Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Dünya Siyaset
Darfur ateşkesinin gölgesinde Sudan seçimleri
Oral Avcı
EN son 2000 yılında sandık başına giden Sudan halkının aylardır gündeminde olan parlamento ve başkanlık seçimlerine haftalar kala, Devlet Başkanı Ömer el-Beşir liderliğindeki Milli Kongre Partisi, ülkenin kanayan yarası durumundaki Darfur’da barışı sağlayacak önemli bir adım attı. Şubat ve Mart aylarında Katar’ın başkenti Doha’da, Darfur’daki en önemli isyancı gruplar olan “Adalet ve Eşitlik Hareketi” ve “Kurtuluş ve Adalet Hareketi” ile ateşkes anlaşmalarına imza koydu.
1956’da bağımsızlığını ilan eden Sudan’ın, 2003’te Darfur olayları patlak vermeden önce de uzun yıllar çalkantılar geçirdiği bir gerçek. Zira 1955-72 ve 1983-2005 arasında ülkede iki büyük iç savaş yaşanmıştı.
Başkent Hartum’un yaklaşık 1.100 kilometre batısında bulunan, yerel ve Arap kabilelerin hayvancılıkla geçindiği Darfur’da su kaynakları ve otlakların paylaşımı konusundaki uyuşmazlıklar, kuraklığın da etkisiyle zaman zaman büyüdü. Özellikle bölgenin yerleşik Afrika kabileleri olan Fur, Zağav ve Masalit ile hayvan otlatan göçebe Arap kabileleri arasında sert çatışmalar yaşandı. Adalet ve Eşitlik Hareketi (2000) bölgede filizlenen ilk örgüt oldu ve Güney Darfur’daki Sudan Kurtuluş Ordusu ile birlikte, sadece Arapları temsil etmekle suçladıkları Sudan hükümetine karşı isyan bayrağını açtı. Yedi yıldır süren çatışmalarda birçok Darfurlu mülteci kamplarına akın etti.
30 Haziran 1989’da askerî bir darbeyle işbaşına gelen ve yirmi bir yıldır ülkeyi yöneten Ömer el-Beşir, ülkenin Kuzey-Güney Savaşı, ekonomik kalkınma, Darfur ve uluslararası izolasyon sorunlarından ilk üçüne çözüm sağlayarak, 11 Nisan 2010’da yapılacak olan parlamento ve başkanlık seçimlerinden galip çıkmayı hedefliyor.
El-Beşir liderliğindeki Milli Kongre Partisi, iktidara geldiği günden beri Kuzey-Güney Savaşı’na son vermek ve kalıcı bir çözüm sağlamak amacıyla merkezî hükümetin güneylilerle paylaşımını da içeren cesur bir kararla, 9 Ocak 2005’te Nairobi’de barış anlaşmasını kabul etti. Afrika’da en önemli ezberi bozan bu barış anlaşmasıyla, yüksek silah harcamalarının önüne geçildi ve kalkınma ile altyapı yatırımlarına hız verildi.
El-Beşir Darfur sorununa taraf olan politikacı ve örgütlerle ilgili radikal adımlar atarak daha önce de herkesi şaşırtmıştı. Afrika Birliği’nin öncülüğünde Nijerya/Abuja’da başlatılan barış görüşmeleri sonucunda Mayıs 2006’da en büyük isyancı grup olan Sudan Kurtuluş Hareketi’yle anlaşmaya varılmıştı. Ardından Minni Minnavi, Darfur Bölgesi Geçici İdaresi’nin başına getirildi ve sonra başkanın başdanışmanı yapılarak, başkanlık sarayında neredeyse dödüncü kademeye yükseltildi. Ayrıca el-Beşir, Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği’nin müşterek operasyonu olan UNAMID Barış Gücü’nün Darfur’da konuşlanmasına izin vererek uluslararası kamuoyunun bu konuyla ilgili sert tepkilerini bertaraf etti.
Güneyle yapılan barış anlaşmasının getirdiği istikrar ve olumlu hava, başkent Hartum’da ekonomiye ve siyasete yansımış durumda. Ömer el-Beşir ve ekibi yakaladıkları bu havaya, Darfur’da son dört yılda elde ettikleri kazanımları da eklerlerse iktidarlarını siyasi bir zaferle taçlandırabilirler. Seçimlerden çoğunluğun oyunu alarak galip çıkması beklenen el-Beşir’in meşruiyetinin perçinlenmesi ise Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Darfur’da cereyan eden olayları bahane ederek kendisi hakkında vermiş olduğu tutuklama kararının da sorgulanmasına vesile olacaktır.

Paylaş Tavsiye Et