruz. Ör­ne­ğin baş­ta Fi­lis­tin ve Irak ol­mak üze­re bir ça­tış­ma­lar yu­ma­ğı olan Or­ta­do­ğu’nun ya­şam­sal prob­lem­le­ri­ne da­ir sa­mi­mi ve so­mut çö­züm stra­te­ji­le­ri üre­til­me­den nor­ma­tif bir “Me­de­ni­yet­ler İt­ti­fa­kı”ndan bah­set­mek ne ka­dar ger­çek­çi ola­bi­lir? İs­tan­bul Fo­ru­mu gi­bi or­tam­lar­da olu­şan gös­te­riş­li dip­lo­ma­tik ha­va­ya, çe­ki­len ai­le fo­toğ­raf­la­rı­na ve kul­la­nı­lan id­dia­lı si­ya­si jar­gon­la­ra rağ­men bu gi­ri­şim de, ge­rek­li ted­bir­ler alın­ma­dı­ğı tak­dir­de, fark­lı coğ­raf­ya­lar­da ulus­la­ra­ra­sı ku­ru­luş­lar, va­kıf­lar, araş­tır­ma mer­kez­le­ri ya da der­nek­ler ta­ra­fın­dan za­ten yü­rü­tül­mek­te olan dar kap­sam­lı pro­je­le­rin, bir it­ti­fak çer­çe­ve­sin­de dün­ya ka­mu­oyu­na su­nul­ma­sı­nın öte­si­ne ge­çe­me­ye­bi­lir. Bu­ra­da ki­lit nok­ta “it­ti­fak” söy­le­mi­nin al­tı­nı dol­du­ra­cak si­ya­si, eko­no­mik ve ça­tış­ma çö­zü­mü­ne da­ya­lı so­mut adım­la­rın bel­li bir za­man­la­ma dâ­hi­lin­de atıl­ma­sı, it­ti­fa­kın yo­ğun ola­rak il­gi­le­ne­ce­ği acil so­run­la­rın be­lir­len­me­si ve il­gi­li ta­raf­lar nez­din­de so­nuç alı­cı gi­ri­şim­le­rin baş­la­tı­la­bil­me­si­dir.
Dip­lo­ma­tik gi­ri­şim­le­rin sos­yo-kül­tü­rel de­ği­şim ko­nu­sun­da­ki et­kin­lik­le­ri­nin sı­nır­la­rı­nı ak­lı­mız­da tu­ta­rak iz­le­di­ği­miz İs­tan­bul Fo­ru­mu biz­de, yü­rü­tü­len ça­lış­ma­la­rın “pro­fes­yo­nel” bir ulus­la­ra­ra­sı dip­lo­ma­si ve si­vil top­lum ağı ta­ra­fın­dan “sa­hip­le­nil­miş” ol­du­ğu iz­le­ni­mi­ni uyan­dır­dı. Bu da ben­zer gi­ri­şim­ler­de sık­ça rast­la­nı­lan bir içe­rik­ten çok su­nu­ma yo­ğun­laş­ma ve çö­züm bek­le­yen ya­kı­cı in­sa­ni so­run­lar ol­du­ğu gi­bi du­rur­ken su­ni ve na­if bir iyim­ser­lik ha­va­sı oluş­tur­ma gi­bi bir ris­ke işa­ret et­mek­te. Ör­ne­ğin fo­ru­ma Tür­ki­ye’den ka­tı­lı­mın ne­re­dey­se ta­ma­men res­mî dü­zey­de kal­ma­sı ve ça­tış­ma böl­ge­le­rin­de ak­tif olan si­vil top­lum ör­güt­le­ri­nin ya da top­lum­sal vic­da­nı tem­sil eden ka­na­at ön­der­le­ri­nin ka­tı­lı­mı­nın yok de­ne­cek ka­dar az ol­ma­sı, bu “for­ma­lizm” teh­li­ke­si­ni ka­nıt­la­yan bir baş­ka un­sur.
Si­ya­si ak­tör­le­rin “Me­de­ni­yet­ler İt­ti­fa­kı” gi­bi id­dia­lı bir söy­le­min ha­ya­ta ge­çi­ril­me­si nok­ta­sın­da oy­na­ya­bi­le­cek­le­ri asıl rol ise, kü­re­sel sis­tem dü­ze­yin­de­ki baş­lı­ca sos­yo-eko­no­mik ve kül­tü­rel prob­lem­le­rin eşit şart­lar­da ve say­gı­lı bir üs­lup­la tar­tı­şı­la­bil­di­ği plat­form­la­rın olu­şu­mu­na kat­kı­da bu­lun­ma­la­rı ve mev­cut ça­tış­ma­la­ra so­mut çö­züm öne­ri­le­ri ge­liş­tir­me­le­ri­dir. Baş­ba­kan Tay­yip Er­do­ğan’ın Da­vos’ta İs­ra­il Cum­hur­baş­ka­nı Şi­mon Pe­res ile ya­şa­dı­ğı “meş­hur va­kı­a” ve İran Cum­hur­baş­ka­nı Mah­mud Ah­me­di­ne­jad’ın Ce­nev­re’de­ki BM Irk­çı­lık­la Mü­ca­de­le Kon­fe­ran­sı’nda­ki ko­nuş­ma­sı sı­ra­sın­da ya­şa­nan ger­gin­lik­ler, İs­lam-Ba­tı iliş­ki­le­rin­de­ki de­rin kuş­ku ve gü­ven­siz­lik­le­rin top­lum­lar­dan si­ya­si­le­re yan­sı­ya­rak, bı­ra­kın bir it­ti­fa­kı, sağ­lık­lı bir di­ya­lo­ğu da­hi im­kan­sız kı­la­bil­di­ği­ni ayan be­yan gös­ter­mek­te.
Hal böy­ley­ken, me­de­ni­yet ta­nı­mı­nın ne ol­du­ğu, it­ti­fa­kın en­te­lek­tü­el ze­mi­ni­nin ve çö­ken BOP ile ilin­ti­si­nin bu­lu­nup bu­lun­ma­dı­ğı, İs­pan­ya ve Tür­ki­ye’nin il­gi­li me­de­ni­yet hav­za­la­rı­nın li­der­li­ği­ni üst­le­nip üst­le­ne­me­ye­ce­ği ya da Ba­tı’nın kü­re­sel si­ya­si ve eko­no­mik ko­şul­lar­da­ki de­ği­şi­mi fark­lı me­de­ni­yet men­sup­la­rıy­la tar­tış­ma­ya ha­zır olup ol­ma­dı­ğı gi­bi aka­de­mik so­ru­lar sor­mak ge­rek­siz mi­dir?

Paylaş Tavsiye Et